Ali Baba ve Kırk Haramiler

Ali Baba ve Kırk Haramiler, Binbir Gece Masalları’nin en çok sevilen birkaç masalından biri. İranlı yoksul bir oduncu olan Ali Baba ormanda gezerken, bir rastlantı sonucu, Kırk Haramilerin çaldıkları değerli eşyayı sakladıkları mağarayı görür. Haramilerin mağarayı açmak için söyledikleri “Açıl, susam açıl!” sözünü öğrenir ve onlar gittikten sonra içeri girer. Büyük bir hazine ile karşılaşan Ali Baba, bir miktar para ve değerli eşya alarak evine döner. Ali Baba’nm yaşamındaki değişme, varlıklı bir kişi olan kardeşi Kasım’ın dikkatini çeker. Mağaranın sırnnı ve haramilerin büyülü sözünü kardeşinden öğrendikten sonra Kasım, varlıklı olmasına karşın açgözlü olduğundan, kendisi de bir şeyler almak üzere oraya gider. İçeri girip alacaklarını aldıktan sonra büyülü sözü unuttuğundan dışarı çıkamaz ve haramiler gelinceye değin orada kalır. Kasım’ı yakalayıp öldüren haramiler durumdan kuşkulanmaya başlarlar.

Ali Baba doğal bir ölüm görüntüsü vermek için kardeşinin cesedindeki yarayı bir ayakkabıcıya diktirir ve gömer. Haramiler ise iz sürerek Ali Baba’yı bulur; onu ve ailesini öldürmek için pek çok yola başvururlar. Ali Baba, Nurcihan adlı cariyenin yardımıyla haramilerden kurtulur. Çok akıllı bir kadın olan Nurcihan, Ali Baba’nm oğlu ile evlenir.

Ali Baba ve Kırk Haramiler masalı, kişilikleri birbirinin karşıtı olan iki kardeşin, akıllı ve becerikli bir cariyenin, her türlü kötülüğü yapabilecek nitelikteki haramilerin ve büyülü “Açıl, susam açıl” sözünün ön plana çıktığı, kötülerin ve açgözlülerin acı sona, iyilerinse mutluluğa ulaşmalan gibi, Doğu masallarında hemen her zaman rastlanan değişmez öğelerin bir arada bulunduğu ilginç bir metindir.

Açıl, susam açıl” sözü Binbir Gece Masalları’nin yaygın olduğu bütün ülkelerde kalıplaşmış bir söz niteliği kazanarak, tüm engelleri aşmanın etkili bir anahtarı olarak görülmüştür.

Yorum yazın