Mevsim nedir nasıl oluşur

MEVSİM i. (ar. mevsim). Yılın aşağı yukarı eşit dört bölümünden her biri: İçerilerde mevsim farkları daha iyi hissolunur (F. R. Atay). Senenin her mevsiminde tatil günleri ve bazen geceleri [...] buraya gelir, dinlenir ve burada sık sık gecelerdim (Ş. S. Aydemir). || Bazı atmosfer olaylarının hâkim olduğu zaman: Yağmur mevsimi. || Bazı toprak ürünlerinin ortaya çıktığı ve bazı tarım çalışmalarının yapıldığı dönem: Zeytin mevsimine daha vakit vardı (Sabahattin Ali). Meğer nihayet bu mevsimleri gelince onlar açılarak çiçeklerini ve meyvelerini vereceklermiş (A. Ş. Hisar). || İçinde bulunulan zaman: Dünyanın meşhur artistleri şimal, garb, cenup kıyıları ile dağlar arasında mevsim turneleri yapar (F. R. Atay). Mevsim meyveleri. || Faaliyet dönemi: Futbol mevsimi. Tiyatro mevsimi. || Hayatın bölümü: Gençlik, hayatın ilkbahar mevsimidir.

— Esk. Mevsim-i bahar, bahar mevsimi ilkbahar. || Mevsim-i harîf, sonbahar mevsimi. || Mevsim-i sayf, yaz mevsimi. || Mevsim-i şitâ, kış mevsimi. || Nâ-be-mevsim, henüz zamanı gelmemiş, mevsimsiz.
— ansİkl. Astron. insanlar daima, ortalama sıcaklığın değişimlerine göre yılı mev-sim’le re bölmüşlerdir. Başlangıçta, Hintl iler, Araplar ve Yunanlılar üç mevsim tanıyorlardı: ilkbahar, yaz ve kış; oysa kuzey halklarına göre yalnız iki mevsim vardı: yaz ve kış. Varron tarafından ortaya atılan sekiz mevsimlik garip sistem bir yana bırakılırsa, sonbaharı ilk defa mevsimler arasına katan Yunanlılardır; daha sonra, Romalılar ve Galyalılar da bu sistemi benimsemişlerdir.

Ortalama sıcaklığın bağlı olduğu temel unsur, gündüz boyunca Güneş’in ufuk üzerinde çıktığı yüksekliktir: meselâ 1° açıklığındaki bir koni içinde kalan aynı ışıma miktarı, Yer’in yüzeyinde daha küçük bir alana dağılır. Demek ki mevsimleri, iki ı-lım* anı (Güneş’in meridyen yüksekliği 90°—Q’ye eşittir; Q, bulunulan yerin enlemidir) ile iki gündönümü* arasında kalan anlardan (Güneş’in meridyen yükseklikleri 90° — <p + 23°27 ile 90° — (p — 23°27’-ya eşittir; 23°27′’lık açı, ekvator ile tutulum düzlemlerinin meydana getirdiği açıdır) itibaren ayırmak normaldir.

Yer’in yörüngesi dairesel ve yörünge üzerindeki hızı düzgün olsaydı, mevsimler birbirine eşit olurdu. Fakat bu yörünge elips biçimindedir ve büyük eksen, devinme* sonucu ılımlar çizgisinin ters yönde, büyük eksenin ise doğru yönde dönmesi gibi ayrı etki altında, yerberi* boylamı yılda yaklaşık olarak 1 artacak şekilde, kendi düzlemi içinde döner. Yerberi boylamı, bugün yaklaşık olarak 102°13 kadardır. Buradan, mevsimlerin tanım ve süresi için aşağıdaki değerler elde edilir:

Mevsimler Yay Bugünkü

(Kuzey yarıküre) süre

1. ilkbahar T 2 92 gün 20 saat

2. yaz 2T 93 gün 15 saat

3. sonbahar T 2 89 gün 19 saat

4. kış ÎT 89gün 0saat

Yerberi noktası, ilkbahar veya koç noktasına göre hareket ettiği için, mevsimlerin süresi yavaş bir değişime uğrar. 1250 Yılında, yerberi noktası kış dönencesiyle çakışmıştı: bir yandan m ile 2T yayları, bir yandan T 2 ile 2 r yayları birbirine eşitti. Böylece, sonbaharın süresiyle kışm-ki, ilkbaharın süresiyle de yazınki aynıydı. Aşağı yukarı 4 500 yıl içinde, yerberi noktası koç noktasıyle çakışacaktır: o zaman, ilkbahar ile kışın süresi, yaz ile de sonbaharın süresi birbirine eşit olacaktır. Yukarıdaki tabloda verilen değerler, Güneş’in peşpeşe altı ay ufuk üstünde, altı ay da ufuk altında kaldığı kutup çevresindeki bölgeler için değişiktir.

En uzun mevsimin kış olduğu Güney yarıküresindeki bölgeler için bu değerlerin tersi geçerlidir; bu yüzden Güney yarıküresi, Kuzey yarıküresine oranla bir parça daha soğuktur.

Yörüngenin dışmerkezliği yüzünden Yer -Güneş uzaklığında meydana gelen küçük farklar, ortalama sıcaklıklara pratik olarak etki etmez (Kuzey yarıküredeki noktaların Güneş’ten en uzak olduğu zaman yazdır).

Mevsimlerin, rüzgârlar, akıntılar, bitki topluluğu, ölüm v.b. üstünde büyük bir etkisi vardır.

Bir gezegende, gelen ışık ışınlarının eğimi ne kadar çok değişirse, yani dönme ekseni ne kadar eğikse, mevsimler arasındaki fark

o kadar büyük olur: bu yüzden Jüpiter’de mevsimler hemen hemen yok gibidir.

— lkonogr. Dört mevsim teması, süsleme sanatlarında çok sık işlenen bir konudur: Benevento’da Trajanus ve Roma’da Septi-mus Severus zafer taklarındaki alçak kabartmalar; Roma’daki lahit ve freskler; Ve-ronese’nin (Villa Maser), Arcimboldi’nin (Viyana), G. Bassano’nun (Milano), Alba-no’nun (Verospi sarayı, Roma), Romanelli’-nin (Louvre), Poussin’in (ay.y.), Lancret’nin (ay.y.), Natoire’m (Cenevre), Cezanne’ın (Petit Palais) tabloları; Bouchardon’un (Grenelle sokağındaki çeşme) ve Clodion’un alçak kabartmaları (Musée Lorrain, Nancy); Versailles parkındaki heykel ve çeşmeler; Le Brun’ün eserleri örnek alınarak yapılan duvar halıları.

Yorum yazın