Mantar nedir – Mantar hakkında bilgiler

Mantar nedir – Mantar hakkında bilgiler
MANTAR i. (yun. manitari*den). Boy, biçim, yöre bakımından büyük değişiklikler gösteren, 100 000 kadar çeşidi bulunan bitkj. || Ayakkabı tabanı, cankurtaran simidi v.b. yapımında kullanılan, hafif ve geçirimsiz meşe ağacı tabakası. || Bu maddeden yapılmış şişe tıpası. [| Oyuncak tabanca ile patlatılan mantardan kapsül. || Hayvanın burun ucu. || Argo. Yalan söz. || Mantar tabancası, tabanca gibi ses çıkaran ve mantardan kapsül patlatan oyuncak.

—r- çeş. dey. Mantar atmak. Argo. Yalan söylemek. || Mantar gibi yerden bitmek, birdenbire ortaya çıkıvermek. || Mantara basmak. Argo. Başkası tarafından hazırlanan bir oyuna düşmek.

— Balıkç. üzerine olta sarmağa veya ağları su yüzünde tutmağa yarayan mantar parçası. || Mantar yakası, balık ağının üst kenarında bulunan ve mantarların yardı-mıyle ağı suda yüzer durumda tutmağa yarayan ip. || Olta mantarı, olta ipinin üzerinde kayıp, bir kurşun parçası veya bir düğümle sınırlı noktaya kadar gelerek o-rada duran, oltayı belli bir derinlikte tutmağa yarayan mantar.

— Bitki hastalıkları. Elemanın etli kısmında, genellikle tadı acı olan mantar kümeleri oluşması şeklinde beliren hastalık. (Bu â-rıza, çeşitli fizyolojik sebeplerden ileri gelebilir. Küçük ve biçimsiz meyvelerin içerisinde bulunan mantarlar bor eksikliğinden ileri gelmiş olabilir.)

— Dy. Rayın kalın profilli üst kısmı; bu kısmın yatay yüzü, tekerlek bandajının ü-zerınde yer değiştirdiği yuvarlanma yüzeyini meydana getirir. || Çift mantarlı ray, yataklar üzerine oturtulan, ilke olarak iki taraflı eski bir ray tipi.

— Deric. Sepicilerin derilere yumuşaklık ve kabarıklık vermek için kullandıkları, hafifçe eğri bir ağaç üzerine yapıştırılmış mantar levhalardan meydana gelen âlet. || Derilere mantar vurmak, yumuşatmak ve kabarıklıklarını düzeltmek için derileri kol veya el mantarından geçirmek. (Mantar çekme de denir.) || El mantarı, marokencilerin ve sepicilerin deriye yumuşaklık ve kabarıklık vermekte kullandıkları küçük kol mantarı, (işçi bu âleti deri üzerinden geçirirken avucuyle bastırır.) || Kol mantarı, sepicilerin deriyi yumuşatmak ve kabarıklıklarını düzeltmek için kullandıkları âlet.

— Eczc. Mantar ilâcı, insanlarda ve hayvanlarda asalak yaşayan mantarlara karşı etkili ilâç. Bk. ansİkl.

— İnş. Mantar döşeme, doğudan doğruya kolonlar üzerine oturan betonarme döşeme. (Bu döşemelerde kiriş kullanılmaz. Kolonların üzerine gelen döşeme kısımları, çapraz yerleştirilmiş demirlerle takviye edilir.)

— Mantarbilim. Bazı ağaçların, özellikle mantar meşesinin kabuğundan elde edilen kaim, hafif ve su geçirmez madde. (Bk. ansİkl.) || Bitkilerin büyük bir kısmında sapta, hattâ kökte soymuk tabakanın dışında bulunan, içi hava dolu, zarı mantarözlü sık hücrelerden meydana gelen ikincil doku. || Büyüklüğü, biçimi, yaşadığı yer çok değişik olan ve 100 000’den fazla türü bulunan çiçeksiz bitki. ¡| Mantar mazısı, asalak bir mantarın bitkilerde meydana getirdiği ma-

mantarın yapısı
zı. |] Mantar meşesi. Bk. ansİkl. || Mantar özü. Bk. mantarözü. || Mantar tabakası, ağaçlarda, hücrelerin çeperlerine mantarözü yığarak ve protoplazmasını kaybederek mantar oluşumuna yolaçan dış büyükten tabaka. |j Ak mantar (veya keçi man-tar), güzel, tatlı, besleyici bir mantar. (İlmî adı Agahcus campestris.) || Bahçe mantarı, özel olarak sebze bahçelerinde yetiştirilen çayır mantarı. || Bazitli mantarlar. Bk. ba-zİtlİmantarlar. || Cıvık mantarlar, peltemsi kitleler halinde bulunan bir mantar takımı. (Bk. civikmantarlar.) || Çayır mantarları. Bk. çayir mantari. || Horoz mantarı, yenilebilir bir mantar cinsi, jj Kök mantar. Bk. kökmantar. || Kurt mantarı, halk arasında kurusu kan durdurmak için kullanılan bir mantar cinsi. || Pas mantarı. Bk. PASMANTARIGİLLER. || Yer mantarı. Bk. DOMALAN.

— Paleont. Fosil mantarlar, dinansiyen tabakalardan itibaren rastlanan mantar kalıntıları (mucorales, chytridiales, cıvıkman-tarlar). [Taşkömür, Cannel kömürü linyit, bataklık kömürü v.b. gibi fosü yakıtların içinde miselyum ve konidyum şeklinde mantar parçalarına rastlanır. Tersiyer tabakalarda, yaprakların üzerinde asalak olarak yaşamış asklı mantarlara ve seyrek o-larak da hifli mantarlara rastlanmıştır.)

— Patol. Mantar hastalıkları, mantarlardan ileri gelen bütün hastalıkların genel adı. Eşanl. mİkoz. Bk. ansİkl.

— Şehirc. Mantar şehir, büyümesi on yılda yüzde yüz veya daha fazla olan şehir.

— Toksikol. ve Te d. Bk. ansİkl.

— ansİkl. Mantarbilim. Mantar, yaşlı kök ve gövdeleri saran koruyucu bir dokudur; kabuğun altındaki büyütken doku tabakasından oluşur. Bu dokunun hücrelerinde mantarözü bulunduğundan, su geçirmez. Mantar, ağacın cinsine göre az veya çok kalın olabilir (mantar meşesinde çok kaim olur). Mantarın dış kısmı parça parça ayrılabileceği gibi (çınar), çatladıktan sonra gene de yerinde kalarak kabuğu meydana getirebilir. Genç mantar tabakasında, üst-deri dokusundaki gözeneklerin ödevini gören kovucuklar bulunur.

Mantarlar tallı bitkilerdendir. Mantarda kök, sap ve yaprak gibi kısımlar yoktur. Klorofilsiz olan bu bitkiler, tallı bitkiler a-rasında, kara ve suyosunlarından ayrı bir bölüm meydana getirir. Bakterilerin tersine bunların hücrelerinde tipik birer çekirdek bulunur.

Yeşil bitkiler güneş ışığında havanın kar-bondioksidinden yararlanarak kendilerine besin yapabildiği, yani kendibeslek bir hayat sürdüğü halde, mantarlar, klorofilsiz olduğu için kendisine gerekli karbonu, birarada yaşadığı diğer organizmalardan veya maddelerden elde eder, yani dışbeslek’tir. Mantarların çoğu ölü veya cansız organik maddelerle beslenir, bunlara çürükçül denir. Bahçe mantarı gübreliklerde, çayır mantarı ormanlarda humuslu topraklarda, küf mantarları eski kâğıtların, çaputlaıın, reçel v.b. gibi şeylerin üzerinde yetişir. Bir kısım mantarlarsa asalaktır: canlı varlıkların, hayvanların ve bitkilerin üzerinde, deri mantarı kıllı deride, mildiyu patateste yaşar. Diğer bir kısım mantarlar, üzerinde yaşadığı canlılarla işbirliği yapar, aralarında ortak yaşama adı verilen bir denge kurulur: liken mantarları ve orkidelerdeki kökmantar-lar buna örnektir. Mantarlar spor adı verilen küçücük tohumlarla çoğalır. Spor çimlenince miselyum adı verilen dallı bir iplik meydana getirir. Bahçe mantarında be->az uzantılar halinde görülen sapaklar, mi-selyumdsn başka bir şey değildir. Miselyum iplikleri birbirine geçerek, dolaşarak sımsıkı bir doku meydana getirebilir. Kar-pofor, apotesi ve peritesi adı verilen bu kısımlara günlük dilde mantar denir ki, aslında mantarın üreme organıdır; sporlar bunun içinde bulunur. Miselyumu bölmelere ayrılmamış olan mantarlara basit mantarlar (veya siphomycates) denir, örnekler: basındaki phytophtora; marul mildiyusundaki ki pythium; bağ mildiyusundaki plasmopo-ra; patates mildiyusundaki, kestane karasındaki phytophtora; marul mildiyusundaki bremia, ekmek küfündeki mukor.
Miselyumları bölmeli ekn üstün mantarlar iki gruba ayrılır: sporları aşkların içinde meydana gelen mantarlara asklı mantarlar, sporları bazitlerin üzerinde meydana gelenlere ise bazitli mantarlar denir. Pénicillium ve aspergillus, biramayaları, asmalardaki külleme, meyve ağaçlarındaki urlard;; bulunan neetria, çavdarmahmuzu, kuzu-mantarı birer asklı mantardır. Kınacık, tahıl yanıkları, çayır mantarı v.b. de bazitli mantarlara girer.

Asklı ve bazitli mantarlar askospor ve ba-zidyospor’dan daha başka tipte sporlara da sahip olabilir; hattâ bazıları böyle spor yapmaz. Bu çeşit mantarlara basit mantarlar denir.

• Mantarlar yenen bitkilerdir. Bunlardan birçoğu tehlikelidir. Zehirli çayır mantarlarından Amanita phalloides ince ışınsal çizgili, yeşilimsi san şapkasından hemencecik tanınır. Lamelleri beyaz, yakası, halkası kendine özgüdür. Mantar zehirlenmelerinden ileri gelen ölümlerin yüzde 95’i bu mantardandır. Amanita verrta ve amanita vi-rose, phalloides’e yakın iki türdür, ama bunların her taıafı beyazdır. Bunlar da öldürücü mantarlardır. Beyaz pul benekli, kırmızı şapkalı amanita muscaria ile şapkası külrenginde olan amanita pantherina «muskarin sarhoşluğu» denilen bir hezeyan haline sebep olur. Entoloma lividum’ur. lamelleri kirli pembe renkli ve taze un kokuludur; sindirim bozukluklarına sebep olur. Çavdarmahmuzu unlara çok miktarda karışırsa,^ çavdarmahmuzu hastalığına yolaçat; ihtilâçlara ve kangrenlere sebep o-lur. Birçok mantarların sindirimi güçtür (boletus satanas, Tıicholome sulfereum, Clitocybe olearia, bazı russula, lactarius ve clavaria türleri); Amanita citrina ile vol-varia’nın tehlikeli olduğuna uzun zaman inanıldı. Oysa birincisi, zararsızdır, ama tadı kötüdür. İkincilerse yenebilir, hattâ bazı bölgelerde tarımı yapılır. Yenilen mantarlar arasında en tanınmışları şunlardır: Amanita Cassarea (kayser mantarı), kırmızı amanita, taş mantarları, kuzu mantarı, morchella’lar, russula, lactarius v.b. m Bahçe mantarları sebze bahçelerinde yetiştirilir. Bunun için bahçeye uzunlamasına yanmış gübre yığınları yapılır, içerisine mantar miselyumu parçaları gömülür, üç beş hafta sonra gübre yığınları hafif kalker tabnka^ıyle kaplanır ve üzeri elle hafifçe dövülerek bastırılır. Sonra muntazaman sulanır ve böylece üç-altı ay süreyle mantar elde edilebilir. Sandıklar içinde mantar yetiştirme şeklinde yeni bir üretim metodu, gittikçe daha çok yaygınlaşmaktadır.

• Mantarlar, özellikle biramayalan şarap, bira ve ekmek mayalamakta kullanılır. Pénicillium mantarı ise penisilin yapımına yarar.

• Mantarların insan, hayvan ve bitki ür zerine yerleşerek yaptığı hastalıklara mantar hastalığı bazı nesnelerde mantarların yaptığı kusurlara mantar denir. Meselâ bazı mantarlar islenmiş keresteye musallat o-lır; ticarî değeri olmayan bu mantara kar surlar doğurur. Diğer bir kısım mantarlar, özellikle sıcak ve nemli bölgelerde çeşitli araç ve gereçlere (kâğıt, tahta, kablo, elektrik aygıtları, optik âletler v.b.) zarar verir.

• Mantar meşesi, soyulan mantar tabakasının yerine yenisini yapabilir. Ayrıca, kabuğun çıkarılması besi sularının dolaştığı mevsime denk gelirse, daima katıksız ince bir mantar elde edilir. Bunun için mantar elde edilecek ağaçlar üzerinde iki ayrı işlem yapılır: 1. önce üst mantar çıkarılır; ticarî değeri olmayan bu mantara kaba mantar denir; 2. sonra belli aralıklarla asıl mantar alınır. Mantar üretimi ağacın büyüme hızına ve elde edilmek istenen mantarın kalınlığına göre değişir (mantar kalınlığı en az 25 mm'yi bulmalıdır). Hızlı gelişen ağaçlarda her 5-8 yılda bir, normal gelişenlerde her 8-10 yılda bir mantar çıkarılır. Mantar, çıkarıldığı zaman az çok eğridir, düzelmesi için baskıya konur. Mantarlar piyasaya çıkarılmadan önce fabrikada bazı işlemlerden geçirilir: kurutma; haşlama; raspa yapma. Kuruyan mantar, ağırlığının yüzde 17-18’ini kaybeder. Haşlama mantarın esnekliğini artırır; raspa, yüzünü düzeltir. Ondan sonra mantarlar kalitesine göre ayrılarak ambalajlanır. Mantarın döküntüleri de, sanayide birçok işte kullanılır. Bir mantar meşesi, yaşadığı sürece on, on bir defa mantar verebilir. Cezayir’de bir ağaç her on yılda bir ortalama olarak 7-8 kg ham mantar verir. 1 Kilo mantardan 100-110 şişe tıpası elde edilir.

— Eczc. Mantar ilâçları, çoğunlukla birtakım kimyasal maddeler ve antibiyotiklerdir; bunların da çoğu ancak lokal olarak uygulanabilir. Bu ilâçlar iyot, üyodür, kükürt, doymamış yağ asitleri (ündesilenik; propiyonik, kaprilik asit); mitrofüranlar (mitrofüroksin), tirotrisin, benzoik ve salislik asit türevleri, kinolein türevleri, dörtlü amonyum, boya gibi çeşitli maddelerdir. Bu maddelerin büyük bir kısmı, hem mikrop öldürücü, hem mantar giderici karma bir etki gösterir. Mantar giderici etki ya mantarı öldürmek (fonjisid) veya mantarın çoğalmasını önlemek (fonjistatik) şeklinde olur. Mantar yok edici etki gösteren bir miktar antibiyotik, topraktaki streptomyces*lerden elde e-dilebildi. Aktidion ve grizeofülvin hariç, bütün bu mantar giderici antiboyıkler birer pollenMir; bunların bellibaşlıları nis-tatm, pimarisin, etrüksomisin, amfotenisin

B, trikomisin, kandisidin v.b.dir. Bu ilâçların çoğu sindirim yoluyle hiç soğurul-madığı veya çok az soğurulduğu için ancak mukoza yüzeyine uygulanabilmektedir.
— Patol. Mantar hastalıkları, patolojide önemli bir yer tutar. Bunların verdiği rahatsızlık, frengi ve kansere kolayca karış-tırılabilir. Başlıca mantar hastalıkları spo-rotrikoz, aktinomikoz, aspergilloz, pamukçuk v.b.dir. Deride görülen mantar hastalıklarının başında kellik gelir. Dölyalun-da olan mantar hastalığı, şiddetli bir ferç kaşıntısı ve peynlrimsi görünüşte beyaz koyu bir akıntıyle kendini belli eder. Hastalığa sebep olan mantarı önce mikroskopla inceleyip sonra kültürle üreterek tanı mak, tedaviyi tayin için faydalıdır; tedavi ilâçla olabileceği gibi (iyot, boyalar, man tar öldürücüler), duruma göre ışınlarla da olabilir.

Bitkilerde ise çürüklük gibi (kestana çürüklüğü, tohum çürüklüğü, bitkinin her yanını saran genel mantar hastalıkları ve yaprakları (bağ mildiyusu, buğday pası), hattâ bazen ambarlarda saklanan tohum, yumru ve meyveleri de saran lokal mantar hastalıkları görülür.

— Teksikol. ve Ted. Mantardan zehirlen menin sebep ve şartları çeşitli olabilir, ön ce, bazı kimselerde görülen özel duyarlılık midye ve yumurtaya karşı olduğu gibi mantarlara karşı da tahammülsüzlük isti' dadı yaratabilir. Sadece irkiltici özellikteki mantarların (Russula, lactaris, entoloma li vida), hattâ yenebilir olup da bozulmadan ötürü zehirli hale ge’en mantarların sebep olduğu bazı zehirlenme olayları yanlışlıkla ölüme yolaçabilir. Fakat daha çok, bu gibi zehirlenmeler birkaç gün içinde iyileşme ile son bulur.

Amenita muscaria (zehirli çayır mantarı) ile zehirlenme, daha önemlidir. Kuluçka dönemi kısa sürer. Mide bağırsak bozuk hıkları, ardından sinir bozuklukları başgös terir ve ön plana geçer (irkilme, sarhoşluk, sayıklama, çırpınma, gözbebeğinin genişlemesi).

Tedavi için,' hastanın midesi yıkanır veya kusıturucu ilâç içirttir; tanen, hafif iyot-i-yodürlü solüsyon, kloral ve bromür verilir.

Amanita phalloides’ten ilen gelen zehirlen me çok daha ağırdır, çoğu zaman ölümle sonuçlanır. 12 ilâ 24 ve hattâ 48 saat süren uzun bir kuluçka dönemi sonunda, belirtiler birdenbire amansız şekilde şiddetli bir mide-bağırsak tepkisiyle başgösterir (durdurulmayan kusmalar, kolerayı andıran ve çok zaman kanlı olan ishaller). Su kaybı ve idrarsızlık görülür. Ekseriya ikinci güne doğru hastada aldatıcı bir iyileşme meydana gelir. Ama kısa sürede ağır bir sarılık, nefrit, deri morarması ve kanama başlar, bütün akıl yeteneğini sonuna kadar muhafaza eden hastayı üç ilâ on gün i-çinde baygınlıktan geçirerek ölüme sürükler. Bu gibi ağır kazalara karşı mücadele etmek için birçok tedaviyi aynı zamanda uygulamak gerekir. Bozukluklar iş işten geçtikten sonra ortaya çıktığından, kusturucu vermek ve mideyi yıkamak faydasızdır. öte yandan, tuzlu müshiller, bitkisel veya hayvanî kömür ve hattâ kâfur ulu yağ, striknin, morfin verilmesi de yeterli olmaz. Hastanın iyileşmesi ancak aşağıdaki metotların hepsinin birarada uygulanmasıyle mümkündür: taze tavşan sakatatı (mide, beyin) yedirmek, mantarlara karçı hazırlanmış az bulunan) serum uygulamak; gö-denbağırsağma veya damara glikozlu veya tuzlu serum şırınga etmek.

Bazı mantarlar tehlikeli olmakla beraber, pénicillium ve birçok streptomyces v.b. gibi diğer bazı mantarlar da günümüzde, tıp ilmine değerli mikrop öldürücüler sağ-lamaktadır. Bk. antİbîyotİk ve mİkoterapİ.

♦ Sıf. Mantardan yapılmış: Mantar topuklu ayakkabı, (lm)
MANTARBILtM blş. i. Botaniğin mantarlara ilişkin bölümü. Eşanl MİKOLOji.

— ansİkl. insanlar çok eski zamanlardan beri mantarlarla ilgilendiler. Hippokrates, Plautus, Theophrastos, Celsus, Galenos, Juvenalis, Martialis, Athenaıos, Dioskori-des, Ovıdius ve Cicero’dan^ kalan eski metinler bunu gösterir. İlkçağdan mantarbili-mine ilişkin bilgilerin kaynağı koca Pli-nius’un Historiae Naturalis (Tabiat Tarihi) adlı kitabıdır. Mantarların kiminin yendiği, kiminin tehlikeli olduğu biliniyordu (Roma imparatorlari çayır mantarını pek severlerdi; çayır mantarına «kayser mantarı» denmesinin sebebi budur; gene başka bir rivayete göre Agrippina, yenebilen mantarlar arasına gizlice zehirlisini katarak Claudius’u zehirledi); fakat mantarların niçin zehirli olduğu konusunda çok hayalî sebepler ileri sürülüyordu.

Ortaçağda mantarlar konulunda öyle pek bir ilerleme olmadı Ancak XVI. yy.ın sonuna doğru Clusius lakabı verilen Charles de Lecluse, mantarlara ilişkin ilk temel e-seri yayımladı. Mantarların kendiliğinden değil de sporlardan oluştuğunu, sporlarla çoğaldığını öğrenmek için 1729’a kadar Micheli’yi beklemek gerekti. Hedwig, 1784’-te bu sporların teka’lar veya aşklar içinde sekizerli gruplar halinde bulunduğunu tanıtladı; Leveilte ise bunların bazitler üzerinde çoğunlukla dörder bulunduğunu gösterdi (1837). Tanımlamalar ve resimlerle, man-tarüstü bilim oldukça büyük ilerleme gösterdi (Bulliard’ın renkli resimleri [1791 -1793), Persoon’un çalışmaları [1801], özellikle Fries’in 1815 ve İ874 arasında yayımlanan dev esen).

Bu öncü çalışmaların ardından çeşitli biyolojik incelemeler geldi; Tulasne kardeşler mantarlarda çokşekilliliği ortaya çıkardılar (1851); Bary ise bunların çoğalma süreçleri üstünde durdu.

Mantarbilim alanında çok büyük bir ilerleme oldu; 100 000’den fazla mantar türü tanımlandı.

Tehlikeli ve öldürücü mantarlar çok olmakla beraber, yenebilen mantarlar da pek çoktur. Hattâ bunların bir kısmı sebze bahçelerinde yetiştirilmektedir. Fakat mantar biliminin yemek sanatı alanındaki faydası i-kinci derecededir. Mantarlar çok değişik a-lanlarda rol oynayan bitkilerdir. Birçok deri ve iç organ hastalığı mantarlardan ileri gelir (bk. mantar hastalıkları). Asalak mantarların bitkilere verdiği zarar ise pek büyüktür; bunların tarıma verdikleri zarar yılda milyarlarca lirayı bulur. Mantarlar doğra malık kerestelere, kitaplara ve çeşitli malzemeye de zarar verir.

Fakat bütün mantarlar tahripkâr değildir. Meselâ Noel Bernard, mantarların bir kısım bitkilerin kökünde, her ikisinin yararına ortak yaşadığını ortaya koydu. Birçok orman ağacı, köklerinde mantar olmazsa yaşayamaz. Ekmek ve mayalı içki yapımında önemli rol oynayan blramayaları da mantardır.

Bugünkü tıbbın gittikçe geniş ölçüde kullandığı antibiyotiklerin çoğu, mantarlardan elde edilir. Penisilin bunun en yaygın örneğidir. (l)

Yorum yazın