AHŞAP KAPI DOĞRAMALARI – AHŞAP PENCERE DOĞRAMALARI – AHŞAP KAPLAMALAR

AHŞAP KAPI DOĞRAMALARI
AHŞAP PENCERE DOĞRAMALARI
AHŞAP KAPLAMALAR

AĞAÇ
Ağaç yaşayan büyüyen bir canlıdır ve bitkiler gurubundandır. Büyümesi için besinlere, havaya, ışığa ve suya gereksinim duyar. Canlı bir ağacın bölümleri olan kökleri, gövdesi ve taç adını verdiğimiz yapraklarının belirli görevleri vardır.

AĞACIN ÇALIŞMASI

AĞACIN ŞİŞMESİ VE ÇEKMESİ:Çekme ve şişme ölçüsü ağacın türüne, özgül ağırlığına ve çekme yönüne göre değişir. Göze zarı doygunluğundan (yaklaşık %30 nemli ağaç) mutlak kuruluk derecesine kadar (%10) kurutulan ağaçtaki çekme oranı için aşağıdaki değerler kabul edilir.
1. Boy (elyaf ) yönünde çekme %0.1
2. Çap (özışın) yönünde çekme %5
3. Çevre (yıl halkası) yönünde çekme %10

BOY YÖNÜNDE ÇEKME VE ÇALIŞMA: Ağaç, elyaf boyu yönünde çok az çalışır. Bu yönde çalışma oranı %0.3 değişir. Küçük ölçüler içinde sınırlı kalan bu şekil değişmesi ağaç işlerinde çoğunlukla dikkate alınmaz. Bunun nedeni miçelleri oluşturan iplikçiklerin boy yönündeki uzayacak nitelikte olmamalarıdır. Islanan iplikçiklerin boy yönünde uzamaları sınırlı kalır. Çap veya çevre yönünde ise ıslanan iplikçiklerin ıslanan yönde genişlemesi yan yana gelişir ve birbirine eklenerek büyük boyutlara ulaşır.

ÖZIŞIN YÖNÜNDE ÇALIŞMA: Özışın yönündeki çekme ve şişme çevre yönündeki şişme ve çekmeden daha azdır. Bunun nedeni kalın zarlı sonbahar dokusu ile ince zarlı ilkbahar dokusunun bu yönde sıra ile kesişmesidir. Ağacın çalışma yönü ve oranı göze zarının kalınlığına ve sıklığına bağlıdır. Çap yönündeki çalışmayı kısıtlayan başka bir neden de aynı yönde dağılmış bulunan öz ışınlardır. Sık yapılı özışınlar ağacın bu yöndeki şekil değiştirmelerini bir ölçüde engeller.

AĞAÇTA KAMBURLAŞMA, ÇARPILMA VE ÇATLAMA: Ağacın nem alıp vermesinin bir zararlı sonucu da çekme ve şişme olayına bağlı olan kamburlaşma, çarpılma ve çatlamadır. Çekme veya şişme bir hacim değişmesidir. Kamburlaşma, çarpılma ve çatlama ise şekil değişiminin yanı sıra biçim bozulması da olur.

KAPAK TAHTASINDA KAMBURLAŞMA VE ÇEKME: Kapak tahtası tomruğun kabuğa yakın tarafından kesilmiş olan tahtadır. Dış tahta diye de isimlendirilir. Öze bakan tarafına tahtanın yüzü, kabuğa bakan tarafına tahtanın tersi denir. Kapak tahtası tomruğun öze yakın bölümlerinden kesilmiş olan tahtadan daha fazla kamburlaşır. Bunun nedeni kapak tahtasındaki yıl halkalarının uzun olması ve düzensiz biçimde kesilmeleridir. Tahtanın öze bakan tarafında ağacın iç odun bölümü , kabuğa bakan tarafında dış odun bölümü bulunur. O halde tahtanın dışa bakan tarafında hem en çok çekme eğiliminde olan dış odun hem de en çok çekme oranı olan çevre çekme vardır.

YAN TAHTADA ÇEKME VE KAMBURLAŞMA: Tahtanın tomruktan alındığı yer değişince çalışma oranı ve biçim değiştirme oranı da değişir. Yan tahtada yıl halkalarının boyu kapak tahtasındaki yıl halkalarına göre daha kısadır.

ÖZ TAHTADA ÇEKME VE KAMBURLAŞMA: Öz tahtasındaki yıl halkaları yüzeye dik kesilmişlerdir. Boyları da kısadır. Tahtanın büyük bir bölümü iç odundan oluşmuştur. Öz tahtanın ortasındaki çekme düşüktür.

TAHTANIN ÇARPILMASI: Buruk büyüyen ağaçların tomruklarından kesilen tahtalar kuruduklarında çarpılırlar. Çarpılma tahtanın dönerek kamburlaşmasıdır. Buruk büyüme doğal bir kusurdur.

AĞACIN ÇALIŞMASINA KARŞI ALINACAK ÖNLEMLER

Çalışmaları önlemek için tomruk ve kalasları olabildiği kadar erken biçmek ve gerekli ölçülerde küçük parçalar haline getirmek gerekir. Böylece tomruk ve kalasların büyük ölçülerinin ve değişik oranda çalışan bölümlerinin sebep olduğu dengesiz çalışmalar engellenmiş olur. Çok etkin bir önlem de bitmiş işin kullanılacağı ortama uygun nem derecesine kadar kurutulmuş kereste kullanmaktır. Doğramacılıkta kullanılacak ağaç %12 ila %15 , mobilya üretiminde %8 ila %10 nem derecesine kadar kurutulmalıdır.

AĞACIN TEKNİK VE MEKANİK ÖZELLİKLERİ

AĞACIN ÇEKİLME DAYANIMI:Ağacın çekme etkisi ile kopmaya karşı gösterdiği dirençtir. Elyaf boyu yönünde ağacın çekilme dayanımı oldukça büyüktür ve basılma dayanımının hemen hemen iki katı kadardır. Elyafa dik yöndeki kopma dayanımı ise çok azdır.

AĞACIN BÜKÜLME DAYANIMI: Ağacı bükmeye çalışan kuvvete karşı göstermiş olduğu dirençtir. Ağacı bükmeye çalışan güç elyafa dik yöndedir. Yük bükülme dayanımını aşarsa, parça eğilir. Ağır eşyaların konulduğu raflarda, uzun masaların kayıtlarında buna benzer durumlarla karşılaşılır. Bükülme dayanımı parçanın biçimine ve kesit ölçülerinin büyüklüğüne göre değişir. Parçanın boyu ve dayanma noktalarının arası uzadıkça bükülme dayanımı azalır. Budaklar ve çatlaklar bükülme dayanımını olumsuz yönde etkiler.

AĞACIN ISI YALITIMI: Ağaç ısı yalıtımı bakımından oldukça üstün nitelikler gösterir. Diğer yapı gereçleri ile karşılaştırıldığında ağacın ısıyı daha az ilettiği ve daha iyi yalıtım sağladığı görülür. Beton zeminde yalınayak yürüdüğümüzde ayaklarımız üşür ama ağaç kaplı zeminde ayaklarımız üşümez. Bu sebepten dolayı ağacın ısı yalıtımı yüksektir.

KERESTE

Çevremizde gördüğümüz birçok ahşap eşyanın yapımında kullanılmak üzere işlenip hazırlanmış olan oduna “kereste” denir. Bulunduğu şekliyle kullanılmayan ağaç önce kesilir sonra marangoz atölyelerinde kereste haline getirilir. Keresteler sınıflandırılır, kurutulur, gerekiyorsa son işlemler yapılıp pazarlanır. Dünyada ortalama olarak kesilen ağaçların yarısı yakacak olarak diğer yarısı da kağıt imalatında ve çeşitli işlerde kereste olarak kullanılmaktadır. Kullanılacağı yere göre çeşitli ağaçlardan kereste elde edilir. Sertliklerine bağlı olarak bazı ağaçları şöyle sınıflandırabiliriz;
1. Çok sert ağaçlar; ceviz, karaağaç, kara salkım
2. Sert ağaçlar; kayın, dişbudak, kara sakız, kara ağaç ve bazı kavak cinsleri
3. Yumuşak ağaçlar; kestane, sarı kavak, selvi, sedir
4. Çok yumuşak ağaçlar; beyaz çam, ladin, ıhlamur, söğüt
KULLANIM ALANLARI

Keresteler ev, ambar, fabrika yapımında ve başka yapı işlerinde kullanılır. Mobilyacılıkta, tekne yapımında, kutu, sandık, tahta perde gibi birçok ahşap sanayi ürününün yapımında da kereste kullanılır. Kerestenin başka bir kullanım alanı da kağıt sanayinin hammaddesi olan odun hamuru üretimidir. Kaplama, kontrplak ve sunta da keresteden yapılır. Kütüklerin çok ince dilimler halinde kesilmesi yada elma soyar gibi soyulması ile elde edilen ağaç levhalar olan kaplama, dekoratif amaçla başka tahtaların kaplanmasında ve kontrplak yapımında kullanılır. Kontrplak, üç yada beş gibi tek sayıda kaplama levhasının birbirine yapıştırılması ile elde edilir. Kontrplak yapılırken her kaplama levhası damarlarının doğrultusu bir öncekine dik olacak şekilde yapıştırılır. Kontrplaktan istenen boyutlarda ve çok sağlam panolar yapılır. Sunta, küçük odun parçaları, talaş ve bıçkı tozunun kimyasal malzemelerle ısıtılıp sıkıştırılarak kaynaştırılması ile elde edilir. Kontrplak ve sunta mobilyacılıkta ve inşaat sanayisinde yaygın olarak kullanılır.

KERESTENİN SINIFLANDIRILMASI

Keresteler kullanıldığı yere, ölçülerine ve görüldüğü işlere göre sınıflandırılır. Sert ve yumuşak ağaçların sınıflandırılması ayrı ayrı yapılır. Çeşitli metotlarla sınıflandırılan keresteler değişik renklerle işaretlenir.

KERESTE ÇEŞİTLERİ

• Doğrama, Kapı ve Pencereler İçin Kullanılan Keresteler: Karaçam, kayın, sedir yumuşaktır. İşlenmesi daha kolay olduğu için bunlar kapı ve pencerelerde kullanılır. Kızıl çam biraz daha sert olduğu için tavan ve taban döşemelerinde kullanılır.
• Mobilyada Kullanılan Keresteler: gürgen, meşe kestane. Bu ağaçlar sert oldukları için mobilyada kullanılırlar.

KERESTENİN KUSURLARI

1. BUDAKLAR: Ağaç gövdesinden büyüyen dalların en kesitleridir. Parçanın lifleri budak etrafından geçerek dönükleştiği için bir kesiklik meydana gelir. Çekme ve çarpma mukavemetlerini olumsuz etkiler. Budak bulunuşu basınç mukavemetini önemli miktarda etkilemez. Eğilmede budak çekme bölgesinde ise mukavemet azalır, basınç bölgesinde ise mukavemeti etkilemez.

2. EĞİK LİFLER (BURUKLUK) : Ağacın eksenine paralel olmayan liflerdir. Büyüme şekli veya kesim metodundan kaynaklanır. Basınç ve eğilme mukavemeti ile elastikiyet modül değerini azalttığından zararlıdır.

3. YARIKLAR : Büyüme sırasındaki zararlar veya çeşitli doğrultudaki rötrelerin eşit olmamasından doğan çatlaklardır. Kiriş mesnetlerinde veya dikmelerin ortasında sakıncalı olurlar. Kayma ve çekme mukavemetini azaltırlar. Basınç mukavemetini fazlaca etkilemezler.

4. PEŞLENME : Eşit olmayan hacim değişmeleri ve farklı su miktarlarından doğar. Çeşitli doğrultularda ağacın dış kısımlarının iç kısımlarına göre daha çabuk kuruması ile önce peşlenme sonra çatlaklar oluşur.
5. REÇİNE KESELERİ : Ağaç yaşken meydana gelen yaralar ve böceklerin meydana getirdiği delikleri kapatmak için reçine üreterek bu delik ve yaralı kısımlarda reçine keseleri oluşur. Bu keselerin sık olmaları ahşap için kusur sayılır.

6. YILLIK HALKA KALINLIĞI : İnce yapraklı ağaçlarda yıllık halka kalınlığının mekanik dayanımları azdır. Bu halkaların genişliği belirli sınırları geçerse ahşap için kusur sayılır.

7. SULAMA (YALPAKLIK) : Ahşabın dikdörtgen veya kare kesitli hale getirildikten sonra kesit üzerinde kalan kabuk veya çatlağın düşmesidir. Bu özelliğin mekanik yönden mahsuru yokken kesit ve boyut yönden kusur sayılır.

KERESTENİN KORUNMASI

1. Kerestenin besinli suyunun giderilmesi:
a) Fırınlarda yada açık havada kurutma
b) Besin suyunun kısmen de olsa çıkmasını sağlamak için temiz suya sokularak bekletmek
c) Ahşapların kazanlara konulup buharlanması
2. Kereste yüzeyinin koruyucu maddelerle kaplanması
a) Yüzeyin hafifçe yakılarak kömürleştirilmesi
b) Eritilmiş zift , asfalt, maden vb. maddeler sürülerek kaplanması
c) Kurutulduktan sonra bezir, neft, vernik ve boya sürülmesi
3. İçine koruyucu madde şırınga edilerek
a) Ağaç gövdesinde açılan yarıklardan çanakla dökülerek
b) Kesik ağaç başlarından basınçla sokularak
4. Diğer metotlar
a) Ağaç eriyiğe daldırılarak, daldırma usulü ile
b) Basınçla ağaca eriyik içirilerek, tam daldırma usulü ile
c) Basınçla önce hava sonra eriyik içirilerek, basınçlı hava usulü ile

YAPI KERESTESİNİN KORUNMASI

Ahşap açıkta kalınca üzeri esmerleşir (üşür!). havanın rutubeti de ahşabı çürütür. Bu etkilerden korunması güzel görünmesi için boyanır. Ahşap önce kurutulmalı, zımparalanmalı ve perdah edilmeli, macun ile delikler tıkanıp tekrar perdah yapılmalıdır. 1. kat bezir ile gözenekler doldurulup bir kat astar ve iki kat yağlı boya ile kapatılmalıdır. Tabi ki görünüşünün bozulmaması gerekiyorsa dış tesirlerin etkisindeki yerlerde vernik, iç kısımlarda cila kullanılmalıdır.

İNŞAAT SEKTÖRÜNDE KULLANILAN KERESTELER

Keresteler yapıda kullanılacakları yere ve ağacın cinsine göre çeşitli boyutlarda ve özel isimler altında piyasaya sürülür. Çam ile kayın kerestelerinin standart boyutları vardır. Diğer ağaçların keresteleri gövdelerinin durumuna göre değişik boyutlarda olabilir.
Kerestenin boyutları 3-4,5 m arasında değişir. Bunları normal boy denir. Normal boy keresteleri her yerde bulmak mümkündür. 3 m’ den küçük 5 m’ den büyük boylara normal boy denmez ve bunları her yerde bulmak mümkün değildir.

KAPAK TAHTASI: Tomrukların biçilmesi esnasında artan, bir yüzü kavisli dış ağaç kısmıdır. Ucuz temin edilebilmeleri dolayısıyla tahta perdelerde geçici şantiye barakalarında, döşeme arası dolgularda kullanılır.

ÇITA: Kalınlığı 1.5-3 cm , genişliği 2-5cm ve uzunluğu 0.5-4 m.dir. Kalıp plakalarında, bağdadi sıva yapımında, kagir kısımların ek yerlerini örtmede, çatılarda kiremit altı çıtası vb. yerlerde kullanılırlar.

KADRO: Kare kesitli kerestelerdir. Kesitleri 4×4 ila 12x12cm, uzunlukları ise 3-5 m arasındadır. Genellikle kapılarda dikme olarak beton üzerine ahşap döşemelerde yastık olarak, çatılarda aşık, toprak iknalarında destekleyici dikme olarak kullanılır.

LATA: Dikdörtgen kesitli kerestelerdir. Kalınlığı 2.5-6 cm, genişliği 8-12 cm , uzunluğu ise 2.5-4 m arasındadır. Genellikle çatılara mertek ve tavan kirişi, betonarme kalıplarında ızgara kirişi olarak kullanılır.

DİREK: Yuvarlak veya kare kesitli kerestelerdir. Kalınlığı ve genişliği 12×12 cm ve daha büyük , uzunluğu 3-5 m.dir. Çatılarda dikme, toprak iksalarında dayanak olarak kullanılır.

KİRİŞ: Dikdörtgen kesitli kerestelerdir. Kalınlıkları 8-28 cm , genişliği 10-30 cm ve uzunluğu 2.5-4 m.dir. Ağır döşeme kirişi olarak kemer, köprü kalıplarında ve tahkimat işlerinde kullanılır.

TAHTA: Kalınlığı 1-3.5 cm , genişliği 15-32 cm, uzunluğu 3-6 m.dir. Çatılarda kiremit altında, kalıplarda, tavan, döşeme ve duvar kaplamalarında, kapı ve pencere doğramalarında, iskelelerde ve köprü döşemelerinde, toprak iksalarında kullanılırlar.

KALAS: 4-10 cm kalınlığında l5-40 cm genişliğinde 50’şer artarak 3-6 m uzunluğunda olurlar. Doğrama, iskele, iksa ve köprü döşemelerinde kullanılırlar.

AZMAN: 20-30 cm kalınlığında, 20-30 cm genişliğinde, 50’şer cm artarak 2.5-4 m uzunlukta olurlar. Çatı, iksa, köprü ve tahkimatlarda kullanılırlar.

DÖŞEMELİK: 22-26 mm kalınlığında , 8-15 cm genişliğinde, 50’şer cm artarak 3-4 m uzunluğunda olurlar. Kaplama ve döşemelerde kullanılırlar.

1.KAPILAR

Kapı, açıklıkları örten hareketli bir yapı elemanıdır. Görevi, iç hacimlerden birbirine geçmeyi, dışardan iç hacimlere girmeyi ve hacimlerin birbirine karşı kapanmasını sağlamaktır. Bu kapanış sağlanırken emniyetin de sağlanması gerekir. Dış kapı olması halinde her çeşit dış etkenlere karşı koruyucu olması, binanın dışa karşı da emniyetini sağlaması lazımdır. Kapıların büyüklük ve kanat sayıları, bina içinde veya dışında olduğuna göre, binanın tümü ve iç hacim boyutları ile uygun oranda seçilmiş olmalıdır. Bir iç kapının; bulunduğu hacimlerin fonksiyon ve önemine göre, değişik malzeme ve boyutlarda olması mümkün olduğu gibi, bir dış kapının da, bina ara girişini belirlemesi nedeniyle, etkileyici ve belirgin bir yeri ve görünüşü olmalıdır.

Dış kapının, binanın pencereleriyle beraber bulunması nedeniyle hep birlikte uygun bir oranda düzenlenmiş olması gerekmektedir.

İç kapıların planın gerektirdiği sayıda ve doğru bir düzende yerleşmiş olmaları gerekir. Yanlış yerlere, gereksiz sayıda dizilen kapılar hacimlerin iç görünüşünü bozar ve özellikle eşya yerleştirilmesini zorlaştırır. Bu nedenle proje hazırlığı sırasında, kapılar planda gerektiği yerlere dağılmalı, açılış yönleri doğru saptanmış olmalı ve çizimde son detayına kadar düşünülmelidir.

1.1 .KAPININ PLANDAKİ YERİ

Kapılar içte ve dışta olmak üzere birbirinden tamamen ayrı iki noktada bulunur. İç kapılar, oda kapıları, mutfak, banyo, wc gibi hacimlerde, bodrum katı hacimlerinde ve toplu konut giriş kapıları olarak görev yaparlar. Dış kapılar, bina esas giriş kapıları, balkon kapıları, garaj, ahır kapıları ve bahçe kapılarıdır. İç ve dış kapılar gerek malzeme, gerek konstrüksiyon bakımından büyük değişiklik gösterirler.

1.2 KAPILARDA AÇILIŞ YÖNÜ VE DUVARDAKİ YERİ

Kapılar, iç veya dış kapı olduğuna göre değişik şekilde açılırlar. İç kapılar, hacim içine ve dışına doğru açılırlar ve içe açılan yahut dışa açılan kapı adını alırlar.

Konutlarda kapılar hacim içine açılırlar, toplu çalışan hacimlerin kapıları koridor tarafına açılırlar. Duvar ortasına yerleştirilen kapı, büyük hacimlerde etkili bir görünüş sağlar. Küçük hacimlerde böyle bir tertip eşyaların yerleşmesi bakımından zorluklar doğurur ve yer kaybına neden olur, bu nedenle küçük hacimlerde kapının yan bölme duvarına yakın olması yerleşme düzeni bakımından daha rahat bir çözüm sağlar.

Aynı köşede iki kapı bir araya gelirse, bunların birbirine çarpmaması için açılış bakımından gerekli önlemler alınmalıdır.

Yukarıda belirtildiği gibi, büro hacimlerinde, sınıflarda, mağaza, büyük lokanta, toplantı salonları, sinema, tiyatro gibi binalarda, bir panik çıkması halinde kapı önünde yığılma tehlikesi olduğundan, doğrudan açık havaya, veya koridora açılan kapılar kullanılmalı, kaçış yönü serbest kalmalıdır.

1.3 FONKSİYONLARA BAĞLI GENİŞLİK VE YÜKSEKLİK

Bağlı bulunduğu bina ve hacimlere göre kapı boyutları değişiklik gösterir, hacim ve binaların kullanış amaçlarına göre kapılar değişik genişlik ve yükseklikte olur.
Doğrudan insan giriş çıkışı için öngörülen bir kapı ile araçların ve hayvanların girip çıkacağı kapılar değişik büyüklüklerde ve boyutlarda seçilerek, rahat giriş-çıkış sağlanır.

Kapıların temiz (bitmiş) boyutları kaba yapıda saptanır, uygulama projelerinde ve detay resimlerinde gösterilir.

Kaba yapıda bırakılacak boşluğun doğru bırakılması, kapı lentosunda ve yanaklarda kasa boyutlarının doğru saptanmasına sıkı şekilde bağlıdır. Döşeme kaplamasının türü yüksekliği etkileyeceği için, toplam döşeme kalınlığının, projeye doğru olarak yansıması gereklidir. Kapı boşluğunu daraltıcı yanlışların sonradan düzeltilmesi detay hatalarına neden olur.

1.3.1 KAPI GENİŞLİĞİ

Yukarıda değinildiği gibi, kapıların genişlikleri bağlı bulundukları hacimlerin amacına göre saptanır. Yaşama hacimleri için kapı genişliğinin en az, temiz açıklık (bitmiş) olarak 80 cm olması gerekir, böylece mobilya taşınması kolaylaşır. Konutlarda eşya yerleştirme bakımından her m2 alan ve hatta her cm değerli olduğundan kapıların gereksiz yere büyük tutulması zorluklara neden olur.

Duş, wc, kiler gibi hacimler için 60 cm temiz açıklık yeterli olarak kabul edilir.

1.3.2 KAPI YÜKSEKLİĞİ

Konutlarda kapı temiz yüksekliği 205-215 cm arasında seçilebilir, daha fazla yükseklikler konut dışında kalan ve büyük hacimleri olan binalar için uygun olur.

Bazı eski binalarda, katların yüksek oluşu nedeniyle 2.50-3.00 m yüksekliğe kadar kapıların kullanıldığı görülür. Bugüne kadar ve halen kullanılan bu binalarda 3.00 m kapı yüksekliği her zaman görülmektedir.

Kapı yüksekliği, tavan yüksekliğine göre saptanır, ancak yeterli ölçülerin de dışına çıkılmaması gerekir. Yüksekliğin, saptanmış olan genişliği uygun bir oranda seçilmesi lazımdır.
İç kapılarda yükseklikler;
En az : 185 cm
En uygun : 190 cm
Normal : 195-200 cm
En çok : 220-230 cm
Olarak seçilmelidir.

Seçilen kapı yüksekliğinin, en azından aynı kattaki hacimlerde hiç değişmemesi doğru olur. Bu durumda genişlikle zorunlu olarak gereken artmalar, yükseklikleri etkilememelidir.
İkinci derece hacimler için;
En küçük : 55-60 cm
Normal : 70 cm
Daire giriş kapıları için;
Normal : 90 cm
En uygun : 100 cm
Bina giriş kapıları için;115 cm
Çift kanatlı kapılar için;
En küçük : 140 cm
Normal :0 cm
En uygun : 180 cm
Büyük : 200 cm

Çift kanatların aynı ya da farklı genişlikte olmaları mümkündür.
Bina giriş kapılarında değişik genişlikte kanatlar olması halında toplam genişlik;
En az : 140 cm
İki kanadın birbirinin aynı olması halinde
Normal : 225 cm

Okullarda sınıflar için : 95-100 cm olmalıdır.Tiyatro, toplantı salonları, sirkler gibi büyük sayıda insan topluluğunun bir araya geldiği, 200 kişiden fazla kalabalık hacimlerde, koridor, merdiven ve çıkışların kişi sayısına göre saptanması gerekir.

Tiyatrolarda iç kapı genişliği en az 90 cm ve toplam çıkış genişliği, parterde her 70 kişi için 100 cm olmak üzere hesaplanır.

Sahne için her 100 m2 ye 100 cm kapı genişliği, dış kapılar için her 90 kişiye 100 cm çıkış kapısı genişliği bırakılmalıdır.

Sinemalarda, 600 kişiye kadar hacimlerde her 125 kişi için 100 cm kapı genişliği, 600 kişiden fazla olan hacimlerde her 165 kişi için 100 cm kapı genişliği. Büyük mağazalarda, her 100 m2 için 30 cm kapı genişliği, üst katlarda en az kapı genişliği 100 cm olmalı ve kapı genişliği merdiven kolu genişliği eşit olmalıdır.

Çıkış kapısı için önerilen genişlik en az 150 cm çarpma kapı için en az 160 cm.dir.
Büyük mağazalarda kaçış yolunu tıkama tehlikesi olduğundan çarpma ve döner kapı kullanılmalıdır. Ahır kapılarında yükseklik ve genişlik, içeriye girip çıkacak araçların boyutlarına göre saptanır.

Tek kanat için 125 cm genişlik yeterlidir. İki kanatlı olması halinde, bu genişliği 165 cm.ye çıkarmak gerekir. Normal yükseklik 220 cm.dir.

Binek arabaları için temiz (bitmiş) genişlik;
En az : 195 cm
Normal : 220 cm
En çok : 245 cm
Nadiren : 295 cm.dir.
Temiz yükseklikler;
En az : 195 cm
Normal : 220 cm
En çok : 245 cm
olarak kabul edilir.

Kamyonlar için temiz (bitmiş) genişlikler;
Normal : 295 cm
En çok : 345 cm
Temiz yükseklikler;
En az : 295 cm
Normal : 345 cm
En çok : 395 cm.ye kadar uygulanabilir.

Büyük iç avlular açılan kapıların boyutları yangın söndürme araçlarının bütün boyutları göz önünde tutularak saptanır.

Büyük tarımsal işletmelerde, samanlık ve benzeri bölümlere girip çıkacak araçların boyutları, kapı boyutlarının saptanmasında esas alınır.

2. KAPILARIN KANAT AÇILIŞINA GÖRE TİPLERİ

Kapı kanatları hacimlerin kullanış amaçlarına, sabit ve hareketli eşyanın yerleşme özelliklerine göre birkaç tip halinde oluşmuştur. En çok uygulaması olan açılış biçimi yan dönel açılıştır. Yan dönel kapılar tek kanatlı, iki veya daha çok kanatlı olarak düzenlenirler.

Yan dönel kapılarda kilit, menteşe gibi hırdavat malzemesinin belirlenebilmesi için, sağ kapı, sol kapı olarak da bir ayırım yapmak gerekir. Kapı kanadı açıldığı hacimde sağ tarafa doğru dönüyorsa sağ kapı, sol tarafa dönüyorsa sol kapı olarak adlandırılır ve menteşe ve kilitler de bu açılış biçimine göre sağ menteşe ve sol menteşe, sağ kilit ve sol kilit olarak adlandırılır.

Tek kanatlı yan dönel kapılar çift kapı olarak da uygulanırlar ve özel hacimlerde ses yalıtımı sağlarlar. Çift kanatlar ya yalnız bir hacme açılırlar, ya da iki kanat ayrı ayrı hacimlere açılırlar.

Tek tarafa açmak söz konusu olduğunda, kanatlardan birisi daha küçük olur ve her iki kanat, istenen taraftan, özel takımlar yardımı ile bir kerede açılırlar.

Birbirinden ayrı olan kanatlar her iki hacimden, o hacmin içine doğru, ayrı ayrı açılırlar ve kanat boyutları birbirinin aynı olur. Kanatların birleşik olması halinde daha kullanışlı olan bu kapılar ayrı ayrı açılmaları halinde, yapımdaki sadeliğe karşın, kullanış biraz zorlanır. İki kanatlı yan dönel kapılarda, geleneksel olarak, iki kanadın boyutları birbirinin aynıdır. Genellikle bu iki kanadın yalnız biri sürekli olarak kullanılır, öteki kanat gerektiği zaman, eşya taşımak ya da hacimleri birleştirmek için açılır.

İki kanatlı kapılar, sürekli giriş-çıkış olan, bir posta idaresi, istasyon gibi binalarda yararlı olur. Bu durumda ortada sabit bir ayağın bulunması konstrüksiyon bakımından yararlı olur.
Üç veya daha çok sayıda kanatları olan kapılarda kasaya menteşe ile bağlı kanada öteki kanatlar da asılmıştır. Asılan kanatlar aynı boyutta veya daha küçük olabilirler. Taşıyıcı kanatların sarkmaması için kasanın ve kanat çatkısının yeter sayı ve güçte olması gerekir. Garaj ve atölye kapıları araçların giriş çıkışı için yeter büyüklükte olmalıdır. Ancak, insan girişini kolaylaştırmak için, bu kapıların büyük kanatları üzerine, kolaylıkla kullanılabilen küçük kanatlar düşünülmelidir.

2.1 ÇARPMA KAPILAR

Çarpma kapılar, her iki yöne açılabilen kapılardır. Özel, yaylı menteşelerle her iki tarafa hareket edebilirler.

Giriş-çıkışın fazla olduğu binalarda, büyük mutfaklarda görevlilerin devamlı giriş-çıkışı için çok elverişli olur. Bu kapıların, her iki taraftan gelenlerin görülebilmesi için camlı olmaları gerekir. Çarpma kapılar tek veya iki kanatlı olurlar.

2.2 KATLAMA KAPILAR

Bu kapılar geniş açıklıkların örtülmesi için elverişli olurlar. Kanatlar katlama ve sürme hareketini birlikte yaparlar. Kanatlar ya bir duvar tarafına veya her iki tarafa açılarak katlanmış halde toplanırlar. Katlama kapılar, lentoya iki kanatta bir olmak üzere menteşe doğrultusunda asılırlar.

2.3 ARMONİK KAPILAR

Bu tür kapılarda kanatlar ortalarından lentodaki raya asılmıştır, bu nedenle ayırdığı hacimlere yarım girer, fazla çıkıntı yapmazlar.

2.4 AKORDEON KAPILAR

Bu tür kapılar geniş ve yüksek duvar boşluklarında daha uygun bir ayırıcı elemandır. Kapanma sırasında iki yüzeyi oluşturan kanatlar birbirinden ayrılarak kendi üzerlerine katlanırlar. İki yüzey kaplaması arasında kalan mafsallı makaslar bu kaplamayı sağlarlar.
İki yüzeyin kaplaması ahşap plak yerine yapayda da doğal deri ile de imal edilebilir.

2.5 SÜRME KAPILAR

Yan dönel kapıların hacimlerinde, eşya yerleşimi bakımından zorluklara neden olması halinde sürme kapılardan yararlanmak mümkündür.

Sürme kapıda kanatlar üstten lentoya, ray üzerinde hareket eden makaralar yardımıyla asılır. Ayrıca alttan döşeme içine gömülmüş raylar yardımı ile sarsılmadan yalpasız hareket sağlanır.

Sürme kapılar, duvar önüne sürülecek şekilde açık ya da iki duvar arasına gizlenecek şekilde gömülürler. Tek ya da çift kanatlı olabilirler. Sürme kanatlar üzerine, ayrı ayrı yan dönel kanatlar da asılabilir ve gerektiğinde yalnız bu kanatlar kullanılabilir.

2.6 GARAJ KAPILARI

Garajlarda, büyük menteşelerle asılı ağır kanatlı kapılar yerine mafsallı sürme kapılar kullanmak daha pratik olmaktadır. Sürülüş ya yalnız bir tarafı, ya da büyük kapılarda olduğu gibi, iki kanatlı, ayrı ayrı sağa-sola ayrılır.

Bu kapılarda iki kanat, yana sürülüşü kolaylaştırmak için, yan dönel kanat olarak düzenlenir. Bu yan dönel iki kanat, garaja giriş-çıkışı da sağlar.

Garaj kapıları yatay sürülerek açılabildikleri gibi, düşey sürme veya basküllü olarak da açılabilirler.

Genel olarak kapılar yatay, yan dönel veya sürme olarak açılabildikleri gibi, düşey, aşağı ve yukarı sürülerek de açılabilirler. Ancak lento ve döşemede kanat yüksekliğini karşılayacak derinliğin bulunması gerekir.

Her iki açılışta da kanat ağırlığının, karşı ağırlıklarla, dengelenmesi ya da bir motordan yararlanılması gerekir.

Yukarı sürme ve katlama kapılar, yatay sürme kapılar gibi açılırlar ve katlanan kanatlar lentoda toplanırlar.

2.7 DÖNER KAPILAR

Bina esas girişinde rüzgarlık görevini yaparlar. Bir eksen etrafında 2, 3, 4 kanat halinde olurlar, rüzgar ve gürültünün bina için girmesini engellerler. Çok giriş-çıkışı olan, halka açık binalarda kullanılırlar. İki kanatlı döner kapılar hava akımını tam önleyemediği için pek kullanılmazlar. Eksene bağlı kanatlar, gereğinde birbiri üzerine katlanarak kenara alınabilirler.

3.KAPILARDA SABİT BÖLÜMLER

3.1 KAPI KASASI

Önemli olmayan hacimlerde kapı kanadı, menteşeler yarımı ile, düz ya da dişli biten duvara asılır ve duvar kenarlarına basarak kapanır.

Sabit bir ,.çerçeve üzerine asılan kanat, pencerede olduğu gibi bir telora üzerine basar. Bu teloraya, kapılarda, ayrımı belirlemek için.”Telora Kasa” adı verilmiştir.

Kapı kanadının ağır olması halinde telora kasa, yetersiz kalabilir, ya bu nedenle, ya da etkili bir görünüşün elde edilebilmesi için boyutların arttırılması gerekir, bu şekilde boyutları büyüyen sabit bölüme blok kasa adı verilmiştir. Özellikle çift katlı dış kapılarda uygulanır. Genellikle içi kapılarda uygulanan ve dişsiz biten duvarda yanak tarafın tümü ile örten kasalar derin kasa olarak adlandırılmıştır, derin kasalar her iki duvar yüzünde pervazlarla örtülüdür, pervazın görevi kasa-sıva bileşim derzini örtmektir. Pervazsız olarak bırakılan derin kasalarda kapı kanadı doğrudan kasa üzerine basar.

3.2 KASANIN BÖLÜMLERİ VE TÜRLERİ

Kaba yapı boşluğu içine oturan ve sabit olan kasa birkaç bölümden oluşur.Asıl kasa, yapım sistemine göre, telora kasa, blok kasa derin kasa, ya da karma kasa olabilir. Derin ve karma kasalarda, kasa genişliği duvar kalınlığına göre saptanır ve bu kalınlığa duvarın iki yüzünü örten sıva kalınlıkları da eklenerek toplam derin ya da karma kasa genişliği saptanır.
Pervazlar, derin veya karma kasalarda, kasa-sıva arasında kalan derzi örter ve fonksiyon bakımından gerekli olduğu kadar, kapı büyüklüğüne göre değişen boyutlar ve profilleriyle aynı zamanda bir süs elemanı görevini yapar. Yukarıda değinilen derin kasalar, duvar kalınlığının artması halinde, masif ahşabın ortaya çıkaracağı deformasyonların önüne geçmek için tablalı ya da bir iç konstrüksiyon yardımı ile, sıkma kasa olarak yapılabilir.

3.3 KASA-DUVAR BAĞLANTISI

Yukarıda adlandırılan ve tarifi yapılan çeşitli kasaların duvarla bağlantısı birkaç sistemle sağlanır.

Telaro kasalarla blok kasalar duvara, demir kenetler yardımı ile bağlanır, demir kenetler gömme veya çakma kenetlerdir. Derim ya da karma kasalarda duvarla bağlantı, tuğla örgüsü içine kenetlerle ve harçla oturan katranlanmış ahşap takozlar yardımı ile sağlanır. Bu takozlar iç kapı boşluğunda yanak yüzeyleri ile aynı düzlemde oturmuştur, yanaklarda üç takoz, letoda, daha küçük boyutta, ortada, en az bir takoz gömülür. Kasa bu takozlara gömme vida veya çivilerle tespit edilir.

4. KAPILARDA HAREKETLİ BÖLÜM (KAPI KANADI)

Kapı boşluğu kapı kanadı ile örtülür, açılır. Fonksiyon ve yapım sistemlerine göre adlandırılır. Yukarıda açıklandığı gibi, ya doğrudan duvar boşluğu üzerine, sabit bölüme (kasa) gerek kalmadan çıplak duvar üzerine, ya da değişik istemlerdeki kasalar üzerine basar.

4.1 KAPI KANADININ BİÇİMLENDİRİLMESİ

Binaların mimari özellikleri, gerek iç, gerekse dış kapıların biçim ve görünüşlerini etkiler. Kapıların genişlik ve yükseklikleri onların etkili oluşunda önemli rol oynar. Kapı kanatlarının yatay ya da düşey çizgilerle desenlendirilmesi görünüşe yatayda düşey bir etki kazandırır. Çift katlı dış kapılarda uygulanan değişik kaplama desenlerinden yatay, düşey ve eğilimli olarak yapılanları bu etkiyi çok açık bir biçimde belirleyen örneklerdir.

Yüzeyleri tamamen düz olan sıkma kapılarda uygulanan cam bölümlerin yatay ya da düşey olarak düzenlenmesi, kapının görünüş özelliğini belirler.

Yükseklik ve genişlik oranları, kapı boşluğuna uygulanan değişik genişlikleri süveler kapı kanatlarının, konstrüksiyon sistemlerinin ortaya koymuş olduğu profilli ya da profilsiz yüzeyler, cam kapılarda değişik boyuttaki camların kanat üzerindeki dağılışları kapıların biçimlendirilmesinde önemli rol oynarlar.

4.2 KAPI KANADI TİPLERİ

Kapı kanatları, uygulanan konstrüksiyon sistemine bağlı olarak birkaç tipte özetlenebilirler.
Bu kapılar;
I. Lata kapı (parmaklık kapı)
II. Çatkılı kapı
III. Sıkma kapı
IV. Camlı kapı
V. Çift katlı kapı
olarak adlandırılan kapılardır.

4.2.1 LATA KAPI

Genel olarak önemli sayılmayan hacimlerde kullanılmaları nedeniyle rendelenmiş ahşaptan, çıtaları ve kanadı deforme olmaktan koruyan iki seren ve bütün düşey parçaları birleştirmek için (iki kuşakla sarkmayı önlemek için) iki kuşağa dayalı diyagonal bir ahşaptan oluşurlar.

Bu kapılar kullanış yerinin önemine göre, örneğin bahçe kapısı olarak uygulaması halinde temiz rendeli, boyanmış olarak da imal edilebilir.

4.2.2 ÇATKILI KAPI

Taşıyıcı bir çerçeve (çatkı) ile, bu çatkının içinde kalan boşlukları dolduran, değişik kalınlıkta masif ahşap, kontrplak, çeşitli kalınlıklarda hazır konstrüksiyon plaklar veya cam yüzeylerden oluşurlar. Çatkı ve dolgu bileşim detayları ve çatkıyı oluşturan ahşabın meydana getirdiği deşen kapının karakterini belirler.

4.2.3 SIKMA KAPILAR

Ana taşıyıcı iskeleti meydana getiren bir çatkı ile bu çatkı içini dolduran ıskaradan meydana gelir, ıskara yerine çeşitle malzemelerden oluşan petek elemanlar da kullanılır. Kanadın iki yüzü çeşitli, sıkıştırılmış lif levhalarla veya kontrplakla kaplanır. Sıkma kapılarda, yüzeyler tamamen düzlem ve profilsiz olduğundan toz tutmaz, kolay temizlenirler. Diğer fiziksel özellikleri olan kapılar hakkında da ileride gerekli açıklama ve detaylar verilecektir.

4.2.4 CAMLI KAPILAR

Çatkı sistemi içinde kalan boşlukların cam ile doldurulması veya sıkma konstrüksiyon kapılarda istenen biçim ve boyutta camlı yüzeylerin oluşturulması ile imal edilirler.

4.2.5 ÇİFT KATLI KAPILAR

Bir ana taşıyıcı kanat ile bu taşıyıcıyı bir tarafından örten ve taşıyıcı niteliği olmaya kaplamadan oluşur.

Genel olarak dış kapılarda uygulanan bu sistemde kaplama dış tarafa gelir ve dış etkenlere dayanıklı ahşap türlerinden seçilir.

Bir kaplamayı çeşitli desenlerle oluşturmak mümkündür.

5. KAPI YAPIMINDA KULLANILAN AHŞAP

Kapı yapımında kullanılan ahşap genellikle çam türü olanlardır. İç kapılarda beyaz çam, dış kapı ve pencerelerde çıralı çamlar kullanılır. Kaplama kapılarda ceviz, meşe, kiraz, zeytin, maun vb. sert ağaç türleri kullanılır.

5.1 AHŞAPTA NEM VE ÇALIŞMA

Sürekli dış hava etkisinde kalacak ahşap için % 12-15 nem normaldir. İç hacimler için bu nemin, doğramanın yapıya gelişi anında % 8-12 olması normal kabul edilir.

Piyasadaki satışa hazır ahşap % 30 kadar nemlidir. Depoda bekletilerek havalandırılan ahşapta bu nem %20 kadardır; bu nedenle doğramada kullanılacak ahşabın kurutulmuş olması gerekmektedir. Fazla yaş ahşap sonradan kuruma nedeni ile, yapımından sonra, boyutlarda tutarsızlıklara, çarpılmalara, derzlerin açılmasına neden olur, devamlı macunlama ve boyamaya ihtiyaç gösterir. Fazla kuru ahşap doğrama yerine konduktan sonra, yapı nemi etkisi ile şişme ve deformasyonlara neden olur. Bu nedenle kapıların da pencerelerde olduğu gibi marangoz atölyesinden çıkmadan evvel astar boya ile boyanması gerekir. En doğru uygulama kapıların, yapı yerine tam boyanmış olarak gelmesidir, böylece yapı nemine karşı etkin bir korunma sağlanmış olur.

5.2 AHŞAPTA ÇALIŞMANIN İNCELENMESİ

Ahşap, hava nemi ve ısı etkisi ile, devamlı çalışan doğal bir yapı malzemesidir, konstrüksiyonda yanlış bir uygulama, örneğin bu çalışmaya engel olunması, yapı elemanında zararlara neden olur. Ancak, ahşaptan imal edilen her yapı elemanının çalışarak devamlı şekil değiştirmesi de pek istenmez, kapılarda çatkı içi tablalı sistemde kullanılan hazır plaklar bu bakımdan örnek olabilirler. Ayrıca birkaç tabakanın bir araya getirilerek yapıştırılması ile oluşturulan sıkma kapı kanatları da aynı örneğin devamıdır. Kontrplak ve aynı sistemde imal edilen hazır konstrüksiyon plaklar, toplam çalışmanın azaltılması bakımından en elverişli ahşap malzemelerdir. Bu çalışma hiçbir zaman (sıfır) olmaz, ancak, yapı elemanına zarar verecek büyük çalışmalar önlenir. Birbiri üzerine, orta eksene göre simetrik ve toplam tek sayıda katmanlardan oluşan plaklar iç ve dış kapılarda kullanılacağına göre su ve neme karşı dayanıklı tutkallarla imal edilmiş olmalıdır. En ince yapıştırma plaklar kontrplak adını alır. Yapıştırılmış toplam katman kalınlığı en az 3 mm olur. Kontrplak tek sayıda levhalardan meydana gelir. En az 3 katman olmak üzere 5, 7, 9……, mm gibi artan kalınlıklarda olurlar, birbiri üzerine yapışan plaklarda lif doğrultuları birbirine 900 açı ile ters yapıştırılırlar. Liflerin birbirine dik olması, çalışmalardan meydana gelen iç gerilmelerin birbirini karşılamasını sağlar ve ahşap plakların burulma, çatlama ve şişmesini önler.

5.3 HAZIR KONTRÜKSİYON LEVHALAR

Bu levhalar, ahşap endüstrisi tarafından piyasaya çıkartılmakta olup kapı, lambri ve her çeşit mobilya yapımında kullanılır. Memleketimizde de Makine Kimya Endüstrisi tarafından imal edilmektedir.

16, 19, 22 mm kalın ve 2.50×1.30, 2.50×1.25 m boyutlarında imal edilen bu levhaların iki yüzü 3’er mm kalınlıkta gürgenle kaplıdır. Üzerine ayrıca ince sert ağaç kaplanabilmektedir. Bu ince kaplamaların kalınlıkları; 0.55, 0.60, 0.65, 0.75, 1.00 mm ve genellikle 0.60-3 mm arasındaki kalınlıklarda imal edilirler. Preslenmiş lif plaklarla aynı maksatlarla kullanılır.

Bu plaklar, ahşabın doğal liflerini çözerek tekrar bağlayıcılarla birleştirilmesi ve presten geçirilmesiyle elde edilirler. Birleştirmeler fenol reçinesi, veya kresol reçinesi ile yapılır. Çeşitli özelliklerde imal edilen bu plaklar yalıtıcı ve sert plaklardır. Bu plaklarla imal edilen sıkma kapı kanatlarında, kanat çatkısı ile bileşimde iç köşelerin yuvarlatılması gerekir. Aksi halde, çatkının çalışması sonucu, kaplamanın üzerinde köşe çizgileri belirir.

6. KAPI TAKIMLARI

Kapı kanadının hareketini, kapanıp açılması ve kilitlenmesini sağlayan mekanik malzemelerdir. Hırdavat malzemesi olarak adlandırılırlar; bunlar çeşitli kilitler, menteşeler, sürgüler ve benzerleridir. Hırdavat malzemesinin kalitesi ve yerine takılmasında gösterilen özen, kapının özürsüz çalışmasını sağlar. Kapıyla ilgili hırdavat malzemesinin iyi tanınması, arızasız bir kapı yapımında önemli rol oynar.

Seçilen takımı yerine doğru oturtmak ve doğru çalışmasını sağlamak için seçilen takım boyutlarına bağlı ahşap kalınlıkları, fatura genişlik ve derinliklere uygun çatkı, özellikle seren boyutlarının seçilmiş olması gerekir.

İyi hırdavat malzemesi uzun ömürlü, sağlam, pasa karşı korunmuş olmalı, ucuzluk tercih nedeni olmamalıdır. Kilitler, kilit dilleri, menteşe ve sürgüler sürme ve diğer özelliği olan kapılarda ray ve makaralar arada bir yağlanmalıdır.

7. KAPIDA BOYA İŞLERİ

Kalıcı bir boya için, boyanacak yüzeylerin iyi hazırlanmış olması lazımdır. Ancak boya kuru bir zemine yapılabileceğinden kapılarda nemin % 8-12 arasında olması gerekir ve en çok % 15’e kadar nem kabul edilir. Ahşap kapılar, imal edildiği atölyeden çıkmadan evvel, her tarafını sarar, yerine takıldıktan sonra kontrol olanağı olmayan noktalar da dahil, tümüyle en azından bir astar boya ile boyanmış olmalıdır. Ancak bu şekilde yapı neminden ve hava etkilerinden korunabilirler. Kapıların son kat boyası da, ilk koruyucu boyayı yapan firma ve aynı ustalar tarafından tamamlanmalıdır.

8. HAZIR KAPILAR

Atölyelerin işçiliğinin fabrika imalatına dönüşmesi kapıların gerek boyut gerekse kalite bakımından standart hale getirilmesi eğilimini doğurmuştur. Standartlaşma sayesinde, imalat kalitesinin yükseltilmesi, hazır mal halinde depo edilerek, büyük sayıdaki gereksinmelerin ivedi olarak karşılanması sağlanabilmektedir. Doğal olarak, bu konudaki teknik gelişmelerin uygulamada gecikmeden yer alması gerekir.

8.1 HAZIR KAPILAR İÇİN KABA YAPI BOŞLUĞU VE BOYUTLAR

Kapı yükseklikleri çeşitli hacimler için kabul edilmiş olan (+0.00) kotuna göre farklılıklar gösterir. Bu farklılaşmayı önlemek için kaba döşeme üzerine gelecek döşeme kaplamasını, bütün hacimlerde aynı kalınlıkta tutmak böylece kapı lento seviyelerini aynı kotta tutmak doğru olur. Özellikle standart kapılar için, değişmeyen yükseklikler önemli rol oynar. Bu yükseklik, standart tuğla boyutları göz önünde tutularak saptanmalıdır. Standart tuğla yüksekliği 5 cm olduğuna göre 37 tuğla sırası (+0.00) kabul edilen bitmiş döşeme üzerinden +233 cm yükseklik, 35 tuğla sırası 211 yükseklik vermektedir. Ara yüksekliklerin ayrıca saptanması gerekir. Ülkemizde ahşap standart kapılarla bazı imalatçı firmalar ilgilenmektedir. Ancak yapı katalogunda (teknik bilgi) adı altında yapılan açıklamalar yeterli olamamaktadır.
Kaba yapı boşluğunun, standart kapılara uygun olarak bırakılabilmesi için, peşin bir seçim yaparak, bu tip kapı yapılıp yapılmayacağına karar vermek gerekmektedir. Standart kapı kasalarının genişlik ve yüksekliğinin bilinmesi, boşluk boyutlarının saptanması için yeterlidir. Bu boyutlarla ilgili bir örnek de verilmiştir.
9. İÇ KAPI KONSTRÜKSİYONU

İç kapılar, bina içinde bulunmaları nedeniyle dış etkenlere karşı korunmuş durumda olan
kapılardır, ancak, nemli hacimlerde nemin doğuracağı zararlara karşı gerekli önlemler alınır. İç kapılarda kullanılan ahşap genel olarak beyaz çamdır. Özel durumlar dışında gerek hareketli gerekse sabit bölümler beyaz çamdan imal edilir.

Aşağıda iç kapılarda sabit ve hareketli bölümler ayrı ayrı ele alınarak bu bölümlerin konstrüksiyonları incelenecektir.

9.1 İÇ KAPILARDA KASA

İç kapılarda sabit bölüm, birkaç sistemde uygulanmaktadır. Genellikle basit iç kapılarda, depo vb. hacimlerde, kasaya gerek kalmadan kapı kanadı doğrudan kaba yapıda kapı için bırakılan boşluk üzerine kapanır. Kasa yoktur, kapı kanadı dövme demir veya soğuk bükme lamalardan hazırlanmış menteşelerle duvara asılır. Menteşenin duvara bağlı kanadı, kapı kanadını taşıyabilecek güçte kenetleriyle duvara gömülür.

Telaro kasa, blok kasa gibi derinliği olmayan kasalardan birini de beraber kullanmak gerekli olursa, bu kasaların demir kenetlerle duvara bağlanması ve kanadın bu sabit bölüme ayrıca menteşelerle asılması gerekir. İç kasalarda sabit bölüm (kasa) genellikle de değinildiği gibi;
• Telaro kasa
• Blok kasa
• Derin kasa
• Karma kasa
olarak adlandırılmıştır.

9.1.1 TELARO KASA

Kapılarda, kalınlığı kapı kanadı kalınlığında olan (45 mm) sabit bölüme, pencere telarosundan farklı olmaması nedeniyle (telaro kasa) adı verilmişti. Telaro kasa, duvar yanak yüzeylerinin ayrıca kaplanması gerekmediği hallerde kullanılır. Genişlikleri duvardaki bağlanış biçimine göre değişiklik gösterir. İç kapılarda kullanılmakla beraber, dış kapılarda, ahşabın dış etkenlerden korunması amacı ile, dışa taşmaması da sağlanır. İç kapılarda, kapı boşluğu yanakları dişsiz olması nedeniyle, konum yeri, ortada veya duvar yüzeyiyle aynı düzlemde kalabilir. Dişli bitişlerde diş derinliği üzerine basar. Telaro kasalarda gömme takozlara gerek yoktur, bu kasalar duvara demir kenetlerle bağlanır.

9.1.2 BLOK KASA

Dış kapılarda, genellikle ağır olan kanat, boyutları büyük olan blok kasa üzerine asılır.
Çift katlı dış kapılarda blok kasa kullanılması kalınlaşan kapı kanadıyla, detay bakımından daha uyumlu çözüm vermektedir.
Dış kapılarda, doğal veya yapay taşla hazırlanmış söve ile blok kasa görünüş bakımından da daha etkili olur.
Blok kasalar, dişsiz duvarda, kanadın açıldığı tarafa, duvar yüzüne, duvar yanaklarına ya da dişli biten duvarda diş içine otururlar. Blok kasaların duvarla bağlantısı, demir kenetlerle sağlanır. Blok kasalar, çıtalar yardımı ile veya kendinden profillendirilerek zengin görünüşler elde edilebilir.

9.1.3 DERİN KASA

Derin kasa, duvarın yanak yüzeyini tümü ile örten bir kaplama durumundadır, duvar köşelerinde sıva bitişini korur, duvar köşelerinin açık bırakılması mümkün olmakla beraber sıvanın kırılma ve açılma sakıncası her zaman için vardır.

Derin kasa bitişleri, sıva ile kasa bileşimindeki ara kesitin örtülmesi için yeterli değildir, bu nedenle açıkta kalan bu sıva-kasa bileşim çizgisi bir çıta ile örtülüdür. Bu çıta, pencerelerde olduğu gibi, kapılarda da pervaz adını alır. Kapı pervazlarının, hiç profilsiz, normal derecede profilli veya zengin profilli olması mümkündür. Pervaz çatısı yerine, sıva ile bağlanan metal profiller de kullanılabilir. Ancak döşeme üzerine kadar inen bu profillerin, sıva dibi ile bileşiminde doğru çözüm uygulamak, her ikisini, profil bakımından uyumlu biçimde birbirine bağlamak gerekir. Çok dikkatli olunması gereken bir konu da, wc, banyo gibi, yaş hacimlerin kapılarında, kasa ve pervazların yaş döşemeden 10-12 cm yukarıda bırakılmış olması, kaba döşemeyi örten döşeme kaplaması içine gömülmemesidir. Böylece kasa alt bitiminin bir süre sonra çürümesi önlenmiş olur.

Derin kasalarda derinlik duvar kalınlıklarına göre saptanır ve kapı boşluğuna gömme takozlarla bağlanır, kör kasa kullanılması kasa-duvar bağlantısı için daha sağlıklı çözüm verir ve sıvaya mastar olur. Ancak ekonomik olmaması nedeniyle uygulanmamaktadır.
Standart tuğla ile örülmüş iç duvarlardaki ½ tuğla, bir tuğla 11/2 tuğlaya kadar çıkabilen duvar kalınlıkları için normal kasa derinlikleri, duvar kalınlığına, her iki duvar yüzündeki sıva kalınlıkları eklenerek bulunur. Buna göre ;
½ tuğlalık duvarda kasa derinliği: 9 + 4 = 13 cm; 1 tuğlalık duvarda kasa derinliği: 19 + 4 = 23 cm; 11/2 tuğlalık duvarda kasa derinliği: 29 + 4 = 33 cm olur.

Bugün için pek kullanılmayan ve iki tuğlaya kadar çıkan kalınlıklar söz konusu olan duvarlarda, kasa derinliği 39 + 4 = 43 cm.ye varır. Duvar kalınlığının bir tuğla = 19 cm.yi geçmesi halinde, iç kapı kasalarının tek parça masif ahşap yerine, masif öldürülmüş veya yapıştırma, sıkma, ya da tablalı olarak yapımı, ahşabın çalışmasını en aza indirmek bakımından yararlı olur. Ancak bu düzenlemeler, kapı kanadı için saptanan sistemin dışını çıkmamalıdır.

9.1.4 KARMA KASA

Telaro ve blok kasa ile derin kasanın birleşiminden oluşan kasalara karma kasa adı verilmiştir. Bu kasalar gizli kapı, çift kapı, çarpma kapı gibi özelliği olan kapılar da uygulanabilir. Çift kapılarda, aynı tarafa açılan kanatlardan birinin daha küçük olması gerektiğinden, küçük kanadın açılabilmesi için derin kasaya bir telaro kasanın eklenmesi gerekmektedir. Duvar yüzüyle aynı düzlemde kalması gereken ve gizli kapı adını alan kapıların da, bulunduğu iki hacimden birinde belirsiz kalabilmesi ve kumaş veya kağıt kaplanabilmesi için derin kasaya bir blok ya da telaro kasa eklemek gerekmektedir. Çarpma kapılarda yalnız telaro ya da blok kasa uygulamak ve kanadı bu kasalara asmak mümkün olmakla beraber, tek başına bakılırsa, duvarın her iki yüzünde köşeler, sıvanmış halde, açık kalır, bozulma sakıncası ortaya çıkar ve ayrıca itinalı bir kapı yapımında derin kasa kullanılmaması görünüşü etkisiz hale getirir.

9.1.5 KASA PERVAZ VE KANAT BİRLEŞİMLERİ

Kasa, pervaz ve kanat birleşimleri standart tiplerin dışında, çok çeşitli olarak düzenlenebilir. Telaro kasa ve blok kasalarda pervaz uygulaması ancak tek taraflı olarak, kasaların bir yüzü duvarla aynı düzlemde olması halinde mümkündür. Kapı boşluğu yanak üzerine oturması durumunda ancak derz örtü çıtaları kullanılabildiğinden pervaz söz konusu olamaz..

Çeşitli genişlik ve profillerle uygulanan pervazlara, derin kasalarla karma kasa tiplerinde gereksinme vardır.

Kapı kanadının kasayla bileşimi, telaro kasada genellikle çift faturalı olur. Faturasız bağlantı, bu tip kasa için yeterli değildir, kanat kasa arası tümüyle açık kalır. Blok kasa da ancak kasa üzerine açılan tek faturaya bastırılabilir. Derin kasa tiplerinde aynı tek faturanın uygulaması yapılabilir. Kapı kanadının kasaya, üstten bastırılarak, tek pano halinde bir görünüşün elde edilmesi ve menteşelerinde örtülerek gizlenmesi mümkündür. Kanat kasa birleşimlerinde çok uygulanan örnek, kanadın pervaz ve kasa üzerine çift fatura ile bastırılmasıdır. Bu durumda pervaz genişliği artar, kasa pervaz bağlantısı kolaylıkla sağlanır ve ayrıca tek parça masif kasa yerine değişik boyutlardaki ahşabın bileşimlerinden yararlanmak mümkün olur.

Derin kasaların, normal şartlarda duvar kalınlığında kalması ve her iki yüzeydeki sıva düzleminde bitirilmesi gerekirken, pervazsız uygulamalarda, genellikle, kasa sıva yüzeyinin dışına taşabilir ve kanat çift fatura ile kasa üçerine basar. Sıvanın kasaya yanaşmasıyla oluşan ara kesit, basit çözülmede, çıtalarla örtülebilir. Kasanın kalınlığı az ahşaptan yapımı zorunlu ise, çift faturayı elde edebilmek için kasa üzerine açıktan veya içten çıtalar eklenmesi gerekli olur.

Kasanın duvar sıvası ile oluşturduğu ara kesitin, ahşap çıta ile örtülmesi yerine alüminyum profillerden ya da bu bileşimler için imal edilmiş, galvanize sac, özel profillerden yararlanmak mümkündür.

9.1.6 İÇ KAPI EŞİKLERİ

Kapı kanadının kapalı durumda alt kenarına gelen döşeme kapı eşiğini oluşturur. İki hacmin bağlandığı çizgiyi oluşturan kapı eşiği, zorunlu hallerde, değişik fonksiyonu olan hacimlerde birkaç cm kot farkı gösterir, ya da döşemeler arasında kot farkı oluşturmak olanaksız ise yalnız eşik normal döşemeden yükseltilir.

Ancak kapı kanadının altının, ses ve rüzgar açısından geçirimsiz olması gerektiğinde ya döşeme kotlarını farklı yaparak ya da bir eşik çıkıntısı yaparak veya kanadın alt kenarına, kanat döşeme arasındaki aralığı örten plastik, sünger lastik, fırça şekillerindeki bantlar kullanılabilir.

Yükseltilen eşik uygulanması halinde sert ağaç kullanılması uygun olur. Farklı döşeme kaplama malzemesi ile kaplı hacimler arasında kalan kapı eşikleri, döşeme kotlarının aynı olması halinde, iki ayrı malzemenin birleşim çizgisinin, demir, alüminyum, bronz gibi, bir metal lama ile ayrılması iki malzemenin bitiş detayını daha temiz çözümler.

Mutfak, banyo, wc gibi yaş hacimleri kuru hacimlerden ayıran eşiklerden en az 2 cm.lik eşik farkı yapmak gerekir. Arada kapı kanadı olmayan hacimler arasında, gözle fark edilmeyecek kot farkı oluşmamasına dikkat etmek lazımdır. Kot farkı olan eşikler yerinde dökme mozaik, metal lama ya da uygun boyutlarda köşebent profillerle sağlanır, bunlar kaba döşemeye demir kenetlerle bağlıdır.

10. METAL KASALAR

Özel konutlarda ve genel olarak her tür yapıda geleneksel ahşap kasa ve kapı kanadı uygulanır. Ancak günümüzde turistik tesislerde, otel, okul, büro gibi iç hareketin yoğun olduğu kuruluşlarda, genel olarak, metal kasalar tercih edilir.

Genel olarak, ahşap kapılarda masif ahşap kasa ve blok telaro uygulaması, fazla miktarda ahşap harcamaya neden olduğundan, ahşap kanatlı kapılarda da metal kasa daha ekonomik olmaktadır.

11. BÜKME SAC KASALAR
11.1 KÖŞE KASASI

Kapısız duvar boşluklarında ve köşelerinin korunması gereken açık geçitlerde uygulanır, boyutları gereğine göre seçilir.

Koridor girişlerinde yalnız kapı kanadının oturacağı ve duvar köşesini örten tek ya da çift binili kasalar kullanmak mümkündür.

Belli kalınlıktaki duvarlara uygulanarak imal edilen, tek ya da çift bünyeli, dış firmaların imal ettiği kasalardan örnekler de verilmiştir.

Söz konusu tek parça kasalar tek kapı için imal edildiği gibi, ses yalıtımı sağlamak amacı ile, tek veya çift contalı olarak da imal edilmiştir.

11.2 İKİ PARÇALI BÜKME SAC KASA

Ülkemizde kanat kapılar için değişik duvar kalınlıklarına uygulanabilen ve parçalardan oluşan bükme sac kasalar imal edilmektedir.

11.3 TEK BİNİLİ BÜKME SAC KASA

Bu tür kasalar iki parçalıdır. Parçaların birbirine bağlanışı özel biçimlenmiş birleşim elemanı ile sağlanır, tek veya çift kanatlı olabilir.

Özel kullanımı gerektiren hacimlerde ve sinema, tiyatro gibi salonlarda çift kapı kullanmak gerekebilir.

11.4 ÇARPMA KAPI İÇİN BÜKME SAC KASA

Çarpma kapılar için, kapı kanadının duvar kalınlığı ekseninde kalmasını sağlamak amacı ile, iki parçalı olarak profillendirilmiş bükme sac kasa kullanılır, bu kapı kanadının, duvarın her iki yüzünden eşit olarak sarkması sağlanmış olur.

12. YANGINDA DAYANIKLI BÜKME SAC KASA VE KAPILAR

Geçen bölümlerde yangına dayanıklı kapı konusuna değinilmiş ve kullanım yerleri belirtilmiş olduğundan burada tekrar edilmemiştir.

Bu tür kapılar, özel kanatlar, iç yapıları gereği, yangının doğurduğu ısının öte tarafa geçmesini bir süre önler.

Yerli firmalarca imal edilen bu kapıların dayanma süreleri 45-90 dak olarak resmi kurumlarca onaylanmıştır. Bu süre gerekli önlemlerin alınması için yeterli olur.

13. DEĞİŞİK KALINLIKTA DUVARLAR İÇİN CONTALI BÜKME SAC KASALAR

Bu tür kasalar genel olarak yalnız iki parçadan oluşur. Parçanın, kapı kanadının oturduğu tarafı, ayrıca conta profilinin oturacağı conta yuvasını da içerir.

Kasanın, kapı kanadı olmayan tarafı dairesel köşeli veya pahlı düz köşeli olarak imal edilebilir. Bu kasalar 8.5, 13.5, 14.5 cm kalınlıktaki blok tuğla duvarlarda da kullanılabilir.

14. ALÜMİNYUM KASALAR

14.1 DEĞİŞİK KALINLIKTA DUVAR ALİMİNYUM KASA

Pencere doğramaları alüminyum olarak tasarlanmış yapılarda esas giriş kapıları, binanın cephe bütünlüğünü bozmamak için, alüminyum olarak imal edilir.

Bükme sac kasalarda olduğu gibi, bu tür kasalar da duvar kalınlığına göre uygulanabilir parçalardan oluşur.

14.2 TABLALI ALİMİNYUM KASALAR

Duvar kalınlıklarının artması durumunda duvar köşelerinde, galvanize kör kasaya oturan özel profil köşe kasası ve kapı kanadının oturacağı telaro profili ve bu iki profil arasına, genişliği duvar kalınlığına göre seçilen alüminyum levha katılır.

Tablalı alüminyum kasa kalınlıkları 24-30 cm.yi bulan ve bu kalınlığı aşan duvarlarda önceki örnek uygulanır, ancak tabla olarak adlandırabileceğimiz, kasalar arası levhaya geniş, özel alüminyum levha olarak, ya da genişliği fazla olması halinde, ortada birleştirici profil ile tamamlanan bir tabla olarak ara genişliği doldurur.

15. İÇ KAPILAR

15.1 İÇ KAPI EŞİKLERİ

Kapı kanadının kapalı durumda alt kenarına gelen döşeme kapı eşiğini oluşturur. İki hacmin bağlandığı çizgiyi oluşturan kapı eşiği, zorunlu hallerde, değişik fonksiyonu olan hacimlerde birkaç cm kot farkı gösterir, ya da döşemeler arasında kot farkı oluşturmak olanaksız ise yalnız eşik normal döşemeden yükseltilir.

Ancak kapı kanadının altının, ses ve rüzgar açısından geçirimsiz olması gerektiğinde ya döşeme kotlarını farklı yaparak ya da bir eşik çıkıntısı yaparak veya kanadın alt kenarına, kanat döşeme arasındaki aralığı örten plastik, sünger lastik, fırça şekillerindeki bantlar kullanılabilir.

Yükseltilen eşik uygulanması halinde sert ağaç kullanılması uygun olur. Farklı döşeme kaplama malzemesi ile kaplı hacimler arasında kalan kapı eşikleri, döşeme kotlarının aynı olması halinde, iki ayrı malzemenin birleşim çizgisinin, demir, alüminyum, bronz gibi, bir metal lama ile ayrılması iki malzemenin bitiş detayını daha temiz çözümler.

15.2 İÇ KAPILARDA KANAT

İç kapı kanatları gerek yapı gerekse görünüş bakımından değişiklikler gösterirler. Yapım sistemine göre, ya bir dış çerçeve içini dolduran levhalar veya masif dolgudan oluşur ya da çatkı içini dolduran ıskara ve çatkı, tümüyle bir plakla iki yüzden kaplanır veya çatkı içi, çatkı kalınlığındaki masif ahşapla doldurulur. Çatkı içinin, bu çatkının oluşturduğu biçime bağlı kalınarak camla doldurulması ile (camlı kapı) haline getirilmesi mümkündür.

Böylece bu tür kanatların tablalı, camlı, masif dolgulu olarak düzenlenmesi de mümkün olur.

İç kapılar, dış hava etkilerine dayanıklı olması gereken dış kapılara kıyasla, gerek yapı gerek malzeme bakımından değişiklik gösterirler, hafif olmaları mümkündür, ahşap malzeme olarak beyaz çamla imal edilirler.

Uygulanan sistem hangisi olursa olsun, kanat kalınlığı ülkemizde genellikle 4.5 cm.dir. Ahşabın türüne göre, kalınlığın 3 cm.ye kadar indirilmesi mümkündür.

İç kapılar tek, iki ve daha çok kanatlı olarak tertiplenebilir. Yükseklik 1.90-2.10 m.dir. Bu yükseklik kapının bağlı olduğu mekanın yüksekliğine göre artabilir. Çok kanatlı kapılar çoğunlukla toplantı hacimleri arasındaki bağlantı için elverişli olmaktadır.

15.3 LATA KAPI KANADI

Kiler, depo benzeri, içerisinin havalandırılması gereken hacimler için elverişli olurlar, ahşabı rendelemeden kullanmak mümkündür, genellikle geçme ve tutkallama yapmaya gerek yoktur, bağlantılar yalnız çivilerle sağlanır, bu nedenle, bu kapılara (çakma kapı) adı verilir.

Latalar 30/50 mm yahut 26/50 mm.dir. Piyasada bulunabilecek daha değişik boyuttaki ahşaptan yararlanmak da mümkün olur. Kanadın iki yanlarında seren olarak 120-150 mm genişlikte ahşaplar kullanılır, gerek seren gerek latalar kuşaklarla birleştirilir ve kanadın sarkmasını önlemek için üst kuşaklarla birleştirilir ve kanadın sarkmasını önlemek için üst kuşakla alt kuşak arası bir çaprazla birbirine birleştirilir. Çapraz ahşabı en az saran genişlik ve kalınlığında seçilir,

Çiviler lata ve kuşak toplam kalınlığından daha uzun olarak seçilir, çakılmada boşta kalan çivi ucu kıvrılır ve kuşak üzerine döndürülerek geri çakılır.Lata kapılar doğrudan kasasız olarak, duvar sıvası üzerine bastırılır.

15.4 KANAT KONNSTRÜKSİYON

Bu kapılar ikinci derecedeki hacimlerde kullanılmakla beraber, seçilmiş ahşap ve itinalı bir işçilik uygulanarak kullanış yerinin değiştirilmesi mümkündür. Örneğin, kırsal yapılarda ve şehir içi yapılarında, kahve, lokanta bu gibi hacimlerde kullanılabilir.

Tahtalar, zıvana-lambalı veya kirişli olarak tutkalsız yan yana gelir. Kuşaklar lataları birbirine bağlar, ayrıca çapraz ağaçla kanadın sarkması önlenir. Çaprazlar, kanat yükünü alt menteşeye aktaracak yönde bağlanır. Çaprazın eğimi 600’den daha yatık olmalıdır.

Kuşaklar, kanadın alt ve üstünde, kanat yüksekliğinin 1/6’sı kadar içeride olmalıdır. Çapraz, kuşaktan daha dar olmaz. Çivi uçları, lata kapılarda olduğu gibi, döndürülerek geri çakılır. Ahşap rendelenerek itinalı bir kanat yapılacaksa çivi yerine vidalar kullanmak gerekir. Vidanın uzunluğu lata ve kuşak ahşabı toplam kalınlığından 1 cm kısa olmalıdır.

Tutkallı masif ahşap kapılarda ahşap kalınlığının 30 mm.den daha az olmaması lazımdır. Bağlantılar geçmesi olarak tutkalla yapılır. Alt ve üstteki iki kuşak kanada vidalanır. Uzun menteşeler kuşaklara vidalarla bağlıdır. Vida uçları kanat ahşabına girmez ve bu bölümün serbest çalışması sağlanır.

15.5 ÇATKILI KANAT KONSTRÜKSİYONU

Çatkılı kapılar taşıyıcı bir çatkı ile, bu çatkının oluşturduğu boşlukları dolduran ahşap yüzeylerden meydana gelir. Çatkı, düşey ve yatay elemanlardan oluşur, düşey elemanlardan en üst ve en alttakiler üst başlık ve alt başlıktır. Bu iki başlık arasında gereğine göre bir veya daha fazla yatay elemanlar bulunabilir, bunlar kuşak olarak adlandırılırlar, kuşaklarının görevi kapı kanadının sarkmasını önlemek üzere, bağlantıları takviye etmektir. Aynı zamanda kanadın istenildiği sayıda panolara bölmek de kuşakların görevidir.

Bütün yatay ve düşey elemanlar, birbirleriyle geçmelerin yardımı ile ve tutkallı olarak birleşirler. Geçmeler zıvana-lamba ile ve kamalarla veya kavelalarla birleşirler. Lambalar, alt başlıkta, alt kenardan 60-70 mm yukarıda açılan zıvana içine geçerler.

Seren genişlikleri için piyasada mevcut ahşap genişlikleri ve detaylandırmada öngörülen boyutlamalar önemli rol oynamakla beraber, hazır hırdavat malzemelerinin özellikle kilitlerle ilgili boyutların her zaman göz önünde bulundurulması lazımdır. Kilitler gömme, ahşap kesitli içinde ya da kapazlama (yüzeyden) olanlardan seçilebilir.

Seren genişliklerinin, kilit mili açıklığına göre saptanması, daha düzenli bir görünüş sağladığından, bu milin seren ortasına getirilmesine dikkat etmek gerekir. Kilit mili açıklıkları 40, 45, 30, 55 mm gibi değişiklikler gösterir. Bu boyutlara göre 105, 110,120 mm gibi seren genişlikleri uygun gözükmektedir.
Çatkı içi yüzeyler tablalı, masif veya camlı olarak tertiplenebilir ve kapının bulunduğu mekana göre değişir.

Kuşakların tertibinde herhangi bir kural yoktur, sayısı mimari düzene bağlıdır. Ancak kapı kolu yüksekliği olarak kabul edilen 105, 110, 120 cm hizasında herhangi bir yatay elemanın bulunmaması tercih edilir. Aksi halde kilit, kuşak-seren bağlantı noktasına rastlayacağından, kuşak lambasının, kilidin gömülebilmesi için parçalanmasına, zayıflamasına neden olacaktır. Çatkı elemanları zıvana-lamba yerine kavelya (ağaç çivi)’larla da birleştirilebilir, bu sistemde yapımda hız sağlandığı gibi, ahşaptan da % 10 kadar ekonomi sağlanır. Kavelyalar, seren kenarından taşmadığı, içeride kaldığı için ahşap kesiti, zıvana-lambalı bileşimde olduğu gibi dışarıya taşmaz.

İç kapılarda kullanılan kavelyalar kuru gürgen ahşabından, dış kapılardaki, aynı özellikte meşeden hazırlanmış olmalıdır. Kavelya çapları 45 mm kalın kapı kanadı için 16-18 mm olmalıdır. Kavelyaların serene giren uçlarının yalnız geri yanı tutkallanır. Dış kapılarda sudan etkilenmeyecek tutkal kullanmak gerekir. İç veya dış kapılarda iki menteşe kullanmak normaldir. Ağır kanat kullanılması halinde menteşe sayısının üçe çıkarılması doğru olur.
Yağlıboya ile boyanan kapılarda gömme menteşeler gömme çivilerle, cilalı kapılarda sarı vidalarla bağlanır.

Tek faturalı olarak detaylandırılan iç kapıda pomel menteşeler kullanılır. Çift faturalı kapanışlar için gömme menteşeler veya özel şekilde imal edilmiş, pomel sistemi menteşeler kullanılır.

Gerek tek gerekse çift faturalı oturan kanatlar için rapid ve bant menteşe olarak adlandırılmış olan menteşeler de kullanılmaktadır.

15.6 ÇATKI İÇİ TABLALI KANAT

Tabla çatkı alanı veya alanlarını dolduran tek parça görünüşlü bir elemandır, tabla 15-22
mm kalın ahşaptan oluşur, genişliği kanat genişliğine bağlı ve değişkendir. Normal kanat genişliği 90 cm kabul edilirse tabla genişliği için 65 cm kalır ki, tek parça ahşapla doldurulması mümkün değildir. Bu nedenle tablanın parçalı olarak hazırlanması gerekir. Ekler, düz yapıştırma, zıvana-lamba, kinişli ve dişli olarak gerçekleştirilebilir.

Tabla-çatkı bileşimleri zıvana-lamba eklerle sağlanır. Zıvana derinliği 12-15 mm.dir. Lamba 2-3 mm kısa tutulur, böylece çatkı ve tablanın bağımsız çalışmaları sağlanmış olur. Lamba ve zıvana genişliği çatkı kalınlığının 1/3’ü kadardır.

Çatkı içi tabla dolgu için hazır plaklardan yararlanmak da mümkündür. Tabla yapımına elverişli 20 mm kalın hazır konstrüksiyon plaklar tabla olarak kullanılabilir.
Çatkı-tabla bileşimleri düz ve sade biçimlerde oluşturulabileceği gibi profillerle de süslenebilir, bu profiller çatkı üzerinde kendinden veya ayrı hazırlanmış olarak tabla çatkı bileşim çizgisini örter.

Doğramacılıkta bu profiller avadanlık adını alır. Doğrudan çatkı ahşabı üzerine açılan profiller kendinden avadanlık, dışarıda hazırlanıp takılanlar eğreti avadanlık olarak adlandırılır.
Eğreti avadanlıklar çatkı ve tabla için geniş ve rahat çalışma ve zengin bir görünüş sağlarlar ve geleneksel doğramacılıkta çok kullanılmıştır.
15.7 ÇATKI İÇİ MASİF TABLALI KANAT

Çatkı içi, gerek içi gerekse dış kapı kanatlarında gereksinmeye göre çatkı kalınlığında, 45 mm ya da en az 35 – 36 mm kalınlığında ahşapla doldurulabilir. Banyo, mutfak gibi nemli hacimlerde iç tarafla oluşacak yoğuşma sularının geçmelere girmeden akması sağlanır.

Çatkı içi masif dolgunun oldukça değişik şekillerde tertiplenmesi mümkündür. Yatay, düşey, eğimli, profilli çizgilerle, dar ya da geniş aralıklı olabilirler. Ahşap genişlikleri lata yahut padavra genişliğinde seçilebilir, ekler zıvana-lambalı veya kinişli olur.

Kiniş çıtaları, masif ahşap, kontrplak veya alüminyum lamalardan olabilir. Masif dolgu ahşabının genişlikleri 8-10 cm olarak seçilebilir. Masif dolgunun çatkı ile bağlantısı zıvana-lambalıdır.

15.8 ÇATKI İÇİ CAMLI KANAT

Çatkı içi tabla veya masif dolgu kapılar çamlı olarak ve dolgu yerine cam takılarak imal edilebilirler. Camlar iç kapılarda çıtalar yardımıyla yerine oturtulur. Cam boyutlarının küçülmesi ve görünüş bakımından değişiklik arzu ediliyor veya gerekiyorsa camların pencerelerde olduğu gibi, kayıtlarla bölünmesi de mümkündür.

Büyük tek parça camlı olarak düzenlenmesi gereke kapılarda, cam kalınlığının ve ağırlığın artması nedeniyle, çatkı ahşabının kesit boyutları da arttırılır.

Cam çıtalarında geleneksel zengin profillerden yararlanılabileceği gibi günün koşulları gereği daha sade ve makine ile kolayca yapılabilecek profiller daha kolay yapıma olanak sağlar, özellikle temizleme bakımından sade profiller kullanılır. Çatkı içinin tek parça büyük camla tertiplenmesi mümkün olmakla beraber kanadı çarparak camın kırılması neden olabileceği için, böyle bir sakıncanın söz konusu olabileceği durumlarda tekli tertipten vazgeçmek gerekir. En uygun çözüm, camın kayıtlarla, uygun oranlarda, daha küçük parçalara bölünmesidir.

Gerek iç, gerekse dış kapı camları yerine macunla oturtulur, ayrı olarak takılan çıtalar dış kapılarda kanadın iç tarafına getirtilir.

Camların, çatkı kenarına veya kayıtlara oturabilmesi için yeter derinlikte faturalar açılır.
Camın tam olarak oturabilmesi için faturanın içi 1.5-2 mm kalınlıkta macunlanır, cam, bu macuna bastırıldıktan sonra çıta ile sıkıştırılarak sallanması önlenir. Bina içinde kalan camlı kapı ve camekanlarda kullanılan çıtalar kanatta kullanılan ahşaptan yapılır. İnce profilleri olan çıtaların, yağlı boya ile boyanması söz konusu olsa da, profil açılmasına elverişli sert bir ağaç kullanmakta yarar vardır. Bu çıtalar yağlı boya kanat üzerine cilalı olarak da uygulanabilirler. Camlı kapı ve camekanlarda kullanılacak cam kalınlıkları, cam boyutlarına göre seçilir:
İnce camlarda 1.8 mm 60 x 180 cm
Orta kalınlıkta 2.8 mm 120 x 220 cm
Çift KLINLIKT 3.8 mm 140 x 40 cm

Kırılıp dağılma ve tehlike yaratma sakıncası Olan kapı ve camekanlarda telli camlar kullanılır.

Camlı kapı yapımı için çatkılı sistemin seçilmesi zorunlu değildir, ileride göreceğimiz sıkma kapıların da camlı kapı olarak tertiplenmesi mümkündür. Ancak sıkma kanat üzerine, sabit olarak oturan ve camı çerçeveleyen çıtalara gereksinme vardır.

15.9 SIKMA KANAT KONSTRÜKSİYONU

İç kapı olarak kullanılan sıkma kapılar memleketimizde fabrika yapısı olarak da imal edilmektedir. Tamamen düz olan kanat yüzeyleri boyalanabildiği gibi, her türlü kaplama malzemesi ile de kaplanabilir ve cilalanabilir.

Kontrplak kaplamalar,hazırlanmıştır taşıyıcı bir iç çatkı üzerine kaplanır. Çatkı yapısı normal sıkma kapılar da tablalı kapı çatkısından farklı değildir. Tabla yerine çeşitli aralıklarla, sık veya seyrek bir ıskara dolgu alır. Çatkıyı dolduran ıskara boşlukların 10 cm kadar geniş tutulması yeterli olduğu gibi, normal çatkıda 120-140 mm genişliğinde ağaların kullanılması da mümkündür. Seyrek bir ıskara kullanıldığında, kalan aralıkların bir dolgu malzemesi ile doldurulması da uygun olur. Çatkı ağacı olarak dar ağaçlar kullanıldığı takdirde kilit ve menteşelerin yeterli birer mesnet bulabilmeleri için ayrıca bu noktalarda takviye parçaları eklemek gerekir. Boşlukları dolduracak malzeme dolgu ahşap, petek veya dar ıskaralardan, alçı levhalardan veya sert köpük levhalardan oluşabilir. Ara dolgunu görevi, kanadın iki yüzeyini kaplayan levhaların arasının sabit kalmasını sağlamak ve çatkının sarkmasını, köşe bağlantılarının gevşemesini önlemektir.

Iskara, petek ve dolgunu dış kaplama üzerine ayrıca ince kaplama yapılırken preste ezilmeyi önlemek için, yeter derecede rijit olması gerekir.

Kanatların taşıyıcı iskeleti, yan yana gelen 20-50 mm geniş çıtalardan veya 5-6 mm geniş çubuklardan oluşabilir. Gerek çıtalar, gerekse çubuklar aralarında birbirine yapışık değildir. Kontrplak bu çıta veya çubuklara yapışır. Yukarıda belirtildiği gibi diğer prese ahşap lif levhalar, sıkma kapılarda kaplama olarak kullanıldığında 4-6 mm kalınlık yeterli olmaktadır. Kaplama kalınlığının seçiminde iç dolguyu meydana getiren bölümün seyrek veya sık yada tam dolu oluşu göz önünde tutulmalıdır.

Sıkma kapılarda kontrplak kaplama yerine sıkıştırılmış, sert ahşap lif levhalar da kullanılabilir, kanadın yapımı ve tutkallama sırasında, yapım yerinin durumuna bağlı olarak boşluklar nemlenebilir, bu nedenle sıkmanın iç boşluğunun, havalandırılması gerekir. Kanat içinde hava akımını sağlamak için yatay çıta veya kuşaklara delik açılmalı veya seren kenarında 1.5-2 cm.lik boşluklar bırakılmalıdır. Kontrplak kaplama kapılar genel olarak yağlı boya ile boyanır daha itinalı imalatta; her iki tarafı ince, cilalanabilir levhalarla kaplanabilir. İnce kaplama, kapı kanadının her iki tarafına birden yapılmalıdır, tek taraflı kaplama kanadın deforme olmasına neden olur.

Cilalanmak üzere ince kaplama ile kaplanan kapıların kenar profilleri kaplama ağacı türünden masif çıta ile örtülmelidir. Çıta derinliği, menteşe kanatlarının, kapı çatkısına bağlantısı sağlamak için, fazla olmamalıdır. Sıkma kapılar memleketimizde de fabrika yapısı olarak üretilmektedir.

Sıkma kapıların da, evvelce değinildiği gibi, camlı kapı olarak tertiplenmesi mümkündür.

16. ÖZEL YAPIM GEREKTİREN AHŞAP KAPILAR

Özel yapım gerektiren kapılar yangına ısı kaybına, ses ve ışınlara karşı donatılmış kapılardır.

Yangın etkisi bakımından belli bir süre, kurtarma veya kaçma süresinde ateşe dayanma söz konusudur.

Normal ısı korunumu bakımından dış-iç farklarının karşılanması söz konusu olan kapılarla, soğuk depoların kapılarıdır.

Işınlara karşı korunum, röntgen ışınlarını yayıldığı hacimlerde kullanılan kapılar ve bağlı oldukları duvarlar için geçerlidir.

Sese karşı korunum, binanın hemen bütün dış kabuğu ve buna bağlı pencere iç ve dış kapılarla bazı özel iç hacim kapılarında, hareketli ve sabit bölümler için gerekli olmaktadır.

16.1 AHŞAP KAPIDA YANGINA KARŞI ÖNLEM

Ateşin, başka hacimlere yayılmasını önlemek için yangın çıkma tehlikesi olan hacimlerde ateşe dayanıklı kapılar kullanmak gerekir.

Bazen de, ateşe dayanıklı kapının normal bir ahşap kapı yanında yer alması gerektiğinden , ateşe dayanıklı kapının da ahşaptan olması istenir. Böyle bir ahşap kapıda, bazı ülkelerde yürürlükte olan yönetmeliklere göre, 30 dakikalık bir süre içinde ateşin bir taraftan öteye geçmemesi lazımdır. Bu kapılar için 40 mm kalın, 100 mm geniş, lifleri düzgün meşe ağacı kullanılması ve ağaçların birbiri ile bileşimlerinin, gene sert ağaçtan hazırlanmış 12 x 30 mm.lik kinişlerle yapılması öngörülmektedir.Bu kapılarda özel tutkal kullanılması da ayrıca tavsiye edilmektedir.

Kanadın alt ve üst kenarlarına her iki yüze 120 x 40 mm.lik meşe ağaçlarının vida ile bağlanması ve sabit çerçevenin, en az 120 x 60 mm kalın ağaçlardan oluşması istenmektedir. Kanat-telaro bileşim derzlerinin 30/30 mm.lik faturalarla kapanması gerekmektedir. Kanat üzerine ayrıca sac kaplanması veya camlı olması istenmektedir.

Kapı kanadının, kendiliğinden kapanmasını sağlamak için, kullanılması da gereklidir.
Ateşe dayanıklı kapının diğer civar kapılara, görünüşte benzemesi istendiğinden, sıkma kanat benzeri, düz görünüşlü kanatlar elde etmek için yabancı ülkelerde bazı firmalar, özel malzeme ve özel detaylı çözümler verirler.

16.2 AHŞAP KAPIDA SESE KARŞI ÖNLEM

Normal, sıkma kapılarda 1m2 kapı alanı 10 – 20 kg gelir. Kaplama ve çatkısı ile birlikte ve normal kapanabilmesi halinde 20 dB’lik bir ses yalıtımı sağlar. Derzlerin iyi kapanmaması halinde ses yalıtımı 15 dB’ye kadar düşer. Derzlerin özel profilli elastik bantlarla takviye edilmesi halinde ise 20-28 dB’lik bir yalıtım elde etmek olasılığı vardır.

Özel kesitlerle hazırlanmış, iç kanallı kapılarda 25 dB ortalama değer kolaylıkla elde edilir. Çift kapılarda ses yalıtımı 30 dB’e kadar yükseltilebilir., ancak her iki kapıda derzlerin sıkı kapanması gerekir.

Derzlerde ayrıca yalıtıcı contalar kullanılarak 40 dB’lik bir yalıtım elde edilebilir. Çift kapıların yapımı masraflı ve kullanış bakımından pratik değildir. Çift kapılar eskiden kanadın birisi deri kaplı içi kılı dolgulu olarak yapılır ve üzeri bronzdan çivilerle süslenirdi. Bugün de, bu kapıların süsleme ve kısmen de yalıtıcı olarak kullanıldığı görülmektedir.

Kapıda ses yalıtımında günümüz isteklerine cevap verebilmek için, memleketimizde henüz geçerli olmayan, bazı koşullara bağlı çözümlere başvurmak ve yapıda ses yalıtımı ilkelerinden hareket etmek gereklidir.

Bina içinde kapı ses yalıtımı gücü az, fakat yeter derecede yalıtıcı bir duvarın küçük bir alandan ibaret bir parçasıdır.

Duvarın, kapı ile birlikte toplam ses yalıtımının 44 dB’den aşağı düşmemesi gerekir. Genel olarak 36 -40 dB’ilik yalıtıcı gücü olan bir kapı isteklere kolayca cevap verir ve bir kapının üzerinde bulunduğu duvardan 5 dB daha düşük değerde olması kabul edilebilir.
Normal bir sıkma kapının ses yalıtımı gücünün yükseltilmesi mümkündür. Örneğin;
• Kanat içi boşluklarının cam yüzü ile sıkıca doldurulması.
• Kapının çevresindeki derzlerde gömme yalıtım contaları kullanılması.
• Kapının altında kanadın dayanacağı bir eşik veya otomatik olarak açılır-kapanır bir tertibin kullanılması.
• Kapı kanadının dayanacağı bir eşik veya otomatik olarak açılır-kapanır bir tertibin kullanılması
• Kapı kanadının kasaya basan kenarlarının cam yünü ile sıkıca doldurulması

Sözü edilen bu önlemlerle bir sıkma kapıda yaklaşık 28 dB’lik bir yalıtım sağlanabilir. Sıkma kapının masif iç dolgusu içine, düşey olarak açılacak kanalların kum ile doldurulması halinde 35 kg/m2’lik bir ağırlık elde edilir ve böyle bir kapı 35 dB’lik bir ses yalıtımı sağlar.
• Özel amaçlar için, örneğin tıbbi araştırma ve tedavi hacimlerinde, görüşme ve toplantı salonlarında tam yalıtımı sağlayan ve özel bir yapım gerektiren kapılar yapılabilir.

Bu tür kapılar 60, 80,100 mm kalınlıkta ve ekseriye iki veya daha çok katmanlı olurlar ve 48 dB’ye kadar yalıtım sağlarlar.
• Bu kapılarda mantar, cam yünü keçesi, sert köpük lastik ve benzerleri, ağır lif levhalar, asbestli çimento levhalar, kurşun plaklar ve 2 mm kalınlığında çelik sac plaklar kullanılabilir.

Çeşitli kalınlıkta kontrplaklar, masif kaplamalar, çeşitli kalınlıkta iç boşluklu ve yalıtıcı plaklar kapının ses yalıtımı niteliğini yükseltirler.

Kanat-telaro bileşiminde uygulanan çift fatura ve yumuşak sünger lastik contalar ve eşikte kullanılabilecek aynı lastik contalar veya mekanik kapatıcılar, kapının ses yalıtım gücünün yükseltilmesinde yararlı olurlar.

Kapı, sabit çerçevesinin (derin kasa, blok kasa, telaro kasa) duvarla hatasız bileşimi de alınacak önlemlerdendir.
Müzik ve radyo stüdyolarında kullanılan ses emici kapılar, ses geçirici ve emici bir yüzeyle imal edilirler ve sesin yansımasını önlerler.

Bu kapılarda yüzey, yarıklar ve deliklerle oluşturulmuştur. İçte 1.5-2 cm kalınlığında, açık gözenekli, ses emici malzeme ile doludur.

Gereksinmeye göre, kapının yalnız bir tarafı veya her iki tarafı aynı nitelikte imal edilebilir.

16.3 AHŞAP KAPIDA ISI YALITIMI

Dış kapılar, pencereler gibi derzlerinden çok fazla ısı kaybına neden olurlar ve normal konstrüksiyon şekillerinde, duvarlar kadar ısı yalıtımı sağlayamazlar. Isı yalıtımı bakımından, kapılarda derzlerin geçirimsiz olarak kapanması gerekir, bu geçirimsizlik kapıda ses korunumu için de yardımcı olur.

Isı korunumunun yeterli olmaması halinde, kapıların iç yüzeyinde su buharı yoğuşması oluşabilir. Kanadın metal kapı olmaması halinde, pasa dayanıklı olması, ahşap olması halinde iyi korunmuş olması bir sakınca yaratmaz. Kapı ahşabının yeter derecede korunmamış olması halinde kanat, ısı yalıtımı bakımından, en azından duvarlar kadar olmalıdır. Aksi halde kanat konstrüksiyonu kesiti içinde ve kanat iç yüzeyinde yoğunlaşma olur.

Yoğuşmadan ötürü ıslanan kanat, ahşabı kısa zamanda çürütür, çürütme olmasa bile ahşapta çarpılmalara neden olur.

Sıkma kapılarda evvelce değinildiği gibi, kesiti dolduran iç konstrüksiyonun, bu kesitte oluşacak yoğuşmanın kuruyabilmesi için kanadın alt ve üst kenarlarında, hava akımını sağlayacak kanallarla donatılması gerekir.

Bu önlem bütün yaşama hacimlerinin kapılarında ve nemli işyerleri ile, banyo, wc, mutfak, çamaşırlık, ahır vb. kapılarında da yerine getirilmelidir.

Soğuk depo kapıları da ısı yalıtıcı kapılardır, genellikle özel firmalar tarafından imal edilirler. Ancak, çok özel hallerde marangoz yapısı olarak imal edilirler.

Bu kapıların sabit bölümü olarak karaçamdan bir blok kasa gerekir. Bu kasa soğuk depo duvarındaki ısı yalıtımı katmanı ile kusursuz bir işçilikle bağlanır.

Soğuk depo kapıları daha değişik boyutlarda ve iki, üç kanatlı olarak da yapılabildikleri gibi, sürme kapı olarak da imal edilebilirler.

Soğuk depo kapı kanatları ağırdır, devamlı giriş-çıkışlar için pratik olmazlar, bu nedenle kapı açıklığı iç tarafına, lastik kanatlı bir çarpma kapının eklenmesi, ana kanadın çalışma zamanlarında sürekli açık kalabilmesi bakımından yararlı olmaktadır. Bu kapılarda ısı yalıtım katmanının kalınlığı normal olarak 80 mm.dir. Kaplamalarla birlikte kanat kalınlığı 115 mm.yi bulur. Tam donmanın sağlanması gereken depolarda kanat kalınlığı yalıtım için 120 mm olmak üzere toplam 155 mm.yi bulur. Kanat derzlerinde oluşabilecek buzlanmayı önlemek için, eşit ve blok kasada elektrikle ısıtılabilen bir kablonun, plastik bir kılıf içinde yerleştirilmesi gerekir. Bu ısıtmanın bir termostatla ayarlanması mümkündür. Tek kanatlı soğuk depo kapılarının
70 x 180 cm
80 x 180 cm
90 x 180 cm olarak seçilmesi yeterli olur.

16.4 AHŞAP KAPIDA IŞIN KORUNUMU

Röntgen odalarına giriş kapıları, ışınla tedavi hacimleri, radyoaktif malzeme ile çalışan laboratuar kapılarında yalıtım kurşun plaklarla sağlanır, böylece bu tür hacimlere yakın çalışan personelin zarar görmesi önlenir.

Işınların şiddetine göre 1 veya 2 adet kurşun levha kullanılır. Levha kalınlıkları gereksinmeye göre saptanır.
Tek levha 1 mm veya
İki levha 2 x 0.5 mm
Yahut 2 mm veya
İki levha 2 x 1.0 mm
olarak uygulanır. Bütün kapı boşluğunun kusursuz şekilde koruyucu olabilmesi için yalnız kapı kanadının duvara bağlı değil, sabit bölümlerin de kurşun levhalarla korunması ve duvardaki koruyucu levhalarla hatasız bağlanması gereklidir,

17. AÇILIŞ ÖZELLİĞİ OLAN KAPILARDA KONSTRÜKSİYON

Açılış özelliği olan kapılar adı altında genellikle açılış şekilleri normal sayılan ve yan dönel olarak açılan kapıların dışında kalan kapılar ele alınacaktır.

(1.4)’ta kapıların kanat açılışına göre tipleri açıklanırken söz konusu edilen ve dönel olarak açılan kapıların dışında kalan (çarpma, katlama, armonik, akordeon, döner, yatay ve düşey sürme, teleskop) kapılar açılışlarının özellik göstermesi nedeniyle, yukarıdaki başlık altında toplanmıştır.

17.1 YATAY SÜRME KAPILAR

Yatay sürme kapılar, açıkta veya duvar içine sürülür şekilde düzenlenebilirler. Açık olarak uygulanan sürme kapılar bina içinde pek fazla kullanılmazlar. Açıkta sürme kanat, duvar önündeki kullanma alanını yararsız hale getirir, bu nedenle fazla önemli olmayan hacimler için elverişle olur. Çift duvar yapımı mümkün olmayan hacimler için açık sürme kanat düşünülebilir.

Çift duvar arasında oluşturulan sürgü yuvası içine sürülen kapılar itinalı yapımlar için daha uygundur. Kapı kanadı için bırakılacak çift duvar boşluğunun genişliği 8-10 cm.den daha aşağı düşürülmemelidir. Aksi halde dar aralıkta, yeterli havalandırma olmadığından, kapı kanadı içeri sürüldüğünde bilhassa çatkılı kanat sistemi uygulanmışsa, ahşabın deforme olma tehlikesi doğmaktadır.

Gömme-sürme kapılar için en uygun çift duvar arası (cep) konstrüksiyon sistemidir. Burada, kalın duvara bağlı olarak hafif beton duvarlar cep kısmını oluşturur.
İnce tuğla duvar kullanılması halinde, çatlakların oluşmasına neden olmaktadır. Doğal olarak oluşan sıva çatlaklarının örtülebilmesi için ahşap lambrilerden yararlanmak gerekir.
Sürme kapılarda lento, kapının raylarını ve aynı zamanda kanat ağırlığını taşımaktadır. Sürme kapıların tek ya da çift kanatlı yapılabilmesi, bulunduğu hacmin olanaklarına bağlıdır.

Kapının toplam açıklığı ve bu açıklığı örten kanatların genişliği ile yanlarda kalan sağır duvar genişliği birbirlerini karşılamayabilir. Bu durumda sürme kapının katlanarak sürülecek biçiminde düzenlenmesi gerekir. Tek veya çift kanatlı sürme kapı kanadına bir veya iki yan dönel kanat ilave edilmekle iki veya dört dar kanatlı sürme kapı elde edilir ve derinliği az bir cep elde edilmiş olur.

Ancak, iki kanadın birbiri üzerine katlanması nedeniyle artan kalınlıktan ötürü, cep genişliğinin arttırılması gerekir.

Sürme kapılarda, lento da kanatların makaralar yardımı ile hareketini sağlamak için raylar ve zeminde, kanadın sallanmasını önlemek üzere döşemeye gömülü bir yuva açılması gerekir. Kanatların ağırlıklarına göre hazırlanmış takımlar özel olarak ısmarlanır.

İç sürme kapıların kanatları kontrplak sıkma ve çatkılı cam dolgulu olarak yapılırlar, duvar yanakları her iki tarafta yarım derin kasa ile veya diğer kasa tiplerinden biri ile kaplıdır.
Lentodaki ray ve makaraların temizlik, yağlama ve tamirinin yapılabilmesi için kasa ve pervazın bir bölümünün açılabilir şekilde yapılması gerekir.

Çift duvarın birinin, ray ve diğer takımların yerine monte edildikten sonra örülmesi kolaylık sağlar.

17.2 ÇARPMA KAPI

Genellikle rüzgarlık kapısı olarak veya koridor-hol bağlantısı olarak kullanılır. Kanatlar karşıdan gelenin görülebilmesi için, çatkılı konstrüksiyon ile ve camlı olarak tertiplenirler. Çarpma kapı menteşeleri iki taraftan açılan kanatlarla imal edilmiştir.

Kapı kanadının çarpılma ihtimali olduğundan, kanat ahşabın itinalı olarak seçilmiş olması ve kanadın devamlı hareket halinde olması nedeniyle kasa, çekme ve basınç kuvvetleriyle karşı karşıya kalmaktadır. Bu nedenle kasanın blok kasa olarak seçilmesi ve duvar yanaklarına yeterli sayıda kenetlerle kenetlenmesi gereklidir.

Kanat tek veya çift olsun düşey kenarlar arasında, birbirlerine devamlı çarpmasını önlemek için yeterli genişlikte (3 mm) aralık bırakılmalıdır. Lokantalarda garsonların ofislere devamlı giriş-çıkışları için, ayrı kanatlar kullanmak ve zaman zaman giriş-çıkış yönünü değiştirerek, menteşelerin tek taraflı çalışmasını önlemek gerekir. Devamlı şekilde küçük araçların girip çıktığı depolarda lastik ya da plastikten imal edilmiş şeffaf plastik pencereli kaplılar da çok kullanılmaktadır.

Çarpma kapıların kilitlenmesi için döşeme ve lentoya sürülen sürgülerden yararlanmak, böylece kanatların ayrıca kilitlenmesini sağlamak mümkün olur.

17.3 KATLAMA KAPI

Geniş duvar açıklıklarının örtülmesi ve geniş hacimlerin daha küçük hacimlere bölünmesi için, armonik kapılar gibi, katlama kapılar da kullanılabilir. Bu her iki açılış sisteminde, dönel ve sürme sistemler kombine edilerek de uygulanır. Bu nedenle, katlama kapılar, sürme-katlama kapı olarak da adlandırılmaktadır.

Katlama kapılarda kanat genişlikleri birbirine eşittir ve kanatlar bir köşelerinden, lentodaki raya asılıdır. Bu kapılar bir tarafa veya kanat sayısı fazlaysa iki ayrı grup halinde iki tarafa ayrı ayrı toplanırlar. Katlanmış kanatlar, gerekirse yanaklarda hazırlanmış nişler içinde toplanabilirler.

Kanat genişlikleri 60-70 cm en çok 80 cm olur. Bu kapılar kendileri için özel hazırlanmış takımlara ihtiyaç gösterirler.

17.4 ARMONİK KAPI

Armonik kapılarda kanatlar yalnız orta yerlerinden asılır. Kanat tek tarafa ya da sağa-sola toplanır veya duvar nişi içine toplu halde girer. Normal kanatlar eşit genişlikte ve 60-80 cm.dir. En çok 90 cm.ye kadar çıkabilir. Sabit kasaya bağlı ilk kanat, normal kanatların yarı genişliğindedir. Kanatların, lento da ortadan asılması nedeniyle ayrıca eşikte ray kullanmak zorunlu değildir. Ancak 2 ½ kanattan fazla kanat olması halinde eşikte ray gerekir.

17.5 AKORDEON KAPI

Akordeon kapılar, metal makaslarda oluşan bir iskelet sistemi üzerine iki parçadan oluşan birbirine mafsallı ahşap plaklar veya bükülebilir malzeme olarak yapay deri (PVC kaplı kumaş) ile iki yüzeyi kaplanmıştır. Bu nedenle arada kalan hava tabakasının oldukça yalıtıcı bir katkısı olur. Ayrıca ses yalıtıcı cam yünü ilavesi ile akordeon kapılarda, ses yalıtım değerinin yükseltilmesi de mümkün olur. Akordeon kapılar, lento da derin kasaya asılı duran veya gömülü olarak yerleştirilen ray ve makaralar yardımı ile sürülür veya lento da makarasız olarak raya takılır. Buna karşın eşikte bilyeli yataklar yardımı ile hareket ettirilir.

Doğrudan tavan yüzünde hareket eden akordeon kapıda ray, tavan sıva ile aynı düzlemde kalacak şekilde gömülür veya varsa tavan kaplaması arasına girerek gene aynı düzlemde kalır.

Tavana asılan raylar yarıçapı 1.20 m daire olarak bükülebildiklerinden, dalgalı olarak geniş bölümler halinde de uygulanabilirler ve tek veya çift taraflı olarak sürülebilirler.

17.6 TELESKOP KAPI

Tek veya çift katlı olarak imal edilen teleskop kapılar yan yana ya da iç içe sürülürler, sürülen ilk kanat, açılış sırasında kendinden sonra gelen kanatları da birbirine takılan çıtalar yardımı ile sürükleyerek açar ya da kapatır.

Duvar önüne açıkta uygulanan teleskop kapılar, yalnız dış kapı olarak tertiplenirler. İç kapılar için kanatların duvar cebi içine girmeleri mümkündür. Sürme takım olarak sürme kapı takımlarından uygun olanı kullanılır. Her kanat için ayrı sürgü takımı kullanmak gerekir.

Çift cidarlı teleskop kapı, ses yalıtımı açısından iyi sonuç verir. Bu nedenle toplantı ve benzeri hacimler için daha uygundur. İç içe geçen bu kapılarda ortada kalan iki kanat tek katlı, ses yalıtımı sağlanmış kanatlardır. Sıkma kanat olarak imal edilmişlerdir. Ancak geri kalan kanatlar tek katlı orta kanatları ve kendinden sonra gelenleri içine alacak şekilde, kutular halindedir.

Lentoya rastlayan kasa, her kapı kanadı kalınlığı için ayrı ayrı genişlikte kanallara ayrılmış olduğundan, kapalı durumda geçirimsiz bir kapanış sağlamak mümkün olur. Döşemede kanatlar altındaki yalıtıcı bant veya fırçalarla, döşemeye sıkıca bastığından, burada da kapanış geçirimsiz olarak sağlanabilir.

Teleskop kapının tamamen duvar içine gömülebilmesi için gerekli duvar içi cep boşluğu bırakılması projelendirme sırasında – kapının yapımında uzman firma ile beraber çalışılması – tavsiyelere ve diğer teknik özelliklere önem verilmesi gerekmektedir.

17.7 DÖNER KAPI

İdare binaları, satış mağazaları, bankalar, otel, kahve, lokanta gibi, giriş-çıkışı fazla olan binalarda döner kapılar tercih edilir. Çünkü binaya soğuk rüzgarın girmesini önler ve fazla yer kaybına neden olmayan bir rüzgarlık görevini yapar. Giriş yönünün iki yanında, planı yay biçiminde iki duvar (tanbur) ve her iki duvarın üzerini örten bir tavan ve bu tümün içinde hareket eden döner kapı bulunur.

Kanatlar, tavan ve duvarlara fırçalarla sürtünür durumda olduğundan hava cereyanı her harekette önlenmiş olur ve kış aylarında soğuma önlenir. Yakıttan ekonomi sağlanmış olur, gürültüden korunum sağlanır, bina içine toz girişi önlenir.

Döner kapılar gereğinde tamamen açık kalacak şekilde kenara toplanabilir. Döner kapılar panik hali için oldukça tehlikeli olduğundan, yeter miktarda ayrı çıkışların da, aynı kapı yanlarında bulunması gerekir. Döner kapılar 2-4 kanatlı olarak düzenlenirler. İki kanatlı döner kapıların rüzgara ve diğer etkenlere karşı tam yeterli olmaması nedeniyle, tam kapanmayı sağlamaları için en az üç kanatlı olmalıdır.

Üç kanatlı döner kapılarda en küçük kasnak çapı 150 cm.dir. Bu genişlik giriş-çıkış için rahat bir açıklıktır. Ancak giriş-çıkış ağız kısımlarının, dört kanatlı döner kapıya kıyasla dar tutulması gerekir. Dört kanatlı döner kapı, bu bakımdan daha elverişli şartları sağlar. Döner kapılar için kasnak çapı saptanırken üç kanatlı döner kapılar için;
Maksimum: 220 cm
Normal: 210 cm
Minimum: 150 cm olarak seçilmeli ve
temiz yükseklik: 200 cm olmalıdır.
Kanat araları eşit 1200 açı ile tespit edilmiş olmalıdır. Dört kanatlı döner kapıda kanatlar arasındaki açı 900’dir ve giriş-çıkış ağzı temiz 900’nin verdiği açıklıktır. İç kanatlıda bu açıklık 600’de kalır. Dört kanatlı döner kapılar için kasnak çapı:
Maksimum: 260 cm
Normal: 240 cm
Minimum: 180 cm olarak seçilmeli ve
temiz yükseklik: 220 cm olmalıdır.

18. DIŞ KAPILAR

Dış kapı binanın dışa bağlantısını sağlar, hizmet edeceği binanın amacına göre değişik biçimlerde, değişik etkili görünümlerde düzenlenir. Sade bir binada kapı önemli bir elemandır, o binanın etki ve canlılığını arttırır.

Dış kapı yağmura, kara, güneşe, açık olması nedeniyle gerek malzeme, gerek konstrüksiyon bakımından bu etkenlere dayanıklı ve aynı zamanda bunları etkisiz hale getirecek biçimde detaylandırılmalıdır.

Kullanılacak ahşap, bütün dışa açık ahşap doğramalar için en uygun olan çıralı çam türlerinden seçilmelidir.

Koruyucu boyalar, ahşabın ömrünü uzatma bakımından kullanılmalıdır. Sert ağaç türlerinden meşe dış kapı malzemesi olarak memleketimiz için en uygun olandır. Koruyucu cilalar, malzemenin doğal renk ve strüktürünün örtülmeden korunmasını ve aynı zamanda zengin görünmesini sağlarlar.

Bir dış kapının pencerelere kıyasla bina yüzey düzleminden daha derin bir girinti içine oturması doğru olur. Böylece rüzgar, yağmur ve güneş etkilerinden daha iyi korunabilir.

Dış kapı binanın rüzgarlı ve çok yağmur alan cephesinde ise, bir nişle kapı derinliğinin arttırılması ve bir saçakla korunması gerekir.

Dış kapılarda, bağlı olduğu binanın fonksiyonuna göre: kapı zili, isim levhası veya bir büro binasında olduğu gibi, sayıları çok artabilen mesleklere gerekli tabelaların uygun biçimde tertiplenebilmesi için gerekli yerlerin düşünülmesi, gereğinde konuşma sistemi, mektup kutuları, dış ışıklandırma için anahtar, kapı otomatiği için düğme, kapıcı düğmesi gibi aksesuarların unutulmaması lazımdır.

18.1 DIŞ KAPILARDA KANAT SAYISI VE BOYUTLAR

Dış kapılar tek ailelik konutlarda genellikle tek kanatlı olur. Tek kanat temiz genişlik en az 90 cm, yükseklik 190 cm.dir. Ancak normal boyutların aşağıdaki ölçüler içinde kalması lazımdır.

Genişlik Yükseklik
90 210 1/2.3 oranında
105 210 1/2 oranında
131 210 5/8 oranında
140 210 2/3 oranında
168 210 4/5 oranında
Kanat kalınlığı 45-50 mm olur.

18.2 DIŞ KAPIDA PENCERE

Bina giriş bölümünü aydınlatan pencereler kapı kanadı üzerinde, kapı boşluğunun tepesinde, veya kapıdan tamamen bağımsız, yanlarda olabilir ve kapının dış görünüşünü geniş ölçüde etkiler.
Kapıdan tamamen bağımsız pencereler yerine çift kanatlı kapı tertipleyerek, kanadın birini tümü ile camlı veya bir bölümünü camlı kapı haline getirmek daha çekici tertiplere olanak sağlayabilir.

Sabit bölümler düz ve dişli biten kapı açıklığı içine demir kenetlerle bağlanırlar, yanakların dişli olarak hazırlanmış olması, kasa-duvar bağlantısının daha stabil olarak oturmasına yarayacağı gibi kasanın büyük bölümünün dış etkenlerden korunmasını da sağlar.

18.3 DIŞ KAPIDA TELÖRE-KASA

Sabit bölümün telöre kasa olarak tertibi, ağırlığı fazla olmayan dış kapı kanatları ve genellikle önemli sayılmayan hacimlerin kapıları için yeterlidir. Telöre kasanın derinliği 45 mm.dir. Duvara bağlantısı demir kenetlerle sağlanır.

19. DIŞ KAPI KONSTRÜKSİYONU

Dış kapılarda görünüşün çekici ve etkileyici olması önemli bir faktör olmakla beraber, dış etkenlere tamamen açık bulunan bu kapılarda konstrüksiyonun doğru çözümlenmiş olması çok önemli bir rol oynamaktadır. Malzemenin doğru seçimi de konstrüksiyonun ayrılmaz parçasıdır.

Dış kapıların gerek sabit gerekse hareketli bölümlerinin konstrüksiyonunda ana kural her türlü açık derzlerden yağmur ve kar suyunun geçmeler içine girmemesi ve dışa atılmasının sağlanmasıdır. Ayrıca gürültünün, rüzgarın, bina içine kapı yoluyla girmemesi ve kapı yolu ile gerek derzlerden gerekse yüzeyden ısı kaybının yola açacağı zararların önlenmesi gerekir. Bir iç kapıda olabilecek hafif sistemler dış kapıda uygulanmamalıdır.

19.1. DIŞ KAPIDA KASA

İç kapılarda olduğu gibi dış kapılarda da kapı kanadı, duvara bağlı olarak oturan ve kasa adı verilen sabit bölüme asılıdır. Basit fonksiyonlara cevap veren depo ve benzeri hacimlerin kapı kanatları, kasaya gerek kalmadan kapı boşluğuna özel menteşelerle bağlanır.

Kasa, pencerede olduğu gibi telöreye benzer boyutta (telöre kasa) boyutları arttırılmış olarak daha büyük kesitlere (blok kasa) , yanakta duvarın bütün kalınlığını örtecek biçimde kaplayan derin kasa veya telöre yada blok kasanın derin kasa ile bileşiminden meydana gelen karma kasa olarak tertiplenebilir.

19.2. DIŞ KAPIDA BLOK KASA

Blok kasa, telöre kasadan büyük ahşap boyutları ile ayrılır. Genişlikteki fark dişli yada düz biten duvar için değişik olabilir ancak derinlik fazladır. Blok kasa, ağırlığı fazla olan dış kapı kanatları, özellikle çift katlı dış kapılar için uygundur. Gömme kenetlerle duvar bağlantısı sağlanır. Kapı açıklığı fazla olursa kasa üst başlığının lento da da kenetle bağlanması gerekir.

19.3. DIŞ KAPIDA DERİN KASA

Derin kasalar, derin bir niş içine alınmamış ve üzeri bir saçakla korunmamış kapılar için geçerli değildir. Ancak toplu konutlarda daire girişlerini dış kapı sağlayabileceğine göre bu kapılarda derin kasa uygulamak olasılığı vardır.

Dış kapı boşluğunun yanaklarının dışta yapay ve doğal taştan hazırlanmış söve ile bitirilmesi, gerek görünüş gerekse sıva köşelerinin korunması bakımından yararlı olur. Sövenin, kalınlığı fazla olmayan ince plak taşlarla da oluşturulması mümkündür.

19.4. DIŞ KAPIDA KARMA KASA

Yan dönel olarak açılan dış kapılarda, telöre kasa ile derin kasayı yada blok kasa ile derin kasayı birlikte uygulamak gerekebilir. Böyle iki ayrı tür kasayı birlikte içeren kasalara karma kasa adı verilir. Karma kasalarda derin kasa bölümü duvarın kalan bütün yanak yüzeyini örter.

Blok veya telöre kasa bölümü, derin kasanın ortasında yada bir köşesinde bulunur. Bu olanak yukarıda açıklandığı gibi, dış etkenlerden tam korunmuş veya bir apartman dairesi kapısı için elverişli olabilir. Detaylandırma iç kapının benzeridir.

19.5. DIŞ KAPIDA EŞİKLER

Dış kapı eşiklerinde kapı kanadı genel olarak kapı alt kenarındaki eşik çıkıntısına dayanır. Bu çıkıntı döşeme kaplama malzeme malzemesinin yükseltilmesiyle elde edilebildiği gibi yerinde dökülen mozaik, doğal taş, metal profiller, özel veya alışılmış T ve L profiller yada bronz, alüminyum veya demir lamalarla da sağlanabilir. Dış kapı eşiklerinin görevi yalnız yağmur sularının içeri girmesini önlemek değildir. Ayrıca rüzgarın, sokak gürültüsünün bina içine girmesini önlemesi gerekir. Kapı eşiğinde değişik kesitlerde sünger lastik contalar vs. bu bakımdan yararlı olurlar.

20. DIŞ KAPIDA KANAT KONSTRÜKSİYONU

İç kapılarda uygulanan konstrüksiyon sistemlerinden bazıları dış kapılarda da yağmur ve kar etkisine karşı gerekli detay değişiklikleri yapılarak uygulanabilmektedir. Ancak kullanılacak ahşap, nem ve suya daha dayanıklı çam türlerinden (çıralı çam) veya sert ağaç türlerinden seçilmelidir.

20.1. DIŞTA LATA KAPI

Lata kapılar bina içinde kullanıldığı gibi bina dışında bahçe kapısı olarak da uygulanabilmektedir. Ancak kuşak ve çapraz gibi bağlantılarda yağmur sularının kalmaması için doğru bir bileşim sağlanmalı ve özellikle açıkta kalan ahşap, boya ve diğer koruyucularla korunmalıdır. Genellikle çakma kapı adını alan bu kapılarda, temiz rendeli çıtaların aralıklı olarak çakılması ve sadece seren ahşaplarının daha geniş ahşaptan seçilerek menteşe ve kilitlerin rahat oturması sağlanır. En az iki kuşak ve bir çapraz ağaçla kanadın sarkması önlenir. Çıta boyutları 5×5 cm , aralıkları 5 cm olabilir.

20.2. ÇATKILI DIŞ KAPI

İç kapılarda çok uygulanan ve ana taşıyıcısı çatkılı olan sistem, dış kapılarda da aynı görünüş ve biçimlendirme ile uygulanabilir. Ancak kar ve yağmur etkilerinin göz önünde tutulması, kanat-kasa, kanat-eşik bileşimlerinde bu bakımlardan alınan önlemler kadar, kanat yüzeyinde de çatkı içi dolgu elemanlarının, çatkı ile bileşim detaylarının da suların kesitler içine girmesini önleyecek önlemlerin alınması gerekir.
20.3. ÇATKILI TABLALI DIŞ KAPI

Çatkılı dış kapılarda tabla uygulayabilmekle beraber, iç kapılarda olduğu gibi geniş alanlı olmaması daha olumlu görülmektedir. Çünkü , geniş tabla, dış kapı için göz önünde tutulması gereken kırılabilmeye karşı emniyetli olduğundan, kalın ahşap kullanılması gerekir. Geniş alanın tabla ile örtülmesi ahşabın çalışması bakımından da sakınca doğurabilir.

Bu nedenle çatkılı dış kapıların mümkün olduğu kadar küçük tabla alanlarına ayrılması ve tablaların kalın masif ahşaptan seçilmesi uygun olmaktadır. Tablaların küçük seçilmesi birkaçının camlı ve parmaklı olarak tertiplenmesini sağlar. Gereğinde, tüm tabla alanlarının camlı ve parmaklıklı yapılması da mümkündür.

Çatkılı dış kapılarda başlıkların ve kuşakların serenlerle bileşimi için aynı bağlantılar uygulanır. Kilit yuvasının kesin olarak kuşak-seren bağlantı noktasına getirilmemesi lazımdır. İç kapılarda belirtildiği gibi, bağlantının zayıflamasına neden olur. Dış kapıda kapı topunun eşikten ölçülen yüksekliği 120 cm olur.

Çatkı ahşabının genişliği, kanat büyüklüğü ve ağırlığına bağlıdır. Çatkı ağaçları için en az genişlik 14 cm.dir. Alt başlığın 20-25 cm.ye kadar çıkarılması mümkündür. Kanat görünüşünde, ahşabın fazla geniş görülmemesi istenirse, kalınlığın profiller kullanılarak azaltılması mümkündür.

20.4. ÇATKILI, MASİF TABLALI DIŞ KAPI

Çatkılı dış kapılarda, ana taşıyıcıyı meydana getiren çatkı içi, aynı çatkı kalınlığında (45 mm) veya 30-32 mm kalınlığında, yatay veya düşey olarak bir araya gelen masif ahşapla doldurulabilir.

Çatkının düzenlenmesinde uygun görülen desene göre tek veya birkaç panodan meydana gelen dolgu yüzeyler, kar-yağmur gibi etkenlere karşı gerekli önlemler alınarak, geçmelerin sudan etkilenmeyeceği bir detayla bileşimi sağlanır.

20.5. ÇİFT KATLI DIŞ KAPILAR

Genel olarak çift katlı kapılar bir ana taşıyıcı kanat ile bunun üzerine, dışa gelmek üzere kaplanan 5-15 cm genişliğinde latalardan meydana gelir. Taşıyıcı olan kanat, basit bir padavra kabı olabilir. Padavra tahtaları aralarında tutkallı olarak, kinişli yada zıvana lambalı eklerle birleşirler.

Taşıyıcı, çatkılı tablalı veya çatkılı masif ahşap dolguludur. Veya sıkma kanat olarak hazırlanmıştır. Sıkma plaklarda kullanılan tutkalın yağmur ve neme dayanıklı türden seçilmiş olması gerekir. Çift katlı dış kapılar ev kapıları için çok çeşitli dış görünüşler düzenlemek olanağı vardır. Kaplama ahşabının genişlikleri yatay, düşey, eğimli olarak uygulanmaları mümkün olduğu gibi ayrıca değişik ahşap profillerden yararlanarak zengin görünüşler elde etmek mümkün olmaktadır. Kaplamalar ya kapı kasası hizasına kadar, kasa dış düzlemiyle aynı düzlemde kalarak devam eder, yada yalnız üç dış kenardan veya alt kenar dahil dört kenarda kenar çıtaları ile birleşir. Çıtalar kaplama kesitlerini ve bileşim kesitlerini örter. Dışa gelen kaplama ahşabının taşıyıcı kanat üzerine bağlantısının, bu kaplamanın serbest çalışmasını engellemeyecek şekilde yapılması lazımdır. Özellikle kanat-eşik bileşiminin çok itinalı olarak tertiplenmesi gerekir.

Çift katlı kapı kanatları üzerinde büyük boyutta pencere tertiplemek söz konusu değildir. Ufak, kapı desenine uyan bir pencere yahut gözetleme deliği yeterlidir. Ev kapıları çıralı çam, meşe veya kestane, veya dışbudaktan imal edilebilir. Çam türü ahşabın titizlikle boyanması veya koruyucu verniklerle doğal renginde bırakılması mümkündür.

Sert ağaçların kullanılması halinde, doğal rengini korumak üzere dış etkenlere dayanıklı cilalarla örtülmesi uygundur. Sıcak ülke ağaçları da bu kapıların imali için çok elverişlidir.
Kapı iç yüzeyinin boyası ve cilası normal boya ve cilalardan seçilebilir. Çift katlı dış kapılar normal sıkma kapı kanadı üzerine dış kaplama olarak da uygulanır. Sıkma taşıyıcı kanat iki tarafı kontrplak kaplıdır, iç çatkısı ızgara konstrüksiyon veya sık yapıştırma masif konstrüksiyon olarak seçilebilir.

Masif dolgu kapıların iç yüzeylerinin de, nemli hacimlere dönük olması halinde aynen dış yüzeyleri gibi, iç yüzeyde oluşacak yoğuşma sularından etkilenmeyecek, geçmelere su girmesini önleyecek şekilde detaylandırılması gerekir.

20.6. ÇATKILI CAMLI DIŞ KAPI

Camlı dış kapılar, bina giriş holünün ayrı bir penceresi olmaması halinde kapı çatkısı içinin tamamı veya bir bölümünün camla doldurulması ile yapılır. Ancak camın, pencerelerde olduğu gibi açık macunla yalıtılması görünüş bakımından kapı kanadında öngörülen titiz bir uygulama ile bağdaşmaz. Bu nedenle camın iç taraftan bir macun tabakasına bastırılması ve camın iç kenarlarının çıtalarla çevrilmesi gerekir.

Camların iç yüzeylerinde yoğuşma söz konusu ise çıtaların da ayrıca macuna gömülerek yerine oturtulması lazımdır. Çıtalar gömme çivi veya vidalarla bağlanır.

Kapı kanadı üzerinde küçük yada normal boyutta açılabilir camlı kanat gerekmesi halinde, hem süsleme ve hem de koruyucu olarak bir metal parmaklık kullanılabilir. Cam temizliğinin yapılabilmesi için parmaklıklı, camlı yüzeylerin açılabilir olması gerekir.

AHŞAP PENCERELER

Ahşap pencereler, ahşabın olumlu özellikleri nedeni ile asırlardır kullanılmış, bugün de aynı kullanım değerini korumuştur. Ahşap pencere iyi korunursa hava etkileri ile değişmez, yağmura, güneşe, havadaki çeşitli gazlarla, soğuk ve sıcağa dayanıklıdır, hafiftir, gereği kadar serttir. İşleme tekniği açısından uygundur, her biçime uyar, her isteği yerine getirebilir. Ahşap başka hiçbir malzemede olmayan özelliklerle sahip olduğundan, pencere yapımı için en uygun malzemedir. Diğer malzemelerle kolaylıkla birleştirilebilir.
Değişen hava şartlarına uygun ahşap seçimi, iyi bakım, gereği gibi kurutma, deformasyonları önlemeye yardımcı olur.
Ahşap pencere, özellikle konut yapımında, oldukça düşük olan maliyetinden dolayı her zaman için geçerlidir. Isı kaybı az olduğundan, ısıtma masrafının azalmasına yardımcı olur.
İç hacim rutubeti ne olursa olsun, ahşap yüzeylerinde su buharı yoğunlaşması olmaz.

DOĞRAMALIK AHŞABIN SEÇİMİ
Pencere doğramaları için kullanılan ahşap, çıtalı çamdır, sarı veya karaçam olabilir. Çıralı çamın yapım sırasındaki rutubeti en çok %12-20 olmalıdır. Çürümüş ahşap kullanılmaz, mavi renklenme olabilir. 1 m uzunlukta, bulunduğu yüzeyin kısa kenarının 1/3’ünü geçmeyen çapta yalnız bir tane kaymamış sağlam budak bulunabilir.
Budaklar parçaların birleşim noktalarına getirilmez, kaynamamış, düşücü budaklar çıkarılır, yeri sağlam ahşapla doldurulur, dolgu parçasının lifleri, ana parçanın lifleri doğrultusunda olur.
Bu tamir parçaları, 1 m.de 2 adetten fazla olamaz. Çatlaklar, bir yüzde kalmak üzere 1 mm geniş 5 cm uzun olabilir, daha geniş çatlaklar doldurularak tamir edilir.
Ahşabın lifleri eğri olmamalı, içinde reçine keseleri bulunmamalı, 5 mm geniş, 5 cm uzun keseler varsa temizlenerek tamir edilmelidir. Yapımında, piyasada her zaman bulunabilecek standart ölçülere uyulmalıdır. Bu nedenle 4 m uzunluğu ve 5 cm ve katlarını aşmamak lazımdır. Kasa, kanat ve kayıtlar eksiksiz yapılmalıdır. Yapımı tamamlanan pencerelerin atölyeden çıkmadan önce bezir ve bir kat astar boya ile boyanması, ahşabın rutubetini sabit tutabilme ve deformasyonları önleme bakımından yararlı olmaktadır. Atölye ve şantiyede hazırlanmış olan doğramaların depolanma sırasında, birbirine dokunmadan aralarına latalar yerleştirilerek istif edilmesi ve kapalı hacimlerde tutulması gerekir.

PENCERELERİN GÖREVİ

1. Pencere, binalarda en çok görevi olan yapı elemanlarından biri olması nedeni ile binanın kullanış olanaklarını ve içindekilerin sağlık ve yaşamını büyük ölçüde etkiler.
2.Pencere, iç hacimlerle dış dünyanın bağlantısını kurar, hacimlere gün ışığı, güneş ve temiz hava girmesini sağlar. Kışın yağmur, kar, rüzgar ve soğuktan, yazın yüksek ısı ve güneş ışınlarından korur. Sokak gürültüsünün önlenmesi de pencerelerin görevidir. İçeriden dışarının görünmesini sağladığı gibi dışarıdan görünmeyi de önler.
3.Bütün bu görevleri yanında pencere, bina dış yüzeyinde ve iç hacimlerde düzenlenişi, biçimi ve boyutları ile estetik açıdan da büyük katkıda bulunur.
Bir pencerenin yerine getirmesi gereken görevler şöyle özetlenebilir:
1. İç hacimlerin yeter ölçüde aydınlatılması,
2. Etkili bir havalandırma,
3. İç hacimlerin dışa bağlantısını kurmak,
4. Hacimlerin yerleşme düzenine katkıda bulunmak,
5. Sıcak, soğuk, yağmur ve gürültüye karşı korumak,
6. Işık ve güneşe karşı korunum sağlamak,
7. Kolay kullanılış ve rahat temizlik yapmayı sağlamak,
8. Ekonomik oluş, yapımında ucuzlukla beraber değerinden kaybetmemek ve az bakım masrafı ile korunumun sağlanmasıdır.
Bütün bu nedenlerle bir pencerenin, boyutları, biçimi, bütün içinde düzenlenmesi ve yapısal açılardan titizlikle incelenerek seçilmesi gerekir.

GÜN IŞIĞI İLE AYDINLATMA

Bir hacmin maksada yararlı bir biçimde ışıklandırılması, pencere boyutlarının yeterli ve maksada uygun seçilmesine bağlıdır. Büyük şehirlerde yaşayan insanın günlük yaşantısının 21 saati kapalı hacimlerde geçer, buralarda görme, doğal veya yapay ışıkla sağlanır. Görmeyi sağlayan kesin bir ışık şiddeti belirlemek olasılığı yoktur, ancak 40-80 lüks görme için gereklidir.
Oturma, çalışma, çocuk odaları, hatta mutfak evin güneş alan yönünde tertiplenmelidir, ev kadınının, günün oldukça önemli bir bölümünü mutfakta geçirmesi bunu zorunlu hale getirir. Yatak odaları, doğu, batı, hatta kuzeye bakabilir, çünkü güneşin olmadığı saatlerde kullanılır. Oturma hacimlerinde yeterli ışık sağlamak için, pencere büyüklüğünü oda yüzeyi m2’sine göre veya içindeki eşya vb.nin durumuna göre saptamak yeterli olmaz, yapılan incelemeler l/3,1/5,1/2 orantılarını vermiştir, böyle olmakla beraber, sürekli oturulan hacimlerde 1/6,1/10 döşeme yüzeyi=pencere yüzeyi olarak kabul edilebilir.
Hacmin ortasında, pencere önünden ölçülen derinliğin yarısından, yerden 80-100 cm yüksekteki P noktasından ışık şiddeti 50 lüksten az olmamalı ve yan duvardan l m uzakta bu miktar %l’ den fazla fark etmemelidir.

YAPIM SİSTEMLERİNE GÖRE PENCERE TÜRLEERİ

Pencereler, yapılış sistemlerine göre ,
1. Kanatlarının hareketlerine
2. Kanatlarının sayısına
3. Kanatlarının yapım sistemine
4. Sabit çerçevenin yapım sistemine
5. Sabit çerçevenin duvara bağlanışına
6. Sabit çerçevenin duvar kalınlığı içinde oturduğu yere göre ayrılırlar

1. Kanatlarının hareketine göre :
• Düşey kenar üzerinde hareket edenler, içe veya dışa açılanlar,(yan dönel)
• Alt kenar üzerinde hareket edenler (Alt dönel)
• Alt kenar ve yan kenar üzerinde hareket edenler (Karma veya yan-alt dönel)
• Sürülerek kenara toplanan ve yan kenarda açılanlar (Sürme-yan dönel)
• Yatay ve düşey eksenliler
• Yatay, sürülerek katlananlar (Katlanma)
• Düşey sürülerek açılanlar (Düşey sürme)
• Tümü ile düşey sürülerek gömülen kanatlar (Düşey gömme)
• Aynı düzlemde yatay sürülen kanatlar (Yatay sürme)
• Yatay sürülmekle beraber duvar içinde kaybolan kanatlar (Yatay gömme)
• Kendi düzlemine paralel açılan kanatlar (Paralel açılanlar) ismini alırlar, bu tip kanatları yan dönel olarak açmakta, gerekli takımları kullanarak mümkün olur.

2. Kanatlarının sayısına göre:
• Tek kanatlı
• Çift kanatlı
• Çift kanatlı, sabit ayaklı
• Üç kanatlı
• Çok kanatlı, (dört ve daha fazla) olurlar.

3. Kanatların yapım sistemine göre:
A) Tek yüzeyli pencereler:
• Tek yüzeyli camlı
• Tek yüzeyli çift camlı
• Tek yüzeyli çift yalıtıcı camlı
• Tek yüzey üzerine bileşik ahşap kanat
• Tek yüzey üzerine bileşik metal kanat
B) Çift yüzeyli pencereler:
• Derin telöre üzerine içe ve dışa açılan ayrık kanatlar oturur.
• Çift yüzeyli, iki yüzey içe açılır ve çift yüzeyli ayrık kanatlı ismini alır, kanatlar ayrı ayrı açılır.
• Çift yüzeyli, iki kanat tek sabit çerçeve üzerine oturur, iki kanat bir kerede beraber açılır ve çift yüzeyli bileşik kanatlı ismini alır.

4.Sabit çerçevenin yapım sistemine göre:

Sabit çerçeve ya kanat ahşabı kalınlığında (telöre) veya telöre ve kasadan meydana gelir. Kasa, pencere iç kenarlarını lento da ve yanlarda örten bir kaplamaya benzer ve gereğinde, çift yüzeyli ayrık kanatlı pencere olduğu gibi, iç kanadı da taşır.

5. Sabit çerçevenin duvara bağlantısına göre:

Duvarın bitiş örgüsüne göre değişiktir, bitiş örgüleri dişli veya dişsiz olabilir.
Dişli bitişler lento da da devam eder, diş çıkıntısı tuğla boyutlarına göre saptanır, uygulanacak pencere tipine göre, diş çıkıntısı ¼ tuğla=5,75 cm yada ½ tuğla=10 cm olur.
Dişler duvarın iç veya dış yüzünde olabilir, buna göre sabit çerçeve (telöre) dişe içten veya dıştan basar.
Dişler sabit çerçevenin oturmasına ek olarak yardımcı olduğu gibi yalıtım olanaklarını arttırır. Duvar dişine içten oturan telöre-kanat bağlantısını sağlayan menteşelere yeter genişlik bırakılmasına elverişli olmalıdır.

6. Sabit çerçevenin duvar kalınlığı içinde oturduğu yere göre:

Sabit çerçevenin dişli duvara oturuşunda dış tarafta geniş bir denizliğin oluşmasına neden ve dış görünüşte bina yüzeyinde derin bir profillenme ve gölgelenme yapar. Telörenin derinliği artırılarak gerektiğinde , panjur ve kepenklerin bağlantısı sağlanır, telöre derinliği yetmezse, parçalı hale getirilerek bu derinlik arttırılabilir.
Telörenin bitmiş, sıvanmış dış duvar yüzey düzlemi üzerine gelecek şekilde oturuşu olumlu sonuçlar getirir, içerde pencere önü genişler, gerektiğinde, bu genişlikten faydalanmak mümkün olur. Bina dış görünüşü daha çekici hale gelir, içe açılan kanatlar aç çıkıntı yapar. Ancak bakım, ısı yalıtımı ve gürültüden korunum bakımından gerekli önlemler alınmazsa sakıncalıdır. Duvarın birkaç cm çıkıntı yapması telöre-duvar bağlantısı bakımından yararlı olur.
Ancak bina yüzeyinden içeri çekilen pencere birikmiş tozların yağmurla yıkanmasına engel olur. Bu nedenle pencere doğramasının dışa oturması ve yağmur suyu akıntısının kesilmemesi doğrudur. Isı, ses v e gürültü yalıtımı için ayrıca gerekli önlemler alınabilir.

PENCERE BÖLÜMLERİ

Pencerelerin detaylandırılmasında adı geçecek bölümlerin anlaşılabilmesi için, bunların adlarının kısaca özetlenmesi faydalıdır.
Pencerenin duvarla bağlantı sağlayan hareketsiz bölümü: Sabit çerçeve (telöre) hareketli bölümler: kanatlardır.
Cam, kanatlara veya kanatsız pencerede sabit çerçeve üzerine oturur. Sabit çerçevenin, yan duvarlara oturan düşey parçaları yan dikmelerdir. Araya gelen sabit dikme (ara dikme)’dir.
Lento ve pencere tabanına oturan yatay ağaçlar (üst ve alt) başlıklardır. Pencereyi yatay olarak bölen sabit ağaç (ara başlık)’tır. Cam yüzeylerini bölerek küçük parçalara ayıran ağaçlar (kayıt) ismini alır.
Çift kanatlı pencerelerde orta bileşim de derzlerini içten ve dıştan örten düşey çıtalar bini adını alırlar.
Pencere tabanında dış taraf “dış denizlik” , iç tarafı “iç denizlik” ismini alır.
Pencere kayıtları bir bakıma kanatları takviye eder. Daha ince ve küçük cam kullanılabilir, kırılma halinde ucuza değiştirilebilir. Ancak kayıtların mahsurlu tarafları da vardır: Kanatların takviyesi için kayıtlara ihtiyaç yoktur, kanat ağaçlarının kesitlerini arttırmak yeter. Kayıtlar ışıklandırmada etkili cam yüzeyini azaltır ve büyük ışık kaybına neden olurlar. Pencere maliyetini yükseltirler, malzeme ve işçilik artar, temizliği zorlaşır ve nihayet kayıtlar, günümüz mimarisi ile bağdaşmaz.

ANA YAPIM İLKELERİ

TEK YÜZEYLİ PENCERE
Bu pencereler bir sabit çerçeve (telöre) ile kanatlar ve camdan oluşur. Ancak dış etkenlere, rüzgar, yağmur ve soğuğa karşı yeterli bir koruma sağlayamadığından ısıtılmayan, bodrum, depo gibi ikinci derecedeki hacimlerde kullanılması daha doğrudur. I. İklim bölgelerinde de oturma hacimlerinde kullanılabilmekle beraber, bu bölgede de çift yüzeyli ayrık veya çift yüzeyli bileşik kanatlı pencereler kullanılması öğütlenir.
İlerde göreceğimiz diğer pencere tipleri içinde geçerli olan ana konstrüksiyon ilkelerinin burada açıklanması tümünün anlaşılması için yararlı olacaktır.
Sabit çerçevenin yan dikmeleri ile alt veya üst başlık köşe bileşimi zıvana lamba ile bağlanır. Köşe bağlantılarında, temizi 45 mm olan kalınlık üç çeşit parçaya bölünür ve her parça 15 mm genişliğinde olur. Ekler ağaç çivisi ile pekleştirilir. Kanatlarda köşelerinin bağlantılarının, kanadın hareketli bir eleman olması nedeniyle daha rijit hale getirilmesi gerekir. Bu nedenle kanatlar da ağaç veya galvanize yıldız çiviyle pekleştirildikten başka iç taraftan görülen galvanize köşe bentlerden de faydalanmakta yarar vardır. Böylece kanadın sarkması, deforme olması önlenir. Ülkemizde kanat köşeleri, kırlangıç kuyruğu eklerle ve kamalarla birleştirilir. Kanatların sabit çerçeveye binme derinliği 12-15 mm olur. Macun için açılan yuva derinliği cam kalınlığına bağlı olarak değişir, 2.8 mm cam için 15 mm.lik derinlik, 1.8 mm.lik camlar için 12 mm.lik derinlik yeterlidir. Kalın camlarda derinliğin arttırılması gereklidir. 4-6 mm.lik camlarda 16-20 mm.ye kadar derinleşebilir, çift katlı camlar için özel detay uygulamak zorunlu olur.
Yerine macunla oturtulan camlarda macunlu tarafın dışa geleceğini unutmamalıdır. Özel detaylar için çıta kullanmak gerektiğinde çıtayı dış tarafa getirmemeli. Gerekli tedbirler alınarak içte çıta kullanılabilir. Dışta çıta kullanmak zorunluysa hafif metal profillerden faydalanmak, özellikle kanat alt başlığı için daha emniyetli olur. Kanadın cam kenarına bitişen iç profillerinde alt başlıkta içe doğru eğim vermek terleme sularının cam kenarından uzaklaşmasına akmasına yardımcı olur.
Profillerde keskin köşeler kullanmak doğru değildir, boyanın çabuk aşınmasına neden olur. Keskin köşelerin zımpara kağıdıyla silinerek yuvarlatılması lazımdır.
Kanatların alt başlığı yağmurluk çıkıntısı ile korunur, yağmurluğun alt kenarından 2 mm aşağıdan başlaması, macun profilin temiz macunlanmasını ve boyanmasını sağlar. Yağmurluğun ucu ¼ daire kesitli halindeki damlalıkla biter. Damlalık kesitinin yuvarlak olması rüzgarlı yağışta içinin su ile dolmasına ve suların alt başlıktan içeri girmesine neden olur.
Yağmurluğun üst yüzeyi toz birikmesine sebep olur. Ayrıca bu üst yüzey ve kenarlar boya için en elverişsiz yüzeylerdir, boya çok çabuk bozulur. Alt başlıkta özel koruyucu metal profiller kullanılırsa yağmurluk çıkıntısından vazgeçmek mümkün olur. Kullanılacak profilin hafif metal olması halinde paslanma ve PVC profillerde olduğu gibi soğuktan kırılma tehlikesi olmaz.
Sabit çerçeve üzerinde iç kenarda açılan 4×6 mm.lik kanat, telöre arasından kapilarite ile sızan suyu sabit çerçeve tabanındaki iç kanal yoluyla veya geri çekilen taban profili yardımıyla dışa atmaya yarar.

TEK YÜZEYLİ, ÇİFT CAMLI PENCERELER
En eski çift camlı pencere tipi, tek kanat üzerine ayrı ayrı iki camın oturması ile elde edilen tiptir. Ancak iki cam arasına toz girme tehlikesi ve aralıklarındaki havanın kapsadığı su buharının, dış camın iç yüzeyinde yoğuşması ile kirlenmeye yol açar, camlar arasındaki hava rutubetinin rutubet emici (kalsiyum klorür) maddeler aracılığı ile giderilmesi bu pencereleri daha kullanışlı hale getirmektedir.

YALITICI CAMLARLAR PENCERE
Bu tür camların kullanılması, ayrık çift yüzeyli, bileşik çift yüzeyli ve benzeri pencerelerin, ısı yalıtımı açısından yerini almaktadır.
Çift katlı tek cam, pencere konstrüksiyonunu sadeleştirmekte, temizliği kolaylaştırmaktadır.
Tek yüzeyli pencerelere, kanatların üzerine bırakılacak faturalar üzerine oturan ikinci bir kanat takmak mümkündür. Elde edilen çift yüzeyli pencere, kullanma kolaylığı sağlar, temizlik için takma kanadı açmak yeter, telöreyi kalın seçerek, ana kanat-telöre bileşimini çift fatura üzerine oturtmak mümkün olur. Isı ve ses yalıtımı bakımından daha gelişmiş bir pencere tipi elde edilir.
Takma kanadın ahşap yerine metal profillerden faydalanarak yapımı mümkündür. “Z” şeklinde çelik veya hafif metal profiller kullanılabilir.

ÇİFT YÜZEYLİ PENCERE
Çift yüzeyli pencerede iki ayrı kanat vardır. Bu kanatlar;
• Ayrık çift yüzeyli pencerede ayrı ayrı, içeri
• Derin telöreli pencerede içe ve dışa
• Bileşik çift yüzeyli pencerede, bir defada ve içeri açılır
• Bu pencerelerde, çift camlar arasındaki uzaklık, açılan kanatta derz uzunlukları ve derz yalıtımı itinalı yapılmak şartıyla oldukça iyi ısı ve ses yalıtımı sağlamak mümkündür.
• Ayrık çift yüzeyli pencerelerde dış ve iç kanatları birbirinden ayıran kasa, aynı zamanda duvar kenar yüzeyinin örtülmesine ve duvarda ısı yalıtımınla yardımcı olur, kasa arka boşluğunun yalıtıcı bir dolgu ile doldurulması bu yalıtımı arttırır. Camlar arasındaki aralığın ısı ve ses yalıtımı açısından doğru saptanması gerekir.
• Bileşik çift yüzeyli pencerede camlar arasındaki aralığı 30-60 mm.de tutmak mümkündür.
• Bu pencereler, ahşap derinliğinin fazla olmaması nedeniyle ışığı kesmez ve aynı zamanda iç denizliğin geniş kalmasını sağlar.
Camlar arası 50 mm olarak saptandığında ısı yalıtımı bakımından yeterli olur, bir kerede açılır tek ispanyolet kullanılır. Az ahşap gerektirir.Bakımı kolaydır.
Bileşik çift yüzeyli pencerede telöre derinliği fazladır, tek ağaç yerine birbirine yapıştırılmış parçalı telöre kullanılması, ahşabın dönmesini önler.
Bu pencerede iç kanat taşıyıcıdır. Kendi menteşesi ile telöreye asılıdır, dış kanat iç kanada asılmıştır, iki kanadın birbiri üzerine aralıksız oturması için açılabilir mandallarla birbiri üzerine sıkıcı kapatılır.
Bileşik çift yüzeyli pencerelerde iki yapım sistemi uygulanabilir, biri yukarıda açıklandığı gibi kanatların birbiri üzerine aralıksız kapanışı, öteki kanatlar arasını açık bırakan yapım sistemidir.

TEK YÜZEYLİ PENCERELERDE YAPIM
Özel bir isteğe cevap vermesi söz konusu olmadıkça, pencerelerde kullanılan temiz ahşap kalınlığı 45 mm.dir. Bu kalınlık, işlenmemiş durumda 50 mm kalınlıktaki ahşaptan elde edilir.
Doğramada telöre genişliği, pencere boşluğunun dişsiz veya dişli bırakılmış olmasına bağlı olarak değişir. Kanat ahşabı genişliğinin, varsa, tuğla duvar derinliği göz önünde bulundurulmakla birlikte, kanat-telöre bağlantısını sağlayan menteşe için gerekli genişlikte, sıva örtüsü için, varsa, iç köşeye oturacak çıta genişliği de katılarak saptanması gerekir.
Pencere iç tarafına açılacak profillerin, temizliği zorlaştırmayan ve ışığı kısıtlamayan sade profillerden seçilmesi lazımdır, bu profillerin camın oturduğu macun yuvası genişliğini aşmaması gerekir, aksi halde, kanat köşe bağlantıları için gerekli geçmelerin incelenerek zayıflamasına neden olur.
• Kanat ağacının genişliğinde köşe bağlantıları göz önünde tutularak, 55 mm.den küçük yapılmaz.
• Telöre genişliği 65-75 mm sınırları içinde kalabilir.
• Yağmurluk ve damlalıkla biten kanat alt başlığı, ülkemizdeki uygulamalarda, tek parça ağaçtan soyularak elde edilir, uygun bir detay ve itinalı işçilikle, yağmurluk çıkıntısının ayrı iki parçadan oluşturmak da mümkündür.
• Kanat-telöre bileşim derzleri için en sade kesit tek lambalı derzdir. Ancak ısı ve ses korunumu söz konusu olursa yetersiz kalır. Bu nedenle oturma ve yatmaya ayrılan ve diğer yaşanan hacimler için uygun değildir.
• Çift lambalı “S” veya “Z” lambalı bileşimler, sözü geçen hacimler için daha uygundur.
Tek kanattan oluşan tek yüzeyli pencerelerde kanat bir düşey kenardan telöre ye menteşe ile asılırken, öteki düşey kenarı, maksada uygun düşen bir kapanış takımı ile telöre üzerine kapanır.
Kanat-telöre bileşim derzleri yağmur sularının içeri sızmasına neden olur, ahşap pencerelerde bunun önüne geçilemez, ancak sızan suların tekrar dışarı akıtılması mümkündür. Daha evvel de açıklandığı gibi, suları, sabit çerçeve alt başlığından açılan bir kanalda toplamak mümkündür. Bu iç kanala verilecek küçük bir eğimle ve yerine sıkıca oturtulmuş bir bakır boruyla sızan sular tekrar dışa akıtılır.
Suların, iç kanalda toplanması yerine, doğrudan ve bekletilmeden dışarı akıtılması da mümkündür. Bunu sağlamak için de düşey iç kenardaki kanalı ve buraya sızacak suları da telöre alt başlığında dışa açık biçimde profillendirmek yeterli olur.
Çift kanatlı pencerelerde, ortada veya genişliği farklı kanatlarda bir kenara daha yakın, iki kanadın üzerinde iç ve dışta binilerle örtülü kapanış çizgisi bulunur. Genellikle içe göre, sağ kanat sol kanat üzerinde örtülür. Kapanmayı sağlamak için ispanyolet tiplerinden biri (Kapazlama, yarım gömme, tam gömme) kullanılır.
Tek kanatlı pencerelerde ve balkon kapılarında kavrama ispanyolet kullanılması daha sıkı kapanmayı sağladığı gibi görünüşü de daha sade olur.
Pencere, ara dikme ile bölünürse kanatlar bu dikme üzenine kapanır. Bu tertipte, ara dikmenin genişliğini mümkün olduğu kadar azaltmak gerekir. Kapanış için mandal ve benzerleri ile iki kanadın ayrı ayrı kapanmasını sağlamak için Kapazlama ispanyolet veya gömme, kavramalı ispanyolet tiplerinden birini kullanmak gerekir.
Ara başlık üzerine bağlanan ve içe açılan havalandırma kanatlarında normal kanatların üst başlığı ile havalandırma kanadının alt başlığı sabit ara başlık üzerinde bir araya gelir, görünüşteki kalınlık artar, bu nedenle ışık girişini kısıtlar. Ara başlığın görünüşteki kalınlığını gidermek için, değişik tertiplerde düzenlenebileceği göstermektedir.

ÇİFT YÜZEYLİ PENCERE YAPIMI

Çift yüzeyli pencereler ülkemizde ayrık kasalı, ayrık derin telöreli ve bileşik olarak üç tip halinde uygulanmaktadır. Çift yüzeyli pencereler ısı ve ses yalıtımı sağlarlar. Çift yüzey yerine tek yüzeyli tiplere çeşitli nitelikte çift camlar takarak ısı ve ses korunumu sağlamak olanağı da vardır.

• AYRIK ÇİFT YÜZEYLİ (KASALI) PENCERE:
Bu pencerelerde kanatlar (tek veya çift) ayrı ayrı açılırlar, kapanırlar, iki cam yüzeyi arası, çeşitli fiziksel şartları yerine getirmek üzere ayarlanır, dışa gelen kanatlar telöre üzerine bağlıdır, iç kanatlar, iç kenar kaplaması (kasa) veya pervaz üzerine bağlıdır. Sıva ve derz örtüsü çıtalarının kullanılmaması halinde görülen ahşap genişliği, duvar kenarında azalabildiği gibi, iki cam arasının da daha küçülerek 82 mm.den 72 mm.ye indirilebilir.
Kasa kalınlığını arttırarak, kanadı doğrudan kasa üzerine “S yada Z” faturalarla ot oturtmak mümkündür. Bu durum, iç kanadın biraz daha gömülerek iki cam arasının daha yaklaştırılmasına yarar, ısı yalıtımı bakımından konveksiyonu önleyici (kanatların sıkı ve geçirimsiz kapanması şartıyla) bir tertip elde edilmiş olur.
Ayrık çift yüzeyli içe açılan pencerelerde, genişlik ve yükseklikler birbirinden farklı, dış pencere küçük, iç pencere daha büyüktür, her iki pencerenin de içe açılması bu farklılığı gerekli kılar.
1. Ayrık ve doğrudan derin telöre ye oturan, içe ve dışa açılan kanatlarda bu farklılık yoktur. Kanat büyüklükleri aynıdır.
2. Dışa açılan kanatlar özellikle fazla rüzgarlı bölgelerde yararlı olur, rüzgar basıncı kanatların telöre ye daha sıkı basmasını sağlar ve yalıtım daha etkili olur.
3. Bu pencerelerde telöre dişsiz duvara oturur.
4. Dışa açılan kanatların açık durumda dış duvar yüzüne paralel gelinceye kadar açılması veya çengeller yardımı ile yüzeye dik tutulması olasılığı da vardır.
5. Bu pencerelerde, yaz aylarında iç kanatların çıkarılıp tek yüzeyli pencere olarak kullanılması halinde, kullanma kolaylaştığı gibi eskimenin de bir miktar önlenmesi mümkündür.
Dışa açılan kanatların rüzgara karşı tam koruyucu olabilmesi için ortada da sabit ara dikmeye dayanması gerekir. İç kanatların aynı dikmeye bastırılması yada normal iki kanatlı bir pencere olarak yapılması olasılığı da vardır. Dışa açılan kanatlar gömme mandal, çengeller veya gömme-kavrama ispanyolet yardımı ile kapatılır.

• BİLEŞİK ÇİFT YÜZEYLİ PENCERE:
Bileşik çift yüzeyli pencereler, açıp kapama kolaylığı ve hemen hemen ayrık çift yüzeyli pencerenin sağladığı ısı korunumu sağlar, daha az ahşapla yapım olanağı vardır. Derin telöreli çift yüzeyli ve kasalı çift yüzeyli pencerelerin aksine yalnız bir ispanyolet takımı ile çalışır. Camlar arasındaki aralık 25-55 mm olabilir, ısı korunumu bakımından en uygun aralık 45-50 mm.dir. Arada hareketsiz kalan hava tabakası, ısı kaybını önler. Genellikle olduğu gibi, bileşik kanatların kapanma derzleri üç bant halinde bastığından ayrık kanatlara kıyasla daha az yalıtıcıdır, ancak alt başlıkta hafif metal profiller ve bütün kanat ve sabit çerçeveyi saran plastik veya kauçuk bantlar kullanmak, gerek ısı gerekse ses yalıtımı bakımından daha sağlıklı bir bileşik kanatlı pencere yapımına olanak sağlar.
Kapaklar yalnız temizlik için birbirinden ayrılır, iki kanadın birbiri üzerine sıkı kapanışı, özel mandallar yardımı ile olur.
Pencere kanatları tek yada iki parçadan oluşan bir sabit çerçeveye oturabilir. İki parçalı telöre de dış parça kepenk, panjur gibi elemanların bağlanışı için elverişli mesnetler sağlar.
Yalıtımlar konusunda sözü edilen tek yüzeyli pencerelere içten takma kanat eklenerek elde edilen pencereler de bileşik çift yüzeyli pencerelerin yerine uygulanabilir.

SÜRME PENCERELER
Sürme pencereler genellikle yüzey m2’si fazla olan pencerelerdir. Kendi yüzey düzlemleri içinde hareket ederler. Kanatlar ne içe ne de dışa doğru sarkmazlar. İstenilen açıklıkta tutulabildiklerinden havalandırma için istendiği gibi ayarlanmaları mümkündür. Bazı sistemlerde kanatların, her kenarında iyi sıkışarak kapanması nedeniyle rüzgar sızmasında önüne geçilebilir.
Genel olarak sürme pencerelerin bir bölümü açılabilir, tümü açılamaz. Oldukça komplike detaylar uygulayarak sürme pencereyi, düşey yatay olarak duvar içine gömmek mümkün olur, ancak maliyet yükselir.
Sürme pencereler, kanatlarının hareketine göre, düşey sürme yada yatay sürme olurlar:

• DÜŞEY SÜRME PENCERE: Düşey sürme pencereler iki kanatlı, bazen de üç kanatlı olarak yapılırlar. Kanatların yatayda bileşim çizgileri, ayakta duran yada oturan kimsenin görünüşünü engellemeyecek yükseklikte kalacak biçimde düzenlenir. Tam ve engelsiz bir açılış için düşey sürme-gömme pencereler uygulanabilirler. Bu pencereler iç ve dış hacim bağlantısı bakımından çok yararlı olmakla beraber, oldukça pahalı mekanik tertiplere gereksinme vardır.
Temiz 3.00 m.lik kat yüksekliği seçilmesi halinde ve normal korkuluk yüksekliğinde, yatay birleşim çizgisi göz yüksekliğinden yukarıda kalabilir. Havalandırma bakımından kanatların düşey hareketli olması olumludur.
Düşey sürme pencerelerde şiddetli hava akımına neden olmadan sürekli havalandırma olanağı olduğu gibi kesintili ve tam havalandırma için de uygun olmaktadır. Kanatların orta bileşimi, alt ve üst başlıkların birbiri üzerine binerek sıkışması ile sağlanır.Yanlarda, kanatlar aynı zamanda sıkı kapanmayı sağlayan kanallar içinde hareket eder.
Kanatların düşey olarak hareketlerini sağlamak için, kanat ağırlığını dengeleyen ağırlıklar gerekir.
Düşey sürme olarak hareket eden ve bulunduğu katın altına (bodruma) inen pencereler, iç hacimle bahçeyi bağlamak bakımından ideal pencerelerdir. Fazla büyük pencerelerde kanatların hareketi bir motorla sağlanır. Bu pencereler kapı-pencere görevini görürler. Düşey sürme pencerelerde, pratikte uygulanması kolay, kanatların oturduğu düşey kanalları ayıran, üst kenarda dışa, alt kenarda içe yatık olarak eğimli oturan çıta yardımı ile kanatlar birbiri üzenine sıkışarak geçirimsiz bir kapanış sağlar.
Düşey sürme pencereler için, daha geçirimsiz kapanmayı sağlamak amacı ile, çeşitli sistemler geliştirilmiştir. Bu sistemler, alışılmış marangozluk yöntemleri dışında, özel olarak hazırlanmış takımları gerektiren, daha doğrusu, yapımı bu takımlara bağlı olan pencerelerdir. Yurdumuzda uygulanmayan bu tip pencereler dış ülkelerde patentli olarak imal edilir.

• YATAY SÜRME PENCERE: Yatay sürme pencerelerde kanatlar birbiri üzerine sürülerek açılır, kanat sayısı tek yada daha fazla olabilir. Tek kanatlı sürme pencereler ancak iki duvar arasına gömülerek açılır, çok kanatlılar ya birbiri üzerine sürülür ya da (çift kanatlıda) duvarlar içine gömülür. Bu durumda pencere boşluğu tüm olarak serbest kalır.
Yatay sürme pencere, diğer sürme pencerelerde olduğu gibi, kanatların iç hacme sarkmaması nedeni ile olumlu bir pencere tipidir. Düşey derzler, kanatların birbirine kenetlenmesi ile geçirimsiz hale getirilir, bu nedenle PVC plastik bantlar, fırçalar, metal özel profil ve lamalar kullanılabilir. Yatay derzler, tabanda sürme kanadın plastik yalıtım profilleri üzerine basarak oturtulması ve lento da kırlangıç kuyruğu geçmelerin sıkışarak kapanması ile geçirimsiz hale getirilir. Geliştirilmiş yatay sürme pencerelerde de düşey sürme pencerelerde olduğu gibi oldukça komplike ve pahalı takımlara gereksinme vardır.

YATAY EKSENLİ PENCERELER

Bu pencereler yatay eksen üzerinde dönerek açılan pencerelerdir. Büyük yüzeyler halinde yapılırlar. Okul ve büro binaları için uygundur. Ağırlık merkezine yakın olarak açılan pencere kolaylıkla hareket eder. Bundan başka alt ve üstten havalandırma sağlar. 80 derece dönebildiği için camın dış yüzü de kolaylıkla temizlenebilir. Özel menteşeler kullanılarak kanadın istenilen durumunda durması sağlanır. Basit çözümler için havalandırma kanatlarında kullanılan makaslardan faydalanmak mümkün olur. Küçük kanatlar mandal vb. bir takımla kapatılabilir. Büyük kanatların geçirimsiz sıkı bir biçimde kapanabilmesi için kanat alt başlığı ortasına gelen kol yardımı ile çalışan takımlar kullanılır.

Kanat aralığı 250 kg kadar olabilir. Yatay eksenli pencerelerin bazı sakıncalı yönleri de vardır. Örneğin ısınan bina yüzeyinden yükselen sıcak hava açık kanattan içeri girer. Gürültü de aynı yoldan içeri girer. Normal storlar yada lamel storlar bu tip pencereler için olumlu çözümler vermez.

DÜŞEY EKSENLİ PENCERELER

Bu tip pencereler de yatay eksenli pencereler gibi büyük yüzeylere olanak veren pencerelerdir. Büyük cam yüzeyi görüşü engellemez. Dönüş aksı genellikle ortada üst ve alt başlıklar üzerindedir. 180 derece döndürülerek temizlik yapılabilmesi için düşey eksen ortadan 3 cm kadar çekilir. Kanadın sol tarafı içe sağ tarafı dışa açılır. Çok kere dönüş ekseni açıklığın ortası yerine 1/3 noktaya kaydırılır. Dönen kanadın içeriye çok sarkması sakıncalı ise soldaki 1/3 nokta dönüş ekseni olarak seçilir. Bina dışına doğru fazla çıkıntı sakıncalı olursa sağdaki 1/3 nokta eksen olarak seçilir.

Düşey eksenli pencerelerde değişen derzleri solda içe açılışı, sağda dışa açılışı sağlayacak şekilde, yatay eksenli pencerelerininkinin aynı olur. Düşey eksenli pencereler dar ve yüksektir. Genişliği 1,60 m.yi aşmaz. Alt menteşe bütün kanat yükünü alır. Bu nedenle yükü pencere tabanına aktarmak için özel tertip gerekir. Her iki menteşenin özel frenleyici tertiplerden seçilmiş olması doğru olur. Bu olanak yoksa basit çengellerden faydalanmak gerekir.
Kapanmayı sağlamak için kavrama ispanyolet uygun olur. Camların macunlanması sırasında yüklerin doğru dağıtılabilmesi için takozlamanın doğru yapılması gerekir. Yatay eksenli pencerelerde olduğu gibi düşey eksenlilerde de güneşten korumak için lamel storları bileşik çift yüzeyli pencerede iki cam arasına yerleştirmek tek çözüm şeklidir.
AHŞAP PANJURLAR

Panjurlar pencere kapaklarının yerine getirdiği görevi daha değişik biçimde yerine getirirler. Ancak kapakların tam olarak sağlayamadığı cam kasalarının içeride tam olarak açılmak halinde daha yeterli bir biçimde sağlarlar.

Panjurların tam kapalı olmak durumunda da, panjur kanatlarının belli aralıklı olarak sabit yapılması veya kanatlar panjur çatkısı içinde eksenleri üzerinde dönmesini sağlamakla bunu yapmak mümkün olur.

Bu uygulama ile daha iyi bir aydınlatma ve havalandırma mümkün olur. Panjur yaprakları üzerine düz olarak tespit edilen bir çıta ile yaprak açılarını istenildiği gibi ayarlamak mümkün olur, ahşap çıta yerine bir metal çubuk da bunu sağlayabilir.

Panjurlar tablalı kepenklerin değişik bir türüdür. Bir çerçeve içine giren 10-12 mm kalın çıtalardan oluşur. Bunlar 30-45 derece eğimle otururlar, hareketli ve hareketsiz olabilir, kapalı durumda eğim dışa dönüktür. Çıta araları mümkün olduğu kadar az, 20 mm kadardır.

Çıtalar çerçeve ile aynı düzlemde, yüzeyden çıkıntılı veya geri çekik olabilir. Panjurların duvar yada telöreler üzerine bağlanışı kepenklerde uygulanan biçimde olur. Menteşelerin özel olarak biçimlendirilmesi mümkündür. Kapanış mandallarla sağlanabilir.

PENCERE TAKIMLARI

Piyasada mevcut pencere (yada kapı) takımlarının tanınması pencere doğramalarının detaylandırılması bakımından önem taşımaktadır. Eskiden her doğrama için ayrı takımlar yapılması normal sayılırken bugün piyasada mevcut olan takımlara göre bir detaylandırma söz konusudur. Ancak ülkemizde piyasada mevcut takımların tam bir dökümünü verecek yeterli dökümanlara sahip değiliz. Birkaç firmanın bazı kuruluşlar aracılığı ile yaptıkları yayınlar da yetersiz kalmaktadır.

Pencere doğramalarının yapımında çeşitli kenetler, çiviler ve vidalar, menteşeler, çeşitli mandallar, ispanyolet takımları vb. kullanılmaktadır.

• KENETLER: Telöre yi duvara bağlamak için kullanılırlar. Kenetler çakma yada gömme olurlar. Çakma kenetler, tuğla derzi içine çakılır. Gömme kenet için ayrıca yuva açmak ve çimento harcı ile bağlantı sağlamak gerekir. Telöre ye bağlantısı vida ile yapılır. Gömme kenetlerin telöre üzerine açılan yuvaya gömülmesi gerekir.

• PENCERE KANADI TAKVİYE PARÇALARI: Gönye biçiminde ahşaba gömülü olarak oturtulurlar. Bunların yerine konmadan evvel sülegen boya ile boyamak gerekir. Bronzdan aynı zamanda süsleyici olarak imal edilebilir.

• ÇİVİLER: Basit çiviler, tel yada başlı çiviler biçiminde olurlar. Camlarda kısa başsız tel çiviler kullanılır. Normal gömme menteşelerde de, başsız çiviler, ahşaba rahatça gömüldüğü için tercih edilir. Kanat ve telöre köşe bağlantıları için geçme ve ağaç çiviler söz konusudur. Bu birleşimlerde normal çivi kullanılmaz.

• YILDIZ ÇİVİ: Galvanize edilmiş olarak 16-80 mm uzunlukta imal edilirler. Kanat köşelerinde, ağaç çivi yerine kullanılırlar. Piyasada ithal malı olarak bulunabilmektedir.
• VİDALAR: Genellikle ahşapta kullanılan vidalar ağaç vidası ismini alırlar. Yerine sıkı oturmayı sağlamak için konik olarak biçimlendirilirler.

• BASİT MANDALLAR: Tek yada çift taraflı olarak imal edilirler. Çift taraflı mandallar, sabit ara dikme üzerine kapanan çift kanatlı pencerelerde kullanılırlar. Ökçesiz ve ökçeli olarak imal edilebilirler. Mercek başlı vida ile sabit çerçeveye oturtulurlar. Kanat üzerine sıkışmayı sağlamak için tel yada bronz dökme bir taban kanat üzerine gömülür. Menteşenin ökçe yüksekliği kanadın telöre üzerinde kalan yüksekliğine göre saptanır.

• GÖMME MANDALLAR: Pencere kanadının, basit mandallarda olduğu gibi, bir noktadan kapanmasını sağlarlar. Bir ispanyolet kolu ile açılıp kapanırlar. Kapanış kol miline bağlı dil yardımıyla olur. Dil karşılığı olan yuvaya girer.

• HAVALANDIRMA KANATLARI İÇİN ÇAKMA MANDALLAR: Havalandırma kanatlarında kullanılırlar. Kanat üzerine bağlı mekanizmanın yaylı dili telöre ye oturan yuvasına girerek kapanmayı sağlar. Döküm veya presli olarak değişik tiplerde bulunur. Ancak birçok takımlarda olduğu gibi piyasaya sürülenlerin tam bir listesini bulmak olanaksızdır.

• HAVALANDIRMA KANATLARI İÇİN MAKASLAR: Kanadın sürekli havalandırma için açık durmasını sağlar. Bronz ve demir döküm yada presli olarak saçtan yapılırlar. Makas kolu arasında kalan girintili yuva havalandırma kanadını yarım açıklıkta tutabilir.

• GÖMME MENTEŞELER: Genellikle iki kanatlı olurlar. Yan dönel alt ve üst dönel pencere kanatlarında kullanılırlar. Dar olan alt kanat telöre ye geniş üst kanat pencere kanadına gömülür. Her kanatta iki yada üç delik bulunur. Başsız çivi ile yada en iyisi başsız vida ile telöre ve pencere kanadına bağlanırlar. Çivi yada vida başları ahşaba gömülür. Bir pencere kanadı için en az iki menteşe kullanılır. 1.50-2.25 m yüksekliğindeki kanatlarda üç menteşe kullanmak gerekir. Küçük pencere kanatları için 100 mm uzunluktaki menteşeler yeterlidir. Daha itinalı uygulamalarda 120 mm.lik menteşeler kullanmak uygun olur. Özel yapım gerektiren pencere kanatlarında ikiden fazla kanatlı menteşeler kullanılabilir.

• İSPANYOLETLER
1. Üstten (Kapazlama) ispanyolet, tek kanatlı pencerelerde kanat üzerine açık olarak oturur. Bu ispanyoletin bini üzerine gelmemesi gerekir. Aksi halde ispanyolet makaraları çok yüksek kalır. Pek önemli olmayan hacimlerdeki pencerelerde de aynı ispanyolet kullanılır.
2. Yarım gömme ispanyolette ispanyolet demiri bini içindeki yuvaya gömülmüştür. Hareket mekanizmasının yarısı biniye gömülür.
3. Tam gömme ispanyolette ispanyolet demiri ve mekanizması kanat ahşabı içine gömülmüştür. Tam gömme sistemde ispanyolet kolu mile bağlı dil yardımı ile kanatlar yalnız alt ve üstteki makaralarla değil kanat ortasında da sıkı kapanmaya yardımcı olur. Dilin oturması için karşı kanada dil yuvası gömülmüştür.
4. Kavrama ispanyoletlerde hareket mekanizması kanat ahşabı içine kesit ortasından gömülür. Dışa ve içe açılan kanatlar için ayrı iki tip vardır. Balkon kapıları ve tek kanatlı pencerelerde kullanılır. Çift kanatlı ve birbiri üzerine kapanan pencerelerde kullanılamaz. Kanadın telöre üzerine sıkı kapanışı üç adet makaralı pim yardımı ile sağlanır.

KAPLAMALAR

Bir binanın taşıyıcı elemanlarının çalışma şekli ile yapısında kullanılan malzemenin cinsi, yapının niteliğini ortaya koyar. Taşıyıcı sistemin esasını oluşturan kaba inşaat elemanlarının yüzeyleri çeşitli malzemelerle kaplanır. Kaplama şekli ve malzemenin türü binanın ve kaplamasının yapılış amacına uygun olarak seçilir.

Binanın esasını oluşturan ve yüklerini taşıyan duvar, kolon, kiriş, döşeme ve merdiven gibi yapı elemanlarının yüzeylerine çeşitli yapı malzemeleri ile yapılan kaplamalardır. Kaplama malzemesinin türü, biçimi ve yapılış şekli, kaplamanın yapılış amacına göre değişir.
Kaplamalar genel olarak aşağıdaki amaçları gerçekleştirmek üzere yapılır:

1. Bina elemanlarını dış etkenlerden korumak
2. Kaba inşaat elemanlarının dış görünümünü güzelleştirmek
3. Eleman yüzeylerinin aşınmaya dayanıklılığını arttırmak
4. Binanın kolay, rahat ve sağlığa uygun kullanımını sağlamak

Binalarda yapılan kaplamalar, uygulandığı kaba inşaat elemanlarına ve kullanılan kaplama malzemesinin cinsine göre sınıflandırılır ve isimlendirilir. Yüzeyi kaplanan inşaat elemanlarının başlıcaları duvar, döşeme ve merdivenlerdir. Kolon ve kirişlerin kaplamaları, duvar kaplamasına benzer. Duvar kaplamalarında, ahşap, kagir ve metal malzemeler , döşeme ve merdiven kaplamalarında ahşap, kagir ve plastik esaslı malzemeler kullanılır.
Ahşap kaplamalar yapıldıkları yere göre 3’e ayrılırlar:

1. Ahşap duvar kaplamaları
2. Ahşap tavan kaplamaları
3. Ahşap döşeme kaplamaları

AHŞAP DUVAR KAPLAMALARI

Ahşap yapıların ömrü, kagir yapılara kıyasla daha az, yanma ve çürüme tehlikesi ile maliyetinin daha fazla olması nedeniyle, bina inşaatında kullanma alanları azalmıştır.

Ahşap yapılar, yığma veya iskelet sisteminde inşa edilir. Ahşap yığma veya blok yapılarda duvarlar düzgün yuvarlar kesitli, 8 ila 20 cm kalınlığında ahşaptan ve dikdörtgen kesitli 8 ila 20 cm kalınlığında ahşap tomruk veya kirişler üst üste konularak ve köşelerde birbiri üzerine bindirilerek yapılır. Bu duvarlar görünüşünün güzel olması istenilen küçük binalarda yığma sisteminde yapıldığında dış yüzeyleri kaplanmaz. Sadece ahşabın dayanıklılığını arttırmak ve güzelleştirmek üzere vernik veya renksiz boya sürülür. Duvarın iç yüzeyi çoğunlukla kaplanmaz, bazı hallerde duralit ve sunta gibi ahşap elyaflı levhalarla kaplanır.

Ahşap iskeletli veya karkas yapılarda binanın esasını iskelet elemanlar oluşturur. Yükleri bu elemanlar taşır. Ahşap iskeletli duvarlarda dikme, başlık ve boyunduruklar arasındaki boşluklar kagir malzemelerle doldurulur veya yüzeyleri çeşitli şekillerde kaplanır. Ahşap iskelet arası kagir malzemelerle doldurulduğunda iç ve dış yüzeyleri sıvanır. İskelet elemanları arası boşluklar doldurulmadığında duvarların dış ve iç yüzeyleri çeşitli şekillerde kaplanır. Duvarın ısıyı ve esi geçirmesini önlemek üzere kaplamalar arasında kalan boşluğa çeşitli yalıtkanlar konur.

Resmi, ticari veya hususi bina içlerinde, mahallerde ve bölümlerde duvarlardaki monotonluğu gidermek, estetiği yükseltmek, eşyaların duvara sürünüp deformasyonunu engellemek ve duvar ile aralarına tecrit malzemesi konularak yalıtım düşünmek için ahşap duvar kaplamaları yapılmaktadır. Ahşap kaplamaların tabii ve sıcak oluşu, mahallerde zenginlik ve güzellik arz eder. Duvarlarda kullanılan ahşap kaplamalara LAMBRİ adı verilir.

Ahşap duvar kaplamaları yapıldıkları yerin önemi ve konumuna göre döşemeden l m yükseklikte, kapı üstüne kadar veya tavana kadar yapılabilir. Bunların dışında özel durumlar da söz konusu olursa istenilen yükseklik ve genişlikte tercih edilebilir.

Ayrıca ahşap duvar kaplamaları sadece duvarlarda değil, uygulama teorisi, kalorifer peteklerinin gizlenmesi, özel çiçeklik veya değişik tabloların yapımında kullanılmaktadır.

AHŞAP DUVAR KAPLAMA ÇEŞİTLERİ: Ahşap duvar kaplamaları günümüzde çok değişik şekillerde uygulanmaktadır. Kaplamalardaki çeşitliliği, güzelliği ve estetiği artırmaktadır. Ahşap duvar kaplama çeşitleri seçilirken uygulanacağı bölümlerde estetik yaratıp yaratmayacağı, altına izolasyon düşünülüyorsa da (ses ve ısıya karşı) tecrit malzemesiyle uyum sağlayıp sağlayamayacağı iyi düşünülmelidir. Ahşap duvar kaplama çeşitleri şunlardır:

1. Tahtadan yapılan lambriler
2. Tahta ve çıtalardan yapılan lambriler
3. Çıtadan yapılan lambriler
4. Masif aynalı lambriler
5. Suntadan MDF, kontrplak, başka plak ve levhalardan yapılan lambriler
6. Plastik kaplamalar

1. TAHTADAN YAPILAN LAMBRİLER: Bu tip lambrilerin yapımında kayın, ceviz, diş budak, karaağaç, meşe, köknar ve çam ağacından malzemeler kullanılmaktadır. Lambri malzemesinde aranılan özellikler:

a) Düzgün elyaflı, desenli olmalıdır
b) Budaksız olmalıdır
c) Fırınlanmış birinci keresteler kullanılmalı
d) Fırınlanmamış yani yaş keresteler kullanılmamalıdır.

Lambriler genel olarak 25 cm kalınlıkta, 40-70 cm genişlikte özel olarak yapıldığında 2 ila 3 m arasında değişen uzunlukta imal edilebilirler. Bu lambri parçasının bir ucuna dişi zıvana diğer ucuna ise erkek zıvana açılarak birbirine geçme şeklinde uygulanırlar. Lambrili yüzey duvar üzerine monte edilen 25×15 mm.lik ince kadronlar üzerine zıvanalarından başsız çivi ile monte edilir veya duvar içerisine gömülen takozlara ince kadronlar çakılır ve bunların üzerine lambriler döşenir.

Lambri döşemesinde bir değişik yöntem ise iki ucuna dişi zıvana açılmış tahta lambri arasına ayrı desen yaratacak şekilde masif bağlayıcı kavak veya gürgen kontrplak yapılabilir. Bu kontrplaklar boyanabilir veya değişik renklerde formika kaplanabilir.

Tahta lambriler döşenirken işçiliğe çok dikkat edilmelidir. İki lambri tahtası arasına bırakılan boşluklar (fuga) tüm duvar yüzeyinde aynı olmalıdır. Lambri parçaları şakülünde olmalıdır. Özellikle kapı ve pencere köşelerinde diğer kısımlara uyum sağlamalıdır. Lambri önce yüzeye tatbik edilen ince kadronlar arasına ses ve ısıya karşı yalıtım malzemeleri konulabilir. Lambriler uygulandıktan sonra özellikle nem ve rutubet olasılığına karşı sıvı koruyucularla (renksiz) boyanmalıdır. Estetiği ve malzemeyi korumak için cila vernik sürülmelidir. Lambriler belirli bir yükseklikte yapılmış ise üzerlerine düz veya çapraz pervazlar çakılır.

2. TAHTA VE ÇITALARDAN YAPILAN LAMBRİLER: Kaplamanın göze hoş görünmesi bakımından değişik şekillerde oluşturulmuş çıtaların lambri tahtaları arasına konularak yapılan bir kaplamadır. Lambri tahtalarına zıvana geçme ile bağlanan çıtalardan ince kadronlara çivi ile gözükmeyecek şekilde tatbik edilirler. Çıtalar değişik boyalarla boyanarak estetik bir güzellik sağlanabilir.

3. ÇITADAN YAPILAN LAMBRİLER: Değişik şekillerde yapılan profil çıtaların kontrplak veya odun lifi levhalar üzerine bindirilerek yada yarı olarak çakılmasıyla yapılan bir kaplamadır. Kaplamada kullanılan kontrplak levhalar değişik desende formika kaplı olabilir. Çıtalar çakılırken birbiri arasında bırakılan boşluklara dikkat edilir.

4. MASİF AYNALI LAMBRİLER: Aynalı tablaların bir çerçeve içerisine geçme ile konarak oluşturulan ve yüzeyde düşünülen estetiğe göre yan yana konulmasıyla devam ettirilen bir ahşap kaplamadır. Bu tip kaplama duvarlarda uygulanabildiği gibi ahşap kapılarda da çok uygulanmaktadır. Bu tablalar üzerine ağaç kaplama veya boya tatbik edilir.

5. SUNTADAN MOF, KONTRPLAK VE BAŞKA PLAK VE LEVHALARDAN YAPILAN LAMBRİLER: Bu levhalar çeşitli renklerde, çerçeveli veya çerçevesiz, fugalı veya fugasız olmak üzere ek yerlerine çıtalar çakılarak ince kadronlar üzerine döşenen ahşap kaplamalardır. Levhalar kadronlara vida, sarı çivi veya başsız çivi ile tatbik edilirler. Çıtalar genelde yapıştırma usulü ile ek yerlerinden üzerlerine uygulanırlar. Levhalar uygulanacak kısma göre çeşitli boylarda ve genişliklerde olabilir. Kalınlıkları ise 13 mm.den başlar. Bazı uygulamalarda yaldızlı çelik saç çıtalarla ek yerleri kapatılabilmektedir.

6. PLASTİK KAPLAMALAR: Bu kaplamalar genellikle plastik malzemeli kaplama gereçlerinin yüzeye vida ile monte edildikten sonra pencere ve kapı köşelerine, ek yerlerine ahşap çıtalar konularak uygulanan bir kaplamadır. Ham maddesi plastik olduğu için ahşaba göre daha ucuz ve uzun ömürlüdür. Genellikle düz renklerde oldukları için fazla tercih edilmezler. Kaplamanın altında 25-15 mm.lik metal kadronlar bulunur. Kadronlar duvar yüzeyine vida ile monte edilir ve yüzeyde çerçeveler oluşturacak şekilde uygulanırlar. Bazı uygulamalarda kadronlar ahşap olarak da yapılmaktadır.

AHŞAP TAVAN KAPLAMALARI

Binalar ister ahşap, ister kagir olsun daha güzel ve sıcak olması istendiğinde duvar ve döşemelerde olduğu gibi tavanlarda ahşap kaplama ile kaplanmaktadır. Bina ahşap olup, tavanda yapılacak ise zorunlu olarak ahşap tavan uygulanır. Kagir binalarda ise resmi, ticari iş yerlerinde (otel, lokanta, büro, galeri vs) betonarme döşeme ve kirişler altına göze daha hoş görünecek şekilde ahşap kaplamalı tavanlar yapılmaktadır. Ahşap tavanlar çeşitli malzemelere çeşitli şekilde uygulanmaktadır.

a) Tahta kaplamalı tavanlar
b) Çıtalı tavanlar
c) Odun lifi veya kontrplak levhalarla kaplı tavanlar
d) Ağaç kaplamalı panolu tavanlar
e) Asma tavanlar
f) Plastik kaplamalı tavanlar

a) TAHTA KAPLAMALI TAVANLAR: Ahşap binalarda doğrudan doğruya mevcut kirişler üzerine, kagir binalarda tavana takoz, plastik dübel, beton tabancası ile tutturulmuş ızgaralara, çivi veya vida ile tutturularak yapılırlar. Tavanla duvar arasını kapatmak için köşe pervazı ve çeşitli profillerdeki çıtalar kullanılır.

b) ÇITALI TAVANLAR: Eski ahşap evlerin en önemli hususlarından birisi çeşitli profillerdeki büyüklü küçüklü çıtalarla mevcut düz tahta kaplama üzerine çeşitli geometrik şekiller meydana getirmektir. Günümüze kadar yıkılmış binalarda bunların örneklerini görmekteyiz. Özellikle Safranbolu evlerinde daha belirgin bir haldedir. İstanbul’daki köşklerde de daha güzel örnekleri vardır.

c) ODUN LİFLİ VEYA KONTRPLAK LEVHALARLA TAVAN KAPLAMASI: Mevcut kirişler arasına eksenden eksene 61 cm olacak şekilde yeni bir ızgara yapılır. Odun lifi ve Makine Kimya Endüstrisi Kurumu kontrplakları 122 cm enindedir. Değişik ölçüdeki levhalar ölçülüp, kirişleme ona göre yapılır. Levhalar düz veya delikli olarak imal edilmektedir. Aynı şekilde formika kaplı levhalar da kullanılır. Bu levhalar üzerine yük gelmemelidir. Levha üzerine çeşitli izolasyon levhaları konulduğunda tavanın sarkmaması için kirişlere sıklaştırılmalıdır. Bu levhalar dikdörtgen, kare, baklava dilimi, üçgen şeklinde kesilerek çeşitli motifler elde edilebilir. Ek yerlerine ise düz veya profilli çıtalar çakılır. Bazı hallerde kirişleme rendeli olarak yapılıp, levhalar arasında boşluk (fuga) bırakılarak göze hoş görünmesi sağlanır. Yalnız çıta veya fugaların aynı doğrultuda olması sağlanmalıdır.

d) AĞAÇ KAPLAMA TAVANLAR: Çeşitli cinsteki ağaç kaplamaların kontratabla veya yonga levhalarına yapıştırılması ile kaplamalı panolar elde edilmektedir. Pano en ve boyları yapılacak tavan şekline göre ayarlanır. Kenarlarına kaplama cinsi ağaçtan masif geçirilir. Panoların tavana tespiti askı şeklinde, vidalı, derzler ve kenarlardan görülmeyecek şekilde tel çivi çakılarak yapılır. Askılı tespitte duvar kenarından 2 cm.den az olmamak üzere boşluk kalmaması gerekir.

e) ASMA TAVANLAR: Özellikle mağaza, büro gibi iş yerlerinde kirişleri gizlemek tavandaki monotonluğu gidermek, mimari bir görünüş vermek, tavandaki yüksekliği azaltmak amacıyla yapılmaktadır. Hazırlanan tavan komple yukarıya asılır. Bunun için kaplamalı tavan meydana getiren ağaç kirişlere zincir, demir veya ağaç askılıklar bağlanır. Bu askılıklar tavan döşemesindeki demirlere cıvata ve kaynakla tespit edilir. Bazı hallerde önceden demir çubuk bırakılır. Bu çubuklara tavan asılır. Askı elemanlarının asılacak yükü taşıyacak ölçüde olması, tavana sağlamca tutturulması şarttır. Bazı durumlarda tüm tavan yüzeyini kaplamayıp, yanlarda boşluk bırakılarak veya tavanın bir bölümü için asma tavan yapılmaktadır. Alttaki tavanla üstteki tavanda renk uyumu sağlanarak daha güzel görünüm verilir. Asma tavanlarda diğer çeşitli tavanlarda uygulanan konstürüksiyonlar uygulanabilir. Çeşitli malzemelerden birbirine geme yapılarak hazırlanan kare, dikdörtgen veya baklava dilimi petekler asılmak suretiyle değişik bir asma tavan yapılabilir.

AHŞAP DÖŞEME KAPLAMALARI

Binada taşıyıcı olarak ahşap kirişlerin kullanıldığı döşemelerde döşeme kaplamaları da ahşaptan yapılır.Döşemenin taşıyıcı ve iki katı ayırıcı olmaktan başka görevleri de vardır. Döşeme katlar arasında ses ve ısı tecridi vazifesini de yapmalıdır.döşeme kaplamaları ahşap binalarda kagir binalarda aşağıdaki şekillerde yapılır:

A- Tahta Döşeme Kaplamalar

1. Düz tahta kaplama
2. Lambalı (Binili) kaplama
3. Zıvanalı-Lambalı tahta kaplama
4. Yabancı çıtalı zıvanalı (kinişli) tahta kaplama

B- Parke Kaplama
C- Plastik Rulo Kaplamalar
D- Suni Kaplamalar

A- Tahta Döşeme Kaplamaları

Kagir döşemelerin üzerine yerleştirilen kadronlar veya ahşap döşemelerdeki kirişlere döşenen tahtalar aşınmaya dayanıklı, genişlikleri aynı, çok az budaklı veya budaksız, kalınlıkları kiriş ağırlığına göre 20-24 mm olmalıdır.

1-Düz Tahta Kaplama:Ahşap kiriş üzerine rendelenmiş 2-3 cm kalınlıkta ve 8-12 cm genişlikteki tahtalar çivilerle şekilde görüldüğü gibi döşenir.Bazen parke kaplama altına da kör döşeme olarak ta yapılır.

Tahtalarla duvar arasında 1-2 cm boşluk bırakılır. Ahşabın çalışması sonucunda kamburlukların önüne geçilir. Bu boşluk süpürgelik çıtası ile kapatılır.

Kâgir döşeme üzerine ahşap kaplama yapabilmek için 4×4, 5×5, 5×8 cm ebadındaki kadronlar40-60 cm aralıklarla döşemeye tespit edilirler. Bu tespitte kadron üst yüzeylerinin düzgün bir düzlem temin etmesi için alttan kamalarla sıkıştırılır. Kadronlar döşemeye 5 şekilde tespit edilebilirler.

1- Kadronlar döşemeye beton çivisi ile tespit edilebilir.
2- Kadronlar döşemeye asfaltla bağlanır.
3- Kadronlar betonarme döşeme içine çimento harcı ile yerleştirilen konik katranlı takozlara vida ile bağlanır.
4- Kadronlar döşeme içine gömülen blonlara bağlanır.
5- Kadronlar döşemeye plastik dübeller le bağlanır. Bunun için uygun aralıklarla
kadronlara dübele uygun vida girebilecek şekilde delik açılır. Bu delik hizaları döşemede işaretlenip, elmas uçlu darbeli breyzlerle dübel boyu kadar delinir. Deliklere dübel yerleştirilir. Kadrondaki deliklere vida başlarının gömülmesi havşa açılır ve vida ile kadron dübelle bağlanır. Kagir kat döşemeleri üzerine tatbik edilen tahta kaplama altına tecrit malzemeleri konulabilir.

2. Lambalı- Binili Kaplama:Mühim olmayan yerlerde kullanılır. Tahta altı düz tahta olduğu gibidir.Çivi ile üstten çakılarak kadronlara veya kirişlere tutturulur.

3. Yabancı Çıtalı- Zıvanalı Tahta Kaplama:En çok kullanılan bir kaplama şeklidir. 8-12 cm genişlikteki tahtaların bir tarafına iki yüzden lamba, diğer tarafına da zıvana (Kiniş) açılarak meydana getirilir. Çiviler zıvana üzerinden çakılır ve görülmemesi sağlar. Duvar kenarlarında boşluk bırakılması unutulmamalıdır.

Her iki tarafına zıvana açılarak meydana getirilen tahtalar arasına sert ağaç çıtalar veya kontrplâk konarak döşeme meydana getirilir. Çiviler çıta üzerine çakılır, görünmezliği sağlanır.

Döşeme tahtaları döşendikten sonra ekseriya çıplak olarak kalmaktadır. Üstü zımparalandıktan sonra yağlıboya veya rutubete dayanıklı özel koruyucularla kaplanır. Daha iyi olması için koruyucu üzerine vernikleme yapılmaktadır.

B- Parke Kaplama

Döşeme tahtalarının geniş olması, ahşabın çalışması sonucu çeşitli mahzurlar ortaya çıkar. Daha güzel, aşınmaya dayanıklı ahşap döşeme kaplaması olarak parke kaplamalar yapılmaktadır.

Genellikle sert ağaç olan meşe, kara ağaç, diş budaktan yapılmaktadır. Günümüzde fabrikasyon usulü parkeler imal edilmekte, piyasada hazır bulunmaktadır.

Parkelerin kalınlıkları 2-3 cm genişlikleri 2,5-5 cm, uzunlukları 15-40 cm olmaktadır.Parkelerin cumba ve maktalarının ikisi zıvana lambalı, diğer iki tarafı ise zıvanalı olarak yapılır.

Parkelerin döşenmesine ve değişik boyutlu olanların, yan yana dizimleri suretiyle güzel görünüşlü ve eksenli döşeme kaplamaları elde edilebilir. Bunlardan en fazla kullanılanları balık sırtı, düz döşeme, kare döşeme ve hasır döşemedir.
Parkelerin düzgün döşenebilmesi için iki yol takip edilir.

1- Çakma usulü
2- Yapıştırma usulü

Çakma Usulü Parke Döşeme : Çakma usulünde tahta döşemelerde olduğu gibi adi bir döşeme yapılır.Bunun üzerine, parke şekline uygun döşenir. Parkeler lambalarından başsız çivi ile iki yerinden döşemeye çakılır.
Bazen kör döşeme yapılmadan da parke döşeme yapılabilir.Bunun için parke ek yerlerine kadron gelecek şekilde ayarlama yapılır. Kadronlar üzerine döşenir.

Yapıştırma Usulü Parke Döşeme:Parkelerin döşenmesinde günümüzde en çok uygulanan metottur. Betonarme döşeme üzerine düzgünce atılan tesviye betonu üzerine, bitüm veya çeşitli yapıştırıcılar sürülür.üzerine parke usulüne göre döşenir.

Parke döşenirken dikkat edilecek en önemli husus rutubet durumuna göre parkenin genişleyip, daralmasıdır.genişleme ve daralma liflere dik istikamette daha fazla olur. Çok rutubetli havalarda parke döşemenin işçilik hatası sonucu kabardığı görülür. Kabarmanın önüne geçmek için parke ile duvar arasında 20-25 mm boşluk bırakılmalıdır. Bu boşluklar süpürgelik çıkıntıları ile kapatılır. Parke süpürgelikleri aynı cins ağaçtan çeşitli profillerde kısa boyda yapılır. Boy ekleri altına gelecek şekilde duvara takoz veya plastik dübel konarak süpürgelikler birbiri üzerine lambalı, bini yapacak şekilde vida ile tespit edilir. Köşe birleşmeleri 45˚ veya 90˚ yapılmaktadır. Süpürgelik ile parkenin birleşim yerine yarım yuvarlak çıtada çakılmaktadır.

Parke döşendikten sonra üst yüzeydeki bazı boşluklara aynı ağacın ince talaşından vernik veya tutkalla yapılan macun sürülür. Kuruduktan sonra yüzeydeki çıkıntılar rende ve sistre ile alınır. Düzgünleştirilen yüzey iyice temizlenip, balmumu cilası, vernik veya parke cilaları tatbik edilir.bu cilalar duruma göre astar ciladan sonra 4-6 kat yapılır. Parlaklık için her kattan sonra fırça veya polisaj makineleri ile parlatılır.

C. Plastik Rulo Kaplama :

Piyasada çeşitli genişlik ve kalınlıkta plastik rulo kaplamalar bulunmaktadır. Kullanılacak yere uygun ebatta kesilerek özel yapıştırıcısı ile veya yapıştırılmadan serilirler. Tahta döşeme üzerine kaplanacaksa, kenarlarından geniş başlı çivi veya raptiyelerle tutturulurlar.

D. Suni Kaplama :

Çeşitli renk ve desenlerde rulo halinde bulunurlar. Plastik rulo kaplamalarda olduğu gibi döşenirler. Yapıştırılarak kullanılması daha iyi netice verir. Ek yerlerinin belli olmaması için ek yerleri birbirinin üzerine 1-2 cm bindirilmiş mastar tutarak kesilir. Uç uca geldiğinde ek yeri belli olmamaktadır.

LAMİNAT PARKE

Laminat, yapay reçine çözeltisi emdirilmiş kağıtların üst üste konularak, sıcak preslerde basınç altında sıkıştırılması ile elde edilen malzemeye denir. 1950’li yıllarda, üreticisinin adıyla “formika” olarak tanıştığımız laminatın kullanımı, Türkiye’de son derece yaygınlaşmıştır. Laminat kullanma sebepleri:

• Ağaç çeşitlerinin giderek azalması
• Ahşap malzemenin üç boyutlu çalışma özelliği
• Ahşap malzemenin bakım zorluğu
• Ahşap malzemede tek tip dekorun yakalanamaması
• Giderek artan maliyet faktörü

Tüm tüketicilerin, ahşap kökenli malzemelere yönelmesine ve uzun vadede bu malzemelerin beğenilmesine bu faktörler yol açmıştır.

LAMİNAT ESASLI MALZEMELER

Üç ana grupta incelenir.

1. HPL : Yüksek basınç laminat ı
2. CPL : Sürekli basınç laminatı
3. DPL : Direkt preslenen laminatlar

HPL ve CPL laminatları, odun kökenli malzemeye daha sonra preslenebilir. HPL grubuna giren Laminat parkenin yüzey özelliği termoset esaslıdır. Bu özellik termoset reçineden kaynaklanır.
Termoset esaslı reçinelerin temel özelliği, ısı ve basınçtan sonra oluşan yüzeyin daha sonra sıcaklıkla bozulamıyor olmasıdır. Laminat parkede tüm filmler termoset esaslı reçine ile emprenye edilir.

LAMİNAT PARKENİN TEMEL YAPISI

1. OVERLAY: Selülozik esaslı, içinde alüminyum oksit parçaları konulmuş film tabakalarıdır. Alüminyum oksit parçaları; aşınma, çizilme ve ısıya mukavemeti sağlayan temel unsur olup, Laminat parkeyi benzer türevlerden ayıran en önemli özelliktir.

2. DESEN KAĞIDI: Sonsuz renk ve desende, özellikle kaliteli odun hammaddesinden üretilebilen, ilerli teknoloji ile print edilen kağıt film tabakası olup, gramajı 70 gr/m2’dir.

3. HDF: Yüksek yoğunlukta, kanserojen madde içermeyen (E 1) ve suya dayanıklı lif levha

4. BALANS KAĞIDI: Stabilizasyonu sağlayan selülozik kağıt film tabaka

LAMİNAT PARKENİN TEKNİK ÖZELLİKLERİ

• Çevre dostudur
• E 1 kalitelidir
• Taşıyıcı levha HDF’dir
• Kolay temizlenir, hijyeniktir
• Lekelerden etkilenmez
• Çizilmeye dayanıklıdır
• Noktasal darbelere dayanıklıdır
• Mobilya ayakları aşındırmaz
• Sigara ateşine karşı dayanıklıdır
• UV ışınlarından etkilenmez
• Zeminden ısıtmaya uygundur

LAMİNAT PARKENİN FİZİKSEL ÖZELLİKLERİ

AŞINMA: Aşınma testinin yapıldığı cihaz; aşındırıcı iki tekerlekten ve kenarlarında ağırlıklardan oluşur. Cihaz sabit turda dönerken, turu kaydeden dijital bölüm tur sayısını gösterir. Aşınma testinde üç farklı değer vardır.

IP: Aşınmanın gözlendiği ilk an.

FP: Aşınmanın tüm numunede halka şeklindeki birleştiği devir sayısıdır.

AT: Ortalama devir (IP + FP / 2) şeklinde hesap edilir.

ÇİZİLME: Özel bir elmas çizici kafası bulunan cihazla yapılan çizilmeye mukavemet tayinidir. Cihazın ölçüm sonuçları değeri Newton olarak ifade edilip, noktasal çizgi ölçmektedir.

ŞOK DİRENCİ: Parkenin 1/1000 sn gibi kısa süredeki olası darbelere karşı gösterdiği dirençtir. Çatlama görülmez.

SİGARA TESTİ: Sigara ateşi, 250 C’ye kadar ulaşmaktadır. Yanan sigara 110 sn süreyle parkenin üzerine bırakılır. Sonra özel bir solventle silinir. Sigara testinde iz kalmaz, çatlama olmaz.

UV TESTİ: Yüksek güçlü bir ışık altında (600 W) deneme yapılır. Parke paneli 20 saat boyunca ışık kaynağının altında tutulur. 20 saat sonra parkenin renginde herhangi bir sorun olmaz.

ISI BUHAR TESTİ: İçinde su kaynamakta olan çaydanlık parke zemin üzerine bırakılır ve panel gözlenir. Isının herhangi bir etkisi olmamaktadır.

PARKE PANELLERİNDE GÖZLENEN OLUMSUZLUKLARIN STANDARDI

KOD FARKI: İki Laminat parke panelinin lamba ve zıvanalarının birbirine iyice geçmesinden sonra, iki panel arasında bir kod farkı olabilir. İdeal olan bu kod farkının en aza indirilmesidir. Döşeme yapılan alanda bütün döşeme kontrol edildiğinde azami %5 nispetinde 0,15 mm.lik bir kod farkı kabul edilebilir bir miktardır.

MUZLANMA: Laminat parke panellerinde muzlanma görülebilir. Panelin desen yüzü üste gelecek şekilde, sağa yada sola doğru parke panelinin kıvrılması olarak tanımlayabileceğimiz muzlanma , döşeme esnasında ciddi problemler ortaya çıkarabilir. Muzlanma ; bütün bir panel boyunca 0.3 mm.yi geçmemelidir. 0.3 mm.lik Muzlanma döşeme esnasında giderme aparatları yardımıyla düzeltilebilir bir miktardır. Muzlanma nedeniyle kullanılmayan paneller, sıra başlarında ve sıra sonlarında kullanılan küçük parçalar olarak kullanılabilir.

ENİNE KONKAV-KONVEKS OLUŞUMLAR: Parke panellerinde enine konkav (dış bükey) ve konveks (iç bükey) oluşumlar olabilir. İdeal olan söz konusu oluşumların en aza indirilmesidir. Oluşumların büyüklüğü 0.25 mm.yi geçmemelidir.

BOYUNA KONKAV-KONVEKS OLUŞUMLAR: Parke panellerinde boyuna konkav ve konveks oluşumlar olabilir. Bu oluşumlar çok aşırı miktarlara ulaşmadığı sürece problem çıkarmazlar. Konkav bir oluşumu montaj esnasında düzeltmek oldukça kolaydır. Ancak bir konveks oluşum yüksek bir miktara ulaşmışsa bunu düzeltmek mümkün olmayabilir. Bu tür panellerin kullanılmaması gerekir.

DESEN KAÇIKLIĞI: Desen kaçıklıkları döşeme esnasında problem çıkaran bir durum değildir. Ancak ; Laminat parkede görüntü bozukluğuna yol açacağından bu tür panellerin kullanılmaması gerekir.

OVERLAY ÇITLAMASI: Koyu renk parke panellerinde overlay çıtlamaları görülebilir. Parke panelin desen yüzeyinin kenarlarında görülen küçük beyaz noktalar overlay çıtlamasıdır. Bir panelde 2 adet overlay çıtlaması kabul edilebilir bir miktardır. Bu iki noktanın toplam alanı 2 mm2’yi geçmemelidir. Bu niteliklerde bir Laminat parke birinci sınıf bir parkedir.

SÜTLENME: Laminat parkenin desen yüzeyinde bir beyazlanma şeklinde kendini gösteren sütlenme ; görüntü bozukluğuna yol açar.Çok belirgin bir şekilde sütlenme olmuşsa, bu panel kullanılmamalıdır. Sütlenme çok hafif bir şekilde olmuşsa bu panel birinci sınıf olarak değerlendirilir. Döşeme esnasında sütlenmenin olduğu paneller muhtelif yerlere kesinlikle serpiştirilmez. Aynı bölümde kullanılmalıdır.

DÖŞEME ÖNCESİ HAZIRLIK

DÖŞEME ÖNCESİ YAPILMASI GEREKEN KONTROLLER

• YÜZEY DÜZGÜNLÜĞÜNÜN KOTROLÜ: Laminat parkenin döşeneceği yüzey düzgün ve pürüzsüz olmalıdır. Döşeme yapılacak zeminin düzgün olup olmadığı şu şekilde anlaşılır:
1. İki panel birbirine yapıştırılır. Zemin üzerine konularak üstünde yürünür. Bu işlem zeminin muhtelif yerlerinde tekrarlanır. Eğer iki panelde kopma oluşmuşsa zemin, döşemeye uygun değildir. Kopma oluşmamışsa döşeme yapılabilir.
2. Bir mastar yardımı ile zeminin çeşitli yerlerindeki çukurlar ölçülebilir.

• ZEMİNDEKİ ÇATLAK VE YARIKLARIN KOTROLÜ: Söz konusu yarıklar;
1. İnşaat işleri yarıkları
2. Hareket yarıkları
3. Kenar yarıkları, hacimsel yarıklar
4. Yarık gibi görünen mala kesitleri

Laminat parke döşenecek zemin parça tek olmalıdır. Titreşim ve sarsıntılarda zeminin tek parça olarak hareket etmesi gerekir. Zemin, yarık veya çatlaklar dolayısıyla iki yada daha fazla parça halinde titreşiyor veya sarsılıyorsa bu durumda kesinlikle döşeme yapılmamalıdır.
Aksi halde, döşenmiş olan Laminat parkede zeminin stabilizasyonu uygun olmadığı için kopmalar ve bozulmalar ortaya çıkacaktır. Zeminin cinsine göre uygun olan tamir şekli ile zeminin stabilizasyonu sağlandıktan sonra döşeme işlemine başlanmalıdır.

• ZEMİN NEMİNİN KONTROLÜ: Laminat parke ağaç esaslı bir malzeme olduğundan nemden etkilenir ve deformasyona uğrar. Laminat parkenin bu özelliği göz önünde bulundurularak döşeme yapılmalıdır. Zemin neminin uygun olup olmadığı kontrol edilmelidir.

• ZEMİN SERTLİĞİNİN KONTROLÜ: Laminat parkenin döşeneceği yüzeyin sert olması gerekir. Döşeme yapılan ortamın kullanım sıklığına orantılı olarak zemin sertliği sağlanmalıdır.

• GEÇİŞ PROFİLLERİ YERLERİNİN BELİRLENMESİ: Laminat parke çalışan bir malzeme olduğu için döşeme yapılan alanda, parke panellerinin boyuna döşendiği yönde en fazla 12 m boyunda döşeme yapılabilir. Döşeme yapılan alanda, parke panellerinin enine döşendiği yönde en fazla 8 m genişliğinde döşeme yapılabilir.

DÖŞEME İÇİN GEREKLİ ALET VE TECHİZAT

• Nem ve sıcaklık ölçme cihazı
• Mastar
• Çekiç
• Vurma takozu
• Gerdirme aparatı
• Çektirme demiri
• Testere ve dekupaj
• Mesafe takozları
• Kurşun kalem
• Hiza ipi
• Metre

UYGULAMA

Döşenecek yüzey kuru olmalı, toz ve kirden arındırılmış olmalıdır. PVC, marley, linoleum, vinil seramik, mermer vs. döşeme üzerine rahatlıkla döşenebilir.

Zeminde duvardan duvara halı varsa, hijyenik nedenlerden dolayı montaj işleminden önce sökülmelidir.

Herhangi bir ahşap zemin kaplama malzemesi (masif parke, rabıta vs.) üzerine uygulanması uygun değildir.

Tuvalet, banyo, sauna gibi ıslak mekanlarda uygulanmamalıdır.

8 mm kalınlığında olduğundan eski bir zemin kaplama malzemesinin üzerine kapı eşiği veya kapıları değiştirmeden kolayca döşenebilir.

Laminat parke yüzer sistem döşendiğinden, zemine vidalanmaz, çivilenmez ve yapıştırılmaz.

Laminat panellerinin uzun kenarları, döşenecek mekanın uzun kenarına paralel olacak şekilde döşeme yapılmalıdır.

Laminat ışık kaynağına paralel döşendiğinde en güzel görünümünü alır. Koridorlarda ve küçük odalarda ışık kaynağı dikkate alınmaksızın uzun kenara paralel döşenir.

Döşenecek alanın uzunluğu 10 m , genişliği 8 m.den fazla ise geçiş profilleri ile bölümlere ayrılarak uygulama yapılır.

Uygulama öncesi ve uygulama anında hasarlı ve uygun olmayan paneller titizlikle ayıklanmalı ve kesinlikle kullanılmamalıdır.

Aydınlatmanın yetersiz olduğu mekanlarda kesinlikle döşeme yapılmamalıdır. Döşeme yapılacak mekan çok iyi aydınlatılmadığı taktirde kesinlikle gece vakti döşeme yapılmamalıdır.

DÖŞEME YAPILMIŞ LAMİNAT PARKEDE MEYDANA GELEN OLUMSUZLUKLARIN KAYNAĞI VE ÇÖZÜM YOLLARI

LAMİNAT PARKENİN ŞİŞMESİ: Laminat parke yüzeyinin tamamı veya önemli bir kısmında şişme (bombe) meydana gelmesi durumunda:

• Duvarla parke arasında boşluk bırakılmamıştır.
• Duvarla parke arasında yeterli boşluk bırakılmamıştır.
• Duvarla parke arasında yeterli boşluk bırakılmış fakat mesafe takozları çıkarılıp alınmamıştır.
• Duvarla parke arasında yeterli boşluk bırakılmış ancak söz konusu boşluğa herhangi bir cisim girmiş ve parkenin sıkışmasına neden olmuştur.

Problem mesafe takozu veya herhangi fazlalık bir cisimden kaynaklanıyor ise, bunlar alınarak uygun duruma getirilir. Eğer problem duvarla parke arasında yeterli boşluk bırakılmamasından kaynaklanıyorsa, uygun boşluğu sağlayacak şekilde parke kenarları kesilerek olumsuzluk giderilir.

LAMİNAT PARKEDE DÜZENSİZ DALGALANMALAR: Parke yüzeyinde aynı yerde konkav, konveks, düzensiz dalgalanma vs. gibi değişik oluşumların ortaya çıkmasının nedeni; döşeme işlemindeki hatalardır.

BİRLEŞME YERLERİNDE ŞİŞME: Laminat parke panellerinin birleşme yerlerinde oluşan şişmelerin nedeni; tutkal sürme tekniğine uyulmamasıdır. Tutkal uygun şekilde sürülmediği için, paneller arasında tutkalsız yerler kalmıştır ve bu yerlerden parke panelleri nem almıştır. Bu da o bölgede şişmeye neden olmuştur.

MEVZİ ŞİŞMELER: Şişmenin olduğu bölgeye sıvı bir madde dökülmüştür. Laminat parkenin üzerine kesinlikle sıvı dökülmemeli ve aşırı ıslak bezle silinmemelidir.

LAMİNAT PARKEDE HAREKETLENME DOLAYISIYLA SES: Parkenin döşendiği zemin uygun değildir. Zemin yeterli sertlikte değilse, parkede hareketlenmeye neden olacak ve bu durum parkenin ses çıkarmasına neden olacaktır.

BİRLEŞME YERLERİNDE KOPMA: Döşenen Laminat parkenin birleşme yerlerinde kopma olmasının nedeni; döşeme ilke ve talimatlarına uyulması şartıyla,

• Zemin sertliği yeterli değildir
• Parke panelinde nem problemi vardır.
• Döşeme yapılan parke panelleri döşemeye uygun değildir.

BİRLEŞME YERLERİNDE AÇIKLIK: Döşeme işlemi yapılırken, ilk üç sıra bittikten sonra iyice sıkıştırılarak dinlendirmeye bırakılmalı. Eğer dinlenmeye bırakılmazsa, ilk sıradaki küçük bir açıklık gittikçe büyüyecektir. Bu da önemli bir açıklık problemi ortaya çıkaracaktır.

DÖŞENEN LAMİNAT PARKEDE KONTROL: Döşenmiş Laminat parke, mesleki kurallara göre sadece ayakta durularak test edilir. Laminat parke, bir mobilya parçası değildir. Genellikle her gün kullanılan ve üzerine yük binen bir kullanım malzemesidir. Üst yüzeyde olabilecek talepler, bir mobilyada olduğu gibi olması mümkün değildir.
Zeminin üst sathının değerlendirilmesi ayakta yapılır. Zemin üst sathının değerlendirme ve ellenmesi için diz çökülmesi veya eğilerek kontrol edilmesi halinde bu değerlendirme geçerli değildir.

Eğik ışıkla aydınlatma ve ışık kırılması etkileri de zemin döşemesinin değerlendirilmesinde kullanılamaz. Çünkü bu metotlar da bir zemin maksat tespitine tamamen aykırıdır. Eğer normal aydınlatılmış bir ortamda, ayakta durularak yapılan kontrolde herhangi bir olumsuzluk göze çarpmıyorsa, söz konusu döşenmiş Laminat parke standartlara uygundur.

Sadece özel kalifiye temsilcilerin yaptığı tespitler yeterli değildir. Mesleğin ve tekniğin tanınmış kuralları, teori ve uygulamalarda denenmiş ve doğru olarak kabul görmüş tüm teknik kural ve tespitler çerçevesinde kontrolün yapılması zaruri ve vazgeçilmez bir kuraldır.

LAMİNAT PARKENİN TEMİZLİK VE BAKIMI

Günlük bakımlarda elektrik süpürgesi ile temizlenir. Çok iyi sıkılmış tüy bırakmayan nemli bez veya paspas ile silinir. Püsküllü su damlatan paspaslar kullanılmaz. Sistre ve cila uygulanmaz. Ev kimyasallarına karşı dayanıklıdır. Yalnız temizlikte aşındırıcı kimyasallar kullanılmamalıdır.

Boya, yağ, ruj, kalem, mürekkep, yapıştırıcı vs. zor kir ve lekeler asetonla temizlenebilir.

Montaj sonrasında artık tutkal lekeleri varsa, özel tutkal çözücü kullanılmalıdır. Trafiğin sürekli yoğun olduğu mekan girişlerine, kapı eşiklerine, yürüme yollarına, paspas veya yolluk konulmalıdır. Ayakkabıların beraberinde getireceği kum, toz, çamur bariz bir zımpara ve aşındırıcı etkisi yapar. Sabit veya hareket ettirilen mobilyaların ayak altlarına plastik veya keçeden yapılan parçalar konulmalıdır.

KAYNAKLAR

1- Binan,Muhittin., 1988. ‘Ahşap Pencereler’, Birsen Yayınevi.Ankara

2- Berkman,A.Fuat.,1977. ‘Yapı Elemanları’,Cilt 1, İstanbul

3- Eminkahyagil,E., 1973. ‘Yapıda Yeni Malzemeler’, Nüve Matbaası,Ankara

4- Sezer,G., 1990. ‘Yapı Malzemesi I-Kaplamalar’, Dokuz Eylül ÜNİ. Müh. Mim. Fakültesi MM/MİM-90 EY 115, İzmir

Yorum yazın