DİL

- (Os- Lisan, Nutuk, Kelâm, Zeban; Fr. Langue, Al- Zunge, İng- Language, İt- Lingua) İnsanların duyduklarını ve düşündüklerini anlatmak için kullandıkları söz dizgesi… Dil, toplumsal bir olgudur ve başkaları, için varolan pratik bilinçtir- Bilinçle birlikte varolmuş ve onunla karşılıklı etkileşerek gelişmiştir. Nasıl insan toplumunun dışında insan düşüncesi olmazsa öylece insan toplumunun dışında insan dili de olamaz- İnsana özgü bir olgu olan konuşma, insan toplumunun ger-çekleşmesiyle başlamış; insanlar birbirlerine bir şeyler söylemek gereğini duymuşlardır. Her ihtiyaç kendi örgenini nasıl yaratırsa söyleme ihtiyacı da dili ortaya koymuştur* İnsanlaşma
sürecindeki hayvanın gırtlağı gelişmiş ve ard- arda uyumlu sesler çıkarmasını başarmıştır. DU, düşüncenin özdeksel yapısıdır ve sözcüklerle varlaşır. Dilsiz hiç bir düşünce varola- maz, insan kendi kendine düşündüğü zaman bile ancak sözcüklerle, eşdeyişle dille düşünebilir. Dille düşünce arasında çözülmez bir birlik vardır. Dil, bilincin ve düşüncenin araçsız gerçekliğidir. İnsanlar konuşamasaydılar ortak çabalarını bir araya toplayamazlar ve bilgilerini saklayıp yeni kuşaklara geçiremezlerdi. En gelişmiş bir hayvan bile çocuğuna hiç bir bilgi veremeden ölür, İnsanlarsa çocuklarına yirmi milyon yıllık bir bilgi bırakırlar- Demek ki insan toplumu hızlı gelişmesini dile borçludur- İnsan, sözcüklerle özetleyerek dünyanın fizik yükünden kurtulmuştur; bilgi edinebilmek için harcamak zorunda bulunduğu gücü ve süreyi dili sayesinde kazanmıştır- İnsan, gene dili sayesinde, zaman ve mekânı eline geçirmiş; başkalarının deneyleriyle eylemde bulunmak olanağına sahibol- muştur. En eğitilmiş bir hayvan bile dilini kullanamadığından başka bir hayvanı eğitemez, başkalarını eğitebilen ancak insandır- Bu yüzdendir ki insan dünyaya açılan ilk canlıdır- İnsanların bireysel değerleri dilleri aracılığıyla gittikçe toplumsallaşmıştır- Başlangıçta insanların küçük ve kapalı topluluklar halinde yaşamaları yüzünden birbirlerinden bağımsız olarak gelişen grup dilleri gittikçe ortaklaşmaktadır. Bir ulusun gelişmesi için nasıl ortak bir dil gerekiyorsa insanlığın gelişmesi için de ortak bir dil gerekmektedir. İnsanlar, günlük ihtiyaçlarının meydana koyduğu doğal dil’ leri yanında, özel ihtiyaçlarım karşılamak için matematik simgeler dili vb. gibi yapay dil’ İer de ortaya koymuşlardır* Bütün bu diller insanların bilgilerini saptar, saklar ve yeni kuşaklara ulaştırır. Dille düşüncenin karşılıklı etkileşimle birbirlerini geliştirebilmeleri için düşüncenin aydınlık (eşdeyişle nesnel gerçekliği yansıtıcı) ve dilin anlaşılır (eşdeyişle nesnel gerçekliği yansıtıcı) olması gerekir, dili anlaşılır kılmak için yapılan dil özleştirmelerinin temel nedeni budur- Dil ancak anlaşılır olmakla türetilebilir ve ancak türetilebilir olmakla düşünceyi geliştirebilir. Bundan ötürüdür ki düşünceyi geliştiremeyen dilin .kendisi de gelişemez. Dilin varlaşhktan sonra göreli bir bağımsızlık kazanması ve düşüncenin yasalarından ayn yasalara bağlanması, onu idea-

âk fifeetilerin temel felsefe sorunlannı yoz- jjştırmada araç olarak kullanmalarına elverişli kılmıştır- Kimi dillerde bir tek sözcüğün birçok pesneyi ve kimi dillerde de birçok sözcüğün bir tek nesneyi belirtmesi, dilin tümüyle bağımsız olduğu ve nesnel gerçeklikle hiç bir ilişkisi bulunmadığı yanılgısını doğurmuştur- Bundan ötürüdür ki, başta yeniolgu- çoluk olmak üzere, birçok idealist öğretiler felsefe ve toplum sorunlarım dil ve mantık gftrfhnlemelerine indirgemeye çalışmaktadırlar* Bunların arasında, örneğin sömürü sözcüğünü düden atmakla sömürü olayının da ortadan kalkacağını savunacak kadar ileri gidenler de vardır- Gerçekten ve nesnel gerçeklikten hiç boşlanmayan düşünceciliğin (idealiz* min) bu semantik biçimi, dili düşünceden vt düşünceyi de gerçeklikten koparmaya çalışır- Ne var ki bu, olanaksızdır. Sözcükleri değiştirmekle biç bir nesnel süreç değiştirilemez- Kaldı ki insanlar sözcükleri dilediklerince yaratamazlar, onları günlük yaşamlarında karşılaştıktan olgu ve nesnelerden çıkarırlar. Sömürü sözcüğünü ortaya koyan sömürü olgusudur- Sömürü sözcüğü ortadan kaldırılmakla sömürü olgusu ortadan kalkmaz, ancak dilegetirilmesi yasaklanmış olur- Bk. Düşünce, Bilinç-

Etiketler: , , , , , , ,

Yorum yazın