Akhisar Ovası

Akhisar Ovası, Ege Bölgesi’nde Manisa il sınırlan içinde ova. Kuzeyinde Kırkağaç Ovası, doğusunda oldukça parçalı Gördes-Uşak Platosu uzanır; güneyinde Marmara Gölü ve Çal Dağı, batısında Yunt Dağı yer alır. Spil (Manisa) Dağı karşısında Gediz Ovasına(*) açılan Akhisar Ovasının uzunluğu yaklaşık 50 km’dir.

Bütün bu sınırlar, ova tabanını çevreleyen yüksek kesimler üzerindeki doruk çizgileri ile su bölümü çözgilerinin yer yer ovaya yaklaşması, yer yer de ovadan uzaklaşması nedeniyle çok girintili çıkıntılı bir özellik gösterir. Akhisar Ovası, ana yüzey şekilleri olarak dağ, tepe, plato ve ovalardan oluşan bir havza yapısındadır. Havzanın en yüksek yerini Görenez Dağı üzerindeki Yayla Tepesi (1.280 m), en alçak yerini ise Kum Çayı boğazının tabanı (60 m) oluşturur. Ege Bölgesi’nde bulunmasına ve yüksek kesimlerle çevrili çukur alanlardan birini oluşturmasına karşın, bu bölümün öteki çukur alanlan gibi içinden tek bir akarsuyun doğu-batı doğrultusunda geçtiği oluk özelliğini taşımaz. Tersine kuzeyinde yer alan doğu-batı doğrultulu Bakırçay oluğu ile güneyinde yer alan doğu-batı doğrultulu Gediz oluğu arasında, kuzey-güney doğrultusunda gelişme göstermiştir. Bu iki oluğa kuzey ve güneydeki boğaz, eşik ve oluklarla bağlanır.

Ovanın şekillenmesinde genç tektonik hareketlerle akarsu aşındırma ve biriktirmesinin büyük rolü olmuştur. Temelinde Birinci Zamana (y. 570-225 milyon yıl önce) ve İkinci Zamana (y. 225-65 milyon yıl önce) ait çeşitli kayaçlar yer alır Bu temel, yer yer volkanik ara tabakalı karasal Neojen oluşumların uyumsuz bir örtüsüyle kaplıdır. Bütün bu kayaçlar tektonik hareketler sonucu kıvrılmış, kırılmış ve çeşitli yönlere eğimlenmiştir. Ovada çeşitli doğrultularda zaman zaman depremlere yol açan çok sayıda kınk (fay) çizgisi görülür. Ova yeraltı suları yönünden zengindir. Bunlardan bazı-lan (örn. Selendi Kaynağı, Akpmar Kaynaklan) turizm açısından da önem taşır. En önemli akarsu, ovayı kuzeydoğu-güneybatı doğrultusunda kesen Gördük Çayıdır. Bu çay, daha güneyde Kapaklı Çayı ile birleşip Kum Çayı adıyla Akhisar Ovasını terk eder ve sulannı Gediz Irmağına boşaltır. Ova tabanı oldukça düzdür; bu nedenle özellikle yağışlı dönemde sık sık su baskınlarına uğrar.

Ovada, yazlan oldukça sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağışlı Akdeniz ikliminin etkisi görülür. Yağışın büyük bölümü kışın düşer. Yıllık yağış ortalaması 609.4 mm’dir. Ağırlıklı bitki örtüsü kızıl çamlann oluşturduğu ormanlardır. Bu ormanlar geniş ölçüde yıkıma uğramıştır. Yoğun ormanlar bugün daha çok kuzeydoğu ve kuzeybatıdaki yüksek kesimlerde yer alır. Öteki yerler ise tanm alanları dışında genellikle seyrek makilerle kaplıdır. Ovada genellikle Akdeniz iklimine özgü olan killi, demirce zengin ter ra rossa topraklan egemendir. Aynca çevredeki yüksek kesimlerde, sel sulan ve öteki akarsularla taşınarak gelen alüvyal ve kolüvyal topraklar bulunur.

Uygun iklim koşullarının yanında jeomorfolojik özelliklerinin de elverişliliği dolayısıyla Akhisar Ovası tarih boyunca sürekli olarak yerleşme alanı olmuş, önemli yollar için köprü görevi görmüştür. Çok eski dönemlerden beri Marmara’yı Ege’ye ve dolayısıyla İç Anadolu ve Güney Anadolu’ ya bağlayan doğal yollar Akhisar Ovasından geçmiştir. Yerleşmeler genellikle toplu

köyler olarak görülür. Geniş tarım alanlarında başta nitelikli tütün, çekirdeksiz üzüm, pamuk, tahıl, zeytin olmak üzere çeşitli ürünler yetiştirilir. Ovanın bu yönüyle ülke ekonomisinde önemli yeri vardır.

Etiketler: ,

Yorum yazın