SABİT DÖVİZ KURU SİSTEMİ

SABİT DÖVİZ KURU SİSTEMİ
a) Para Politikası
Şekil 3.1″de denge durumunu gösteren A noktasından hareket edelim. Hükümetin Y, gelir düzeyine ulaşmayı hedeflediğini farzedelim. Bu durumda genişletici bir para politikası uygulayacaktır. Böylece LM eğrisi LM1 konumu¬na kayacaktır. Yurt içi para piyasasında faiz oranı r1 e kadar düşecektir. Ancak r deki düşüş sermaye çıkışlarına ve bir ödemeler bilançosu açığının oluşmasına neden olacaktır. Bunun sonucu olarak döviz piyasasında döviz kuru değer yi¬tirmeye başlayacaktır. Döviz kurunun değer kaybetmesini engel olmak için merkez bankası müdahale edecektir. Merkez bankası sahip olduğu rezervlerle ulusal parayı satın alacak ve böylece dolaşımdaki parayı azaltacaktır. Böylece reel para arzı azalacak ve LM eğrisi sola kayacaktır. Bu hareket dış açığı besle¬yen sermaye çıkışları oldukça ve döviz kuru değer yitirdikçe devam edecektir (yani LM eğrisi başlangıç LM0 konumuna geri dönmedikçe). B yalnızca çok, geçici bir noktadır. Para politikası denge gelirini sürekli olarak arttırmak İçin’ yetersiz kalmaktadır.

Para politikasının güçsüzlüğünü kısıtlama yönünde de gösterebiliriz. Yurt içinde kredi kısıtlamasına gidilmesi ulusal faiz oranını yükseltecektir. Faiz ora¬nı ve para arzı başlangıç düzeyine geri dönmedikçe yabancı sermayeyi cezbede-çektir.
b) Maliye Politikası
Sabit kur sisteminde ma l iye-politikası daha etkilidir. Şekil 3.2’de görül¬düğü üzere hükümet kamu harcamalarını arttırmaktadır ve IS eğrisi IS0 dan IS] e kaymaktadır. Böylece ekonomi A noktasından B noktasına geçmektedir. Gelir kamu harcama çarpanı etkisiyle artmaktadır. Para piyasasında İşlemlerdeki büyümeye bağlı olarak artan ek para talebi faiz oranının yükselmesine neden olmaktadır.
Faiz oranının r1 e yükselmesi yabancı sermayeyi cezbedecektir. Sermaye girişleri dış ödemeler fazlasını besleyecektir ve döviz kuru değerlenecek!ir. Döviz kurunun değerlenmesini önlemek için merkez bankası sabit bir fiyat üze¬rinden ulusal parayla arzedilen tüm dövizi satın alacaktır. Böylece para arzını arttıracak ve LM eğrisi sağa kayacaktır. Sermaye girişleri teşvik edildikçe, yani içsel para arzı ulusal faiz oranıyla uluslararası faiz oranı eşitliğini sağlamasına kadar hareket devam edecektir. Böylece LM LM0 konumuna kayacak ve C noktasında yeni bir dengeye ulaşılacaktır.

Başlangıç çarpan etkisi (A dan B ye) döviz kurunun değer kaybından ka-çınmak için daha fazla para arzıyla takviye edildiği için maliye politikası etkin¬dir. Kapalı ekonomide yeni denge noktası (B de oluşmaktadır) daha yüksek faiz oranını ve dolayısıyla daha düşük özel yatırımı içermektedir. Bir diğer deyişle kamu harcamalarındaki artış özel sektör yatırımlarını dışlamaktadır (dışlama etkisi). Sabit kur sisteminde dışa açık bir ekonomide faiz oranı başlangıç düze¬yine düşünceye kadar para arzı arttırıldığından dışlama etkisi meydana gel¬mektedir. Dışlama etkisinden yurt içinde kaçınılmakla birlikte, uluslararası planda dışlama etkisinden kaçınılamamaktadır. Gerçekten de A noktasından C noktasına geçmek için, bol miktarda yabancı sermayenin cezbedilmesi gerek¬miştir. Yani, aksi halde dış ülkelerde yatırımları finanse edecek dünya tasarru¬funun bir kısmı ülkeye çekilmektedir. Böyle bir politika izleyen ülkeler ulusal yatırımların lehine diğer ülkelerdeki yatırımların ayağını kaydırmaktadır.
Görüldüğü üzere, sermayenin tam mobilitesi iç ve dış dengenin aynı anda gerçekleşmesini sağlamaktadır. Bunun için iktisat politikasının her aletini iyi bir şekilde kullanmak yeterlidir. Tam istihdama ulaşmak için maliye politikası izlemelidir. Ödemeler dengesini sağlamak için de sermaye giriş ve çıkışlarının uyardığı para arzı değişmelerine karşı koymayan yansız bir para politikasının izlenmesi gerekir.

Etiketler: , ,

Yorum yazın