LASERİN UYGULAMALARI VE KULLANIM ALANLARI

LASERİN UYGULAMALARI VE KULLANIM ALANLARI
13.1. HABERLEŞMEDE
• Yeryüzü ile uydular arası haberleşme sistemlerinde,
• Dünya üzerindeki haberleşme ağında fiber-optik sistemlerle birlikte kullanılması,
Yüksek yoğunlukta ses ve görüntü bilgileri depolanması (compact disc, video disc
13.2. BİLGİSAYARDA
13.3. BİYOLOJİDE
13.4. METEOROLOJİDE
13.5. HOLOGRAMDA
Yüksek koherent dereceli laser ışığının kullanım alanlarından biri de holografidir. Bu yöntemle cisimlerin üç boyutlu görüntüleri elde edilir. Bunun için cisimden yansıyan laser ışığı yine aynı kaynaktan çıkan bir referans denetimdeki ışığın girişim deseni hem genlikleri hem de fazları ile beraber bir fotoğraf filmi üzerine kaydedilir. Hologram adı verilen bu film daha sonra bir ışıkla aydınlatıldığında cismin üç boyutlu bir görüntüsü oluşur. Günümüzde sanat eserlerinde, reklamlarda, dergilerde, kredi kartlarında ve daha pek çok yerde hologramlar görülmektedir. Bilim ve teknolojide holografi cisimlerin oranının ölçülmesi için kullanılmaktadır. Bir cisim üzerine yük bindirildiğinde cisim şeklinde en ufak bir dğeişiklik bile olmuşsa bu değişiklik cismin yük bindirilmeden önceki ve sonraki holografileri üst üste çekilerek oluşturulan hologram üzerine girişim desenleri şeklinde görülür.

Şekil-D: Üç Boyutlu Bir Hologram Elde Etmek İçin Gerekli Düzenek
13.6. SANAYİDE
13.6.1. LASERLE KESME, DELME, KAYNAK VE KAYNATMA İŞLERİ
Gaz laserleriyle üretilen ve görünür ışıktan oluşan sürekli bir demet, ideal doğru çizgiye çok yakındır. Bu niteliği nedeniyle her tür hizalama işinde kullanılır. Böyle bir laserden çıkan demetin ıraksaması 1/1000 dolayındadır. Bu da kuramsal sınıra yakın bir değerdir. Büyük inşaatlarda örneğin delerek tünel açan makinelerin denetiminde ya da boru hatlarının döşenmesinde laserden yaygın bir biçimde yararlanılır.
Bazı laserlerin verdiği ışık çok güçlüdür. Bu ışık mercekler yardımıyla bir noktaya odaklanabilir, böylece elde edilen daha da güçlü ışıkla az miktarda herhangi bir madde buharlaştırılabilir. En sert malzemede küçük delikler açılabilir. Örneğin yakutlu laserlerle elmasta delik açılabilir. Böylece tel çekmek işleminde kullanılan kalıplar elde edilir ya da saatlerde yatak olarak kullanılmak üzere gök yakutta delik açılabilir.
Darbeli laser demetinin ısıtma etkisi seçici ve çok hızlı bir biçimde kendisini gösterir. Bu etkiden yararlanılarak mürekkebi kağıttan silen bir aygıt geliştirilmiştir. Mürekkep laser ışığını soğurarak buharlaşır ve yanar, bu sırada kağıt etkilenmiş olarak kalır.
Odaklanmış CO2 laserleri daha çok ısı gerektiren işlerde uygulama bulmaktadır. Pencerelere metal sap kaynatılması bu uygulamalara iyi bir örnek olmaktadır. Burada sorun, iyi pişirmesi için yüksek ısı iletkenliğine sahip bir metal olan bakırdan yapılmış tencereye el yakmaması için düşük ısı iletkenliğine sahip paslanmaz çelikten yapılmış bir sapın kaynatılmasındaki zorluktan ortaya çıkmaktadır. Standart kaynak yöntemleriyle ısı iletkenlikleri birbirinden çok farklı iki metali kaynatmak son derece zor bir süreçtir. Halbuki laserlerle sağlanan büyük ısı ile kaynak yapmak o kadar kısa bir zaman aralığında gerçekleşir ki artık ısı iletkenlikleri arasında farkın önemi kalmaz.

13.7. TEKNOLOJİDE
13.7.1. LASER IŞINI İLE ÜRÜN KONTROLÜ
Gelecekte, dünya yörüngesindeki bir uzay istasyonu ya da uzay mekiğinden gönderilen laser ışını ile sağlıksız ürünler belirlenebilecektir.
Laser ışığı gibi bir enerji, bitkiye çarptığında tutulur ve fotosentez sırasında bitki sıvılarını enerji yönünden zengin bileşiklere dönüştürür. Eğer bitki sağlıklı değilse tüm ışığı tutamaz ve enerjinin bir bölümü dağılır. Bu yayılımın spektrumunun anlaşılması sayesinde bilim adamları hastalık nedenini saptayabilirler. Seradaki mısır ve soya fasulyelerine uygulanan bu yöntem ile göze çarpmayan beslenme bozuklukları ortaya çıkarıldı.

13.7.2. LASERLER ve BİLGİ İŞLEM SÜREÇLERİ
Laserler bilgi işletim amacıyla da sıkça kullanılmaya başlanmışlardır. Buna bir örnek olarak Türkiye’deki bazı süper marketlerde de rastlanmaya başlanan optik okuyucuları gösterilebilir. Bu aletlerle de bir He-Ne laserinden çıkan ışık, malın üzerine işlenmiş çizgi kodlarını taramak için kullanılmaktadır. Yansıyan ışık, aletin içindeki alıcı tarafından, çizgi kodlarına uygun olarak zaman bağımlılığı belirlenmiş bir modüle edilmiş ışık sinyali halinde algılanır. Modüle edilmiş ışık sinyali dijital elektrik sinyaline dönüştürülerek kodlanmış bilgi, kasanın bilgisayarına aktarılır. Test sınavlarını değerlendiren optik okuyucular da aynı esaslara göre çalışır. Süper marketlerdeki optik okuyucuların algıladığı bilgi çizgi kodları halinde kağıt üzerine basılmaktadır. Bilgiyi kompakt disklerin yüzeyinde görülmeyecek kadar ufak, bir dizi delik açarak kodlamak da mümkündür. Evlerde kullanılan dijital elektronik aletlerde odia veya video sinyalleri elde etmek için optik diskler kullanılmaktadır. Kodlanmış bilgi, modüle edilmiş laser ışığı yardımıyla yansıtıcı kompakt disk yüzeyine bir dizi minyatür delik açılarak işlenir. Disk çalıcının kafasında çıktısı yüzeyine düşen bir yarı iletken laseri bulunmaktadır. Bu laserden çıkan ışık disk yüzeyinde bir deliğe rastlarsa yansımaz, aksi halde yansıyarak bir alıcı tarafından algılanır. Böylece döndükçe, belli bir sıra ile dizilerek bilgiyi kodlamış olan deliklerden bir dijital sinyal elde edilmiş olur. Bu sinyal odio veya video sinyaline çevrilerek izlenir hale getirilir.
Laser ışığı yaklaşık bir dalga boyu 810 cm) yarıçapında bir bölge üzerinde odaklanabildiği için, optik belleklerde çok büyük miktarda bilgi saklanabilmektedir. Sıradan bir kitabın 6 mb’lik bilgi içerdiği varsayılırsa, 12 inçlik tek bir optik disk üzerine 10 bin kitaplık bilginin kaydedileceği anlaşılır. Son 25-30 yıl zarfında önce mikrofilmler sonra manyetik diskler şimdi de optik diskler geliştirilerek bilgi saklamak için gereken hacim olağanüstü küçültülmüş olmaktadır.
Bilgi, laser ışığının kendisi modüle edilerek de bir noktadan diğerine aktarılabilir. Fiberoptik kablolarla kurula bir iletişim sistemine bilgi girişi, bir yarı-iletken laserinin uyarıcı akımdaki değişimler yoluyla modüle edilmiş çıktısı optik liflere doğrudan verilerek yapılır. Modüle edilmiş laser ışığı optik lif içerisinde kilometrelerce yol katlederek alıcıya ulaşır. Bu optik iletişim yöntemi, doğrudan birbirini gören verici ve alıcı düzenekler gerektiren uydu iletişim yöntemlerine göre daha avantajlıdır.

13.7.3. DİJİTAL VE ANALOJİK HESAP MAKİNELERİ
Laserin enformasyon konusundaki ilk uygulamasını elektronik ve optik devreler teşvik eder. Söz konusu devrelerde yarı iletkenli laserlerden faydalanılır. Yüksek güce ihtiyaç yoktur, sadece modülasyon kolaylığı ve mümkün olduğu kadar az yer işgal etmek konuları ana problemleri teşkil eder.
Böyle bir sistemin en avantajlı tarafı, iki eleman arasında optik bir bağlantı kurarak, elektronik sistemlerde önlenemeyen kuplaj olaylarının ortadan kalkmasıdır.

13.8. UZAY ÇALIŞMALARINDA
13.8.1. OPTİK RADAR
Bu sistemlerde bir ışık darbesi uzaklığı ölçülecek hedefe gönderilir. Cihazdan bu darbe çıktığı anca birkaç sayaç çalışmaya başlar. Işık darbesi hedeften yansıyıp geldikten sonra objektif tarafından bir dedektöre odaklanır. Darbenin dönüşü kaydedildiği anca sayaç durur ve böylece gidiş-dönüş zamanında mesafe tayin edilir. Bu sistemlerde çoğunlukla hedefe yansıtıcı yerleştirilmez. Bu sebepten çok dağınık bir şekilde yansır. Yansıyan ışığın çok az bir kısmı alıcıya ulaşacağından, çok güçlü laserler kullanmak icap eder. Yakut veya YAĞ kristali kullanılan laserler ile bu gücü elde etmek mümkündür. Çok sayıda laser diyotlar bir araya getirilerek Kwatt gücünde ışık veren sistemler daha basit ve daha ucuza yapılır. Fakat bunlarla ancak birkaç kilometre ölçülebilir.
Ölçülecek mesafenin miktarı laseirn gücüne, kullanılan dedektörlere ve elektronik sisteme bağlıdır. Hedefe yansıtıcı yerleştirilerek hata azalır ve mesafe uzar. Laser radarları mikro dalga radarları ile karşılaştırdığımızda şu avantajları ortaya çıkar; küçüklük ve ucuzluk.
Optik radarlarda gönderici olarak bir teleskop kullanılırken, alıcıda birkaç santimetrelik bir objektif yeterlidir. Ayrıca laserin kısa dalga boylu ışığı, hedefe küçük yansıtıcılar koymaya imkan verir. Böylece sistemin verimi artar. Ayrıca laser ışığı çok dar bir hüzme halinde yayıldığından mikrodalga radarları gibi karıştırılması zordur.
Dezavantajları ise şu şekilde sıralanabilir. Dar bir hüzme gönderildiğinden nişanlaması zordur. Aydınlık ortamlarda çalıştığı zaman etraftaki radyasyonu süzmek icap eder. Mikrodalga radarları gibi frekans değiştirme olanağı yoktur. Yağmurda, siste, karda verimi çok düşer. Personelin veya yakınında bulunan kimsenin ışık hüzmesinden sakınmaları veya koruyucu gözlük takmaları gerekir. Aksi taktirde gözü kör edebilir.

13.8.2. AYIN UZAKLIĞININ ÖLÇÜLMESİ
İlk defa 1962 yılında 50 joule gücünde yakut laserini kullanan Smulin ve Fioco, ayın yüzeyinden ışık darbesini ansıttılar ve 2,5s kadar sonra geri dönen bu ışını kaydetmeyi başardılar. Bu şekilde ayın uzaklığını 88km hata ile ölçtüler. Daha sonra 1962 yılında Apollo astronotları bir yansıtıcı yerleştirdiler ve böylece daha kesin ölçmeler yapılabildi. İlerideki yıllarda Apollo 14, Luna 17, Apollo 15 ve Luna 21 tarafından aya dört yansıtıcı daha yerleştirildi ve çok çeşitli deneyler yapıldı.

13.9. BİLİMSEL ARAŞTIRMALARDA
• Çok hassas bilimsel ölçümlerde (ışık hızı ölçümü),
• Yerküre üzerindeki hareketlerin hassas ölçümü,
• Malzemelerin kimyasal analizlerinde

13.10. ENDÜSTRİ ALANINDA
• Her türlü malzemeyi çok hassas bir şekilde kesme, delme, eritme, lehimleme ve şekil verme işlemleri ,
• Mikroelektronikte dirençlerin aktif veya pasif olarak 0,01% hassasiyetinde üretilmeleri,
• Chip üretiminde hat kalınlıklarının 0,25 µm’den az olarak desenlendirilmesi ,
• Yeni maddelerin analiz işlemlerinin yapılması,
• Yüksek ve uzun yapıların düzgünlüğünün ölçümü,
• Yüzey sertleştirmelerinde

13.11. ASKERİ SAHADA
• Askeri uygulamalarda laserleri vazgeçilmez yapan özellikleri kısaca tanımlarsak:
• Açısal hassasiyet (ışınımlarının doğrusal şekilde olması),
• Uzun mesafelere ulaşma (Laser gücünün yüksek olması)
• Mesafe ölçümünde hassasiyet (darbe genişliğinin çok dar olması)
• Selektif tespit (spektral band aralığının çok dar olması sebebi ile)
• Kullanım kolaylığı (küçük boyutta ve hafif olmaları)

13.11.1. ASKERİ UYGULAMALARDA KULLANILAN LASERLER ve ÖZELLİKLERİ
13.11.1.1. Ruby Laser
• Dalga boyu : 0.6943µm., kırmızı renkte, görünür bölgede
• Laser malzemesi: %5 Kromla zenginleştirilmiş pembe sentetik yakut
• Darbe sıklığı: Dakikada 1-10 atış, orta güçte
• Eski teknoloji /düşük verim
• Isıya ve titreşime karşı aşırı hassas
13.11.1.2. Nd-Glass Laser
• Dalga boyu : 1.064 µm.,kızılötesi bölgede
• Laser malzemesi: Neodymium’la zenginleştirilmiş cam çubuk
• Darbe sıklığı: Saniyede 1-5 atış, Orta güçte
• Eski teknoloji
• İnsan gözünde retinaya etkili
• Nd-YAG laserlere göre verimi düşük
13.11.1.3. Nd- YAG Laser
• Dalga boyu :1.064 µm.,kızılötesi bölgede
• Laser malzemesi: Neodymium’la zenginleştirilmiş Yitrium Aluminium Syntetic Garnet
• Darbe sıklığı: 20 Hz/ns Max, orta güçte
• Çok fazla kullanılan sorunsuz bir teknoloji
• İnsan gözünde retinaya etkili
• Optical Parametric Oscillator (OPO) ile dalga boyu 1,58µm. ye yükseltilerek insan gözünde retinaya etkisiz hale getirilmektedir.
13.11.1.4. Er- Glass Laser
• Dalga boyu : 1,54 µm.,kızılötesi bölgede
• Laser malzemesi: Erbium’la zenginleştirilmiş cam çubuk
• Darbe sıklığı: Dakikada 10 atış, Orta güçte
• Geliştirilmekte olan bir teknolojidir.
• İnsan gözünde retinaya etkisiz

13.11.1.5. CO2 Gaz Laser
1. Dalga boyu :10,6 µm., kızılötesi bölgede
2. Laser malzemesi: Karbondioksit
3. Darbe sıklığı: Sürekli, yüksek güçte
4. Atmosferik geçirgenlik bu dalga boyundan çok yüksektir..
5. Boyutları büyüktür
6. Bakım onarım zorluğu vardır.
7. Şok ve darbelere dayanıksızdır.

13.11.2. ASKERİ UYGULAMALARDAKİ LASERLER
13.11.2.1. Yüksek Güçlü Laserler
Mega watt mertebesinde çıkış güçleri olan bu tür laserlerin yakıcı etkisi ABD, Fransa ve İngiltere gibi bazı ülkelerce hedeflerin direkt tahriplerinde kullanılmaktadır.
13.11.2.2. Orta Güçlü Laserler
Mevcut uygulama alanları:
• Mesafe bulma
• Hedef takibi
• Füze ve bomba güdümü
• Hedef işaretleme

13.11.3. LASERLE MESAFE BULMA
Gönderilen laser ışığı hedeften yansıyarak cihaz üzerinde bulunan bir almaç tarafından algılanır. Geçen zaman periyodu (T) basit olarak formülize edildiğinde istenilen mesafe hassas olarak bulunur.
(Laserle mesafe bulmaMesafe D=C*T/2 C=300m/µsn. (ışık hızı)

13.11.4. HEDEF TAKİBİ
Laser, önceden tanımlanmış bir patern üzerinden tarama yapar. Patern içinde yansıma tespit edilirse, tarayıcının mevcut konumuna göre açı (yan-yükseliş) ve mesafe bilgileri elde edilir. Bu prensip yerden-havaya atış kontrollerinde ve Laser güdümlü füzelerde uygulanır.
(Laserle hedef takibi)

13.11.5. FÜZE VE BOMBA GÜDÜMÜ
Hedef, Laser ışını ile ileri gözetleyici/helikopter/uçak tarafından aydınlatılır. Laser güdümlü bomba veya füze hedeften yansıyan ışına kilitlenerek hedefe gönderilir.
(Laserle güdümlü mühimmat yönlendirme)

13.12. TIP ALANINDA
• Zarar görmüş dokuları keserek almak,
• Yaraları iyileştirmek,
• Kanamayı durdurmak,
• Göz retinasında oluşan zedelenmeleri gidermek,
Tıp alanında kullanılan laserlerin birçok çeşidi olmasına rağmen; özelikle iki gruba ayırabiliriz.
1. Yüksek Güçteki Laser: Dokuları kesmek, kanı pıhtılaştırmak ve yakma gibi işlemlerde kullanırız. Bu tür laserler bizlere hastalıklı dokuları sağlıklı dokulara zarar vermeden ortadan kaldırmamız için yardım eder.
2. Düşük Güçteki Laser: (Low Level Laser) (LLLT) (Soft Laser) Hücre ve dokuların çalışmalarını uyarma ve düzenleme amacıyla kullanılır.
Bizim burada bahsetiğimiz LLL(Low Level Laser )Soft Laserlerdir.
Soft Laserlerden bugün en çok kullanılanları kırmızı ve infrared(kızılötesi) olanlardır.
Yüksek güçteki laserleri cerrahların, düşük güçteki laserleri ise dahiliyecilerin güçlü birer silahı olarak görebiliriz.

13.12.1. LASER IŞIĞININ TIPTAKİ ETKİLERİ
Şüphe bırakmayacak şekilde ve kontrollu çalışmalarla defalarca ispatlanmıştır, ki laser ışınlarıyla elde edilen olumlu tedavi sonuçları başlıca 3 etkiye bağlıdır ;
• Doku çalışmasını uyarıcı ve yeniden düzenleyici etkiler
• İltihabı giderici etkiler
• Ağrı kesici etkiler
Hasarlı bir dokuya laser ışığı verildiğinde hem buradaki hücrelerin enerjisi, hem bölgeye gelen kan akımı, hem de hasarlı dokuda yeni kılcal damar oluşumu önemli ölçüde artmaktadır ; böylece doku kendini çok daha çabuk bir şekilde tamir edip iyileştirmektedir.
Ödemli bir bölgeye laser ışığı verildiğinde bu bölgedeki akkan(lenf) damarları genişlemekte ve sayıca çoğalmaktadır. Akkan damarları tarafından bölgeden uzaklaştırılması gereken bazı atık ve toksik maddeler böylece daha etkili ve hızlı bir şekilde bölgeden uzaklaştırılmakta ve netice olarak ödeme bağlı şişlik daha çabuk bir şekilde kaybolmaktadır.
Laser ışığı uygulaması ile vücutta endorfin vb gibi çok kuvvetli (morfinden daha kuvvetli) ağrı kesici maddeler salgılanmaktadır.
Sonuçta laser tedavisi ; yaralı dokunun kendini daha hızlı ve kaliteli bir şekilde iyileştirmesini sağlamakta, iltihabi olayı ortadan kaldırmakta ve ağrıyı gidermektedir. Araştırmalar göstermiştir ki; laser tedavisi ile yaralar çok daha hızlı iyileşmekte, iltihabi olaylar hızla gerilemekte ve derinin yaralara karşı mukavemeti artmakta, ağrılar azalıp kaybolmaktadır.
13.12.2. UYGULAMA ŞEKİLLERİ
Bugün laser tedavisi tıbbın hemen her dalında (iç hastalıkları, spor hekimliği, romatoloji, cildiye, fizik tedavi, nöroloji, üroloji, kulak burun boğaz, kadın ve doğum hastalıkları, diş hekimliği, veteriner hekimliği, akupunktur vb) ve başlıca 3 şekilde uygulanmaktadır ;
1) DÜZ LASER TEDAVİSİ : Bu tür tedavide laser ışınları doğrudan ağrılı veya hastalıklı bölge üzerine kurallara uygun şekilde uygulanmaktadır. Bu uygulamayı bazı ülkelerde hekimler, bazı ülkelerde de hekim gözetimindeki hemşireler yapmaktadır.
2) LASER AKUPUNKTURU : Bu tür tedavide laser ışınları akupunktur kurallarına uygun olarak akupunktur noktalarına uygulanmaktadır(Akupunktur yapabileceğine dair sertifikası bulunan hekimler tarafından). Hernekadar akupunkturun kelime anlamı “noktaya iğne batırmak” ise de, vücutta özelliği olan bu stratejik noktalara iğne batırmak yerine laser ışını uyguluyor ve bu tedaviye de laser akupunkturu adını veriyoruz.
3) DAMAR İÇİ LASER UYGULAMASI (=DİLU) : Bu uygulamanın daha yaygın olan şeklinde bir kez kullanılıp atılan steril bir kuartz-plastik setten yararlanılmakta ; setin bir ucu laser cihazına, diğer ucunda bulunan iğne ise damara sokulmaktadır(sanki damara serum takar gibi). Böylece laser ışığı damarın içine ulaşmakta, buradaki kan hücreleri ve plazma tarafından emilmektedir.
İlk DİLU’ya 20 yıl kadar önce Sovyetler Birliği’nde kalp-damar hastalıklarını tedavi amacıyla başlanmıştır. DİLU’nun aşağıdaki etkileri oluşturduğu saptanmıştır :
• Antikoagülan etki (kanı sulandırmaktadır)
• Vazohipotonik etki (tansiyonu düşürmektedir)
• Antiaterosklerotik etki (damar sertliğinden sorumlu plakları küçültmektedir)
• Total kolesterol ve trigliseridi düşürücü etki
• Bağışıklık sistemini aktive edici etki
• Şeker hastalarındaki mikro/makro damar bozukluklarını iyileştirici etki
• Antibiotiklerin mikrop öldürücü etkinliklerini destekleyici etki.
Henüz uygulamamakla birlikte, DİLU konusunu çok yakından takip etmekte olduğumu belirtmek istiyorum.

13.12.3. LASER TEDAVİSİNDEN FAYDA GÖREN HASTALIKLAR
1) Şeker hastalarında meydana çıkabilen cilde ait yaralar
2) Kapanması geciken veya bir türlü kapanmak bilmeyen ameliyat yaraları
3) Ayaklarda varis sonucu ortaya çıkan yaralar
4) Uzun süre yatağa bağlı kalan hastalarda kalçalarda oluşan dekübitus yaraları
5) Zona hastalığı(Halk dilinde gece yanığı), zona sonrası ağrılar
6) Yeni oluşmuş 1. ve 2. derece yanıkların iyileşmesini hızlandırma
7) Güneş yanığı, siğiller
8) Sportif yaralanmaların iyileşmesini hızlandırma (kas ezilmesi,tendon hasarı vb.gibi)
9) Eklem burkulma ve incinmelerinin iyileşmesini hızlandırma
10) Eklem kireçlenmelerine bağlı ağrılar (boyun,sırt,bel,diz vb.)
11) Romatoid Artrit, Ankilozan Spondilit, Psoriatik Artrit gibi romatizmal hastalıklar
12) Boyun ve bel kaslarında tutulma
13) Karpal tünel sendromu
14) Tenis dirseği, golfçü dirseği, donuk omuz vb tendinit ve bursitler
15) Yüz Felci
16) Sellülitler ve yüzdeki kırışıklıklar
17) Dişeti iltihabı, ağızda aft

13.12.4. GÖZ TEDAVİSİ
13.12.4.1. Göz Hastalıkları İçin Kullanılan Laser Çeşitleri Ve Hangi Laser Hangi Hastalıkta Kullanılır
Göz hastalıklarının tedavisinde çeşitli tipte laserler kullanılır. Dalga boyu ve fiziksel özelliklerine göre laser ışınının canlı dokuda yaptığı değişiklikler farklılıklar gösterir. Örneğin, ‘Argon laser’ in dokular üzerine yakıcı ve pıhtlaştırıcı etkisi vardır ve şeker hastalığına bağlı göz kanamalarında veya gözün damarsal hastalıklarında kullanılır.
“Nd-YAG laser” dediğimiz laser tipinin dokuyu parçalayıcı etkisi vardır ve bu özelliğin gerektiği işlemlerde örneğin göz içindeki zarsı yapıların delinmesinde kullanılır.
“Diod laser” grubundaki laserlerin dokuyu ısıtıcı etkisi vardır ve göz içi tümörlerin tedavisinde kullanılır.
“Erbium-YAG” laserler dokularda büzüşme ile gerginleştirici etki yaparlar ve göz etrafındaki cilt kırışıklıklarının giderilmesi gibi estetik amaçlarla göz cerrahisinde kullanılır.
“Excimer” laserlerin ince bir doku üzerine buharlaştırıcı (yok edici) etkisi vardır. Excimer laserler miyopi astigmatizma gibi refraksiyon kusurlarının düzeltilmesinde ve kornea dediğimiz saydam tabakanın ön yüzünde bulunan bulanıklıkların giderilmesi için kullanılır.
“Holmium-YAG” laserlerin bağ doku üzerine büzüştürücü etkisi vardır ve hipermetropi gibi refraksiyon kusurlarının tedavisinde kullanılır.
Görüldüğü gibi laserlerin göz hastalıkları tedavisinde yaygın kullanımına karşılık halkımız arasında “her türlü göz rahatsızlığının laserle tedavi edilebileceği” şeklinde yanlış bir inanış mevcuttur.
13.12.4.2. Göz Rahatsızlıklarında Kullanılan Yöntemler
Lasik Nedir?
Lasik (Laser in situ Keratomileusis) yönteminde ise önce gözün ön bölümündeki kornea tabakası ileri teknoloji ürünü otomatik kesici (mikrokeratom) çeşidi olan Hansatom ile ortalama 160 mikron kalınlığında bir bölüm korneadan ayrılmadan, ince bir yaprak halinde kaldırılır ve orta tabakaya excimer laser uygulandıktan sonra ince kapak tekrar eski yerine kapatılır.
Excımer Laser
Excimer, Excited dimer (uyarılmış atom çifti) kelimelerinin baş ve son kısımlarından türetilmiştir. Excimer laser, Argon Florür gazı kullanılarak elde edilen 193 nm dalga boyunda ultraviyole ışından oluşan bir laser çeşididir. Aslen 1980′lerin başında IBM tarafından bilgisayar yongalarının (microchip) hassasiyetle şekillendirilmesi için geliştirilmiştir. Kırma kusurlarını düzeltmek için yapılan LASIK, PRK ve çeşitli kornea rahatsızlıklarının tedavilerinde kullanılır. Soğuk bir ışık olması, dolayısıyla çevre dokulara zarar vermemesi excimer laseri kornea cerrahisi için çok uygun kılar. Bu laser kornea hücreleri arasındaki moleküler bağları kopararak yani dokuyu tozlaştırarak korneaya şekil verir. Her laser atımı 0.25 mikron hassasiyetle bu bağları koparır. Bir örnek verirsek düşük miyop bir gözde istenen düzelmeyi sağlamak için yaklaşık 50 mikron kalınlığında kornea dokusu ortadan kaldırılır ki bu 200 atıma (pulse) karşılıktır ve uygulaması birkaç saniye sürer.
Hangi Ülkelerde uygulamaktadır ?
FDA onayını aldıktan sonra Excimer Laser Amerika da dahil olmak üzere Fransa, Belçika, Almanya, İngiltere, Japonya gibi 35 ülkenin 230 merkezinde uygulanmaktadır ve yeryüzünde şu ana kadar 1,320,000 göz başarı ile tedavi edilmiştir.
Mikrokeratom
LASIK uygulaması sırasında korneadan ince bir tabaka (flap) kaldırmak için kullanılan alete mikrokeratom (mikro=küçük, kera=kornea, tom=kesmek) adı verilir. Pek çok mikrokeratom tipi vardır. Bu aletler korneadan yaklaşık 7-9,5 mm çapında, 160-180 mikron (mikron=milimetrenin binde biri) kalınlığında bir tabaka kaldırırlar. Bu işlemi düzgün bir şekilde yapabilmek için de bir vakum sisteminden yararlanırlar. Bizim mikrokeratomlar Bausch&Lomb firmasının Hansatome ve ACS (Automatic Corneal Shaper)’tir. Bunlar tüm dünyada en tercih edilen sistemlerdendir kullandığımız mikrokeratomlar Bausch&Lomb firmasının Hansatome ve ACS (Automatic Corneal Shaper)’tir. Bunlar tüm dünyada en tercih edilen sistemlerdendir.
13.12.4.3. Laser gözün diğer hangi hastalıklarında kullanılmaktadır?
Argon ve Kripton Laserler daha çok şeker hastalarının retinasında oluşan yeni damar oluşumları ve kanamaları yok etmek için kullanılır.
YAG Laser ise katarakt ameliyatı sonrasında bir kalıntı mevcutsa bunu yok etmek için kullanılır: bu nedenle halk arasında yanlışlıkla laser ile katarakt ameliyatı olarak nitelendirilmektedir.
Argon ve YAG Laserler aynı zamanda bazı glokom ( Göz tansiyonu = karasu ) tiplerinde tedavi amacıyla ayrı ayrı veya beraberce kullanılmaktadırlar.
Helium Laser ise hipermetropları düzeltmek için kornea yakılarak tekrar şekillendirilmesinde kullanılmıştır; fakat sonuçları pek yüz güldürücü değildir.
Karbon Laser ise diğer deri ve estetik cerrahi dallarında olduğu gibi göz kapaklarının estetik bozukluklarında kullanılmaktadır.
13.12.4.4. Estetik Tedaviler
Sellülit
Sellüliti “vücut sistemindeki bazı aksaklıklara bağlı olarak ortaya çıkan yağ dokusu dejenerasyonu” olarak tanımlayabiliriz. İster zayıf ister şişman olsun her insanda bir ciltaltı yağdokusu bulunduğuna ve sellülit de bu bölgede geliştiğine göre, her insanda sellülit gelişme olasılığı mevcuttur.
Sellülitin ilk safhasında sıvının drenajında bir gecikme vardır. İkinci safhada mikrodolaşımın yavaşlaması nedeniyle yıkım ürünlerinin ve toksinlerin bölgeden uzaklaştırılması zorlaşmıştır. Ve küçücük nodüller oluşmaya başlar.
Dolaşımdaki durgunluk cilt ve ciltaltının tüm alanlarına yayıldığında yıkım ürünlerinin ve toksinlerin uzaklaştırılması neredeyse durma noktasına gelir. Küçücük nodüller büyük nodüllere dönüşür, ki bu 3′üncü safhada cildin görünümü portakal kabuğu gibidir.
Son safhada cilt ve ciltaltı sertleşmiştir. Basmakla hafif ağrılı olup ısısı da biraz düşmüştür.
3 ve 4′üncü safha sellülitlerde laser tedavisi kan dolaşımını belirgin şekilde arttırıp ağrıyı azaltarak yararlı olur ; neticede dokunun elastikiyeti, ısısı ve rengi normale döner. Laser ışığı bölgesel lenf bezlerine ve sellülitli cilt bölgesine verilir. Başlangıçta yeterli sonuç alınıncaya kadar (ortalama 4-6 hafta) her hafta 3 seans laser tedavisi uygulanmalı, daha sonra her 3 ayda bir tek seansla idame tedavisi yapılmalıdır.
Sellülitten kurtulmak için laser tedavisini diğer yardımcı tedbirler ile birlikte uygulamakta yarar vardır.
Yüzdeki Kırışıklıklar
Nedeni; beslenmedeki değişikliklere bağlı olarak bu bölgelerdeki kollajen ve bağdokusu yapımının azalmasıdır. Dokunun sulanması zayıftır, ciltaltı yağ dokusu azalmıştır. Bunların neticesi deri elastikiyeti kaybolur ve kırışıklıklar ortaya çıkar. Eskimiş dokunun yerini alacak olan veya hasarlı dokuyu tamir edecek olan protein ise kollajendir. Fibroblast hücreleri laser ışığından aldıkları enerji ile kollajen yapımını arttırırlar. Kırışıklıkların tedavisi de sellülittekine benzer.

13.12.4.5. Kulak Burun Boğazda Lazer
Tıbbi yada cerrahi amaçlarla kullanılan lazerlerin geçmişi aslında çok da yeni değildir. KBB’ de lazer kullanımı 1970′lerde başlamıştır. Örneğin Göz Hastalıkları gibi alanlarda bu süre çok daha eskilere gitmektedir. Yıllar içerisinde yeni lazer çeşitleri geliştirilmiş, kullanım alanları da daha iyi belirlenmiştir. Fizik ve uygulama özelliklerine göre çok değişik lazerler mevcuttur. Tıbbın değişik branşlarında ve değişik hastalıklarda farklı farklı lazer uygulamaları yapılmaktadır. Göz hastalıklarında farklı, deri hastalıklarında farklı lazerler kullanılmaktadır. Kulak burun boğaz hastalıklarında en sık kullanılan lazerler CO2 (karbondioksit), KTP, Ho:YAG (holmiyum), Nd:YAG(neodiyum) gibi lazerlerdir. Her birinin değişik fizik özellikleri vardır ve bu özellikler kullanım alanlarına göre tercih edileni belirler. Örneğin CO2 lazer daha çok bazı ses teli hastalıklarında ve basit horlama cerrahisinde kullanılırken KTP, Ho:YAG ve Nd:YAG lazerler burun tıkanıklığına yol açan konkaların cerrahisinde daha fazla tercih edilmektedir .Göz yaşı kanalı tıkanıklığı cerrahisinde de Ho:YAG lazerin üstünlüğü belirgindir.
Zaman zaman basında lazer cerrahileri mucize gibi tanıtılmakta yada tam tersi olarak kötülenmektedir. Oysa görüldüğü gibi bir tek lazer ve/veya bir tek hastalık ve uygulama söz konusu değildir ki genel bir sonuç verilebilsin. Her hastanede lazer yoktur yada bütün lazerler bulunmamaktadır bulunması da gerekmemektedir ayrıca. Her hastalıkta aynı lazer kullanılmaz yada lazer uygulaması her hastalık için gerekli değildir. Her uzman her lazeri kullanmamakta veya kullanamamaktadır. Konu ne yazık ki bir rekabet stratejisi haline dönüştürüldüğü için lazer iyi yada lazer kötü şeklinde pozitif bilim anlayışına aykırı genel yorumlar bile yapılabilmektedir. Özetlemek gerekirse aslında lazer sadece bir araçtır. İyi seçilmiş hasta ve hastalık durumlarında ve uygun lazerin kulanılması halinde, konu ile ilgili eğitim ve deneyimi bulunan uzmanların elinde başarılı sonuçlar veren sıradan bir araç. Kulak burun boğaz sahasındaki kullanım alanlarıda sınırlı sayılabilir. Çalışma gurubumuzun tam gün çalışan üyeleri lazeri Ho:YAG (holmiyum) lazer ile burun içi (konka) cerrahisi ve göz yaşı kanalı tıkanıklığı cerrahisinde kullanmaktadırlar. Bunun dışında bazı ses teli sorunları ve tümörlerinde ve horlama cerrahisinde bu konularla ilgili çalışan uzman arkadaşlarımız CO2(karbondioksit) lazer yardımlı cerrahileri başarı ile uygulamaktadırlar.

13.12.4.6. Lazerle Diş Tedavisi
Lazer, ağız sorunlarının tedavisinde, kanamayı azaltıcı, yara iyileşmesini hızlandırıcı ve ağrıları yokedici etkisiyle konvansiyonel sağaltım yöntemlerini destekleyerek geniş bir kullanım alanı bulmuştur.
Şimdi sizlere lazerlerin bazı kullanım alanlarından bahsetmek istiyorum.
Diş Çekiminde Lazer Kullanımı
Diş çekimlerinde lazer kullanıldığında, çekim sonrası kanama azalmakta, yara iyileşmesi hızlanmakta, çekim sonrası yaşanan ağrılar hızla azalmaktadır. Aynı etki gömük diş çekimlerinde de söz konusudur. Özellikle kanamayı azaltıcı madde içermeyen bölgesel uyuşturucuların kullanılmasının gerektiği kalp, Şeker, guatr, tansiyon yüksekliği, sara gibi hastalıkları olanlarda kanama biraz daha fazla süreceği için lazer uygulanması çok yararlı olacaktır. Mikroplara karşı çok duyarlı olan kalp ve romatizma hastalarında, mikrop girişi için açık bir kapı olan çekim bölgesinin bir an önce iyileşmesi, Şüphesiz hasta açısından son derece yararlıdır ve bunun için lazer uygulaması düşünülebilir.
Vida Ameliyatlarında Lazer Kullanımı
Diş eksikliğini, yandaki sağlam dişleri kesmeden, sabit diş yaparak gidermeye yarayan, ya da takma dişleri tutmayan hastaların bu sorunlarını çözmek için uygulanan vida yöntemi operasyonlarından sonra lazer uyguladığımı yazı dizimin ilkinden anımsayacaksınız.
Dişeti Hastalıklarında Lazer Kullanımı
Dişeti kanaması, dişeti çekilmesi, dişeti hastalığı olanlarda konvansiyonel sağaltımın lazerle desteklenmesi durumunda, iyileşme daha hızlı olmakta,kanamalar daha çabuk kaybolmaktadır.
Sallanan dişleri kurtarmaya olanak sağlayan ” yönlendirilmiş yeniden doku oluşturulması” işlemlerinden sonra kullanılması da önemli yararlar sağlar.
Dişeti çekilmesi sonucu duyarlılaşan dişlerdeki ağrıları yok etmede lazer yararlı olmaktadır.

Ağız Ameliyatlarından Sonra Lazer Kullanılması
Ağızda yapılan her türlü ameliyattan sonra bölgeye lazer uygulanması, dokulardaki iyileşmeyi hızlandırmakta,ağrıları azaltmaktadır. Dikiş bölgesinin hızla iyileşmesini sağlayarak, mikropların girişini engellemektedir. Lazer uygulaması, ameliyat sonrası oluşan şişlikleri de azaltmaktadır.
Diş İltihaplarında Lazerin Yararları
Diş iltihaplarında lazer uygulaması, sağaltım sürecini kısaltmakta ve ağrılardan hastayı çok kısa bir zamanda kurtarmaktadır. İltihabın oluştuğu bölgeye uygulandığında ya apse hızla olgunlaşarak delinip, akıtılabilir hale gelmekte, ya da tamamen gerilemektedir.
İltihap nedeniyle çene kitlenmişse veya açmakta güçlük çekiliyorsa, sorunun giderilmesinde yine çok yararlı olmaktadır.
Çene Eklemi Sorunlarında Lazer
Çene eklemi hastalıkları da lazerin yararlı kullanım alanlarından… Lazer ışını, derinlere işleyebilme yeteneğiyle çene eklemine kadar ulaşarak burada oluşan ödemin dağılmasında yararlı olmaktadır. Buralardaki dokuların iyileşmesine de belli ölçülerde yardımcı olmaktadır.
Genellikle çene eklemi sorunları ile birlikte seyreden yüz kaslarındaki ağrıların giderilmesinde de olumlu etkileri olmaktadır.
Lazerli Dolgu Var mı ?
Sırası gelmişken yaygın bir yanlış bilgilenmeyi düzeltmek istiyorum. Işınlı dolguda kullanılan ışın lazer ışını değildir. İyileşmeyi hızlandırıcı veya ağrıyı yok edici bir özelliği yoktur. Sadece dolgu maddesini sertleştirir. Lazer ışını, dolgu yapımı amacıyla kullanılmamaktadır.
13.12.4.7. Romatizmal Hastalıkların Laser ile Tedavisi
Romatizmal bir damar iltihabı (vaskülit) nedeniyle ayağında yarası bulunan bir hastaya yarasını iyileştirmek için laser seansları uygulanırken hastanın diz ve kalçalarındaki ağrıların da iyileşmeye başlaması, laser tedavisinin romatizmal hastalıklarda da kullanılabileceğini gösteren bir işaret oldu.

Laser tedavisi pekçok romatizmal hastalıkta ağrıyı, şişliği ve eklem tutukluğunu hafifletmekte veya ortadan kaldırmakta ya da hastaların ilaçlara olan ihtiyaçlarını azaltmaktadır. Bu konuda ilk akla gelen hastalıklar arasında Romatoid Artrit, Psoriatik Artrit, Ankilozan Spondilit, çeşitli osteoartrozlar (diz, boyun,bel vb bölgelerdeki eklem kireçlenmeleri), Aşil tendiniti, tenis dirseği, donuk omuz, tetik parmak, karpal tünel sendromu sayılabilir.
Laser tedavisinin romatizmal hastalıklarda etkili olmasını sağlayan faktörler sayıca birden fazla olup bu faktörlerin sinerjistik etki göstermesi yarar sağlanmaktadır. Unutmayınız, ki laser tedavisi diğer tedavilerle birlikte uygulanabilir ve belki de derdinize deva olabilir.
13.12.4.8. Romatizmal Hastalıklarda Laser Işığının Etkisi
Laser ışığı kan ve lenf dolaşımını arttırmakta, böylece dokudaki oksijenlenme artıp ödem ve şişkinlik azalmaktadır. Laser ışığının etkisiyle ağrı eşiği önemli ölçüde yükseltir. Laser ışığı ağrı iletimini azaltmakta, endorfin ve enkefalin gibi maddelerin yapımını uyararak ağrı kesici etki yapmaktadır(Endorfin ve enkefalinler ağrı sinyallerinin iletilmesini durduran maddelerdir). Laser ışığı tüm prostaglandin(Pg) seviyelerini arttırır, ancak antiinflamatuar kısım daha çok artmaktadır.Laser ışığı proinflamatuar Pg’lerin antiinflamatuar Pg’lere ve prostasiklinlere dönüşümünü hızlandırmaktadır.
Bağışıklık sistemimiz üzerine etki ederek immünomodülasyona yol açarlar. Bunun anlamı şudur: Bazı hastalıklarda bağışıklık sistemi hücrelerimizden bazıları ya anormal derecede aktif hale gelmişler ya da bu hücrelerin aktivite durumları anormal derecede azalmıştır. İşte laser ışığı yeterince aktif olmayan bu lenfositleri uyarıp daha aktif bir hale getirirken aşırı derecede aktif hale gelmiş olan lenfositlerin aktivite durumlarını azaltır. Böylece bağışıklık sistemimiz üzerine gerektiğinde uyarıcı, gerektiğinde baskılayıcı etkiler oluşturur.
İltihabi durumu azaltıcı etkiler gösteren PgF2alfa’nın laser ışınlarıyla % 300, iltihabi durumu aktive eden PgE2′nin ise % 100 arttığı saptanmıştır. Mester’ın laser çalışmalarına göre PgE2 önce hafif artıp sonra azalır, halbuki PgF2alfa konsantrasyonu yüksek seviyelerini korur. Sonuç itibariyle bu bulguların klinik anlamı ; iltihabın azalmasıdır. Steroid türünde olmayan iltihap giderici ilaçlar ve laser tedavisi birbirini etkilemez, ancak kortikosteroid (kortizon) tedavisi laserin etkilerini azaltır.
13.12.4.9. Laser ile Epilasyon
İstenmeyen tüylerden kurtulmanın en hızlı ve en sağlıklı yoludur. Epilasyonda kullanılan laser ışığının dalga boyları 694 – 800 nm. Arasında değişmektedir.Dalga boylarına gore laserler Ruby, Alexandrite, Nd YAG, Diode gibi isimler alırlar. Alexandrite laserlerde 755 nm. Dalga boyunda ışık kullanılır. Bu ışığın özelliği kıllara renk veren melanin pigmenti dediğimiz madde tarafından emilmesi ve kıl boyunca ısıya dönüşmesidir. Oluşan bu ısı kıl kökünü saran follikül hücrelerini tahrip eder. Cildimizin en üst tabakası olan epidermiste de cildimize renk veren melanin pigmentleri mevcuttur. Cilde verilen laser ışığının bir kısmı da bu pigmentler tarafından emilir ve ısıya dönüşür. Eğer cilt rengi koyu ise veya güneşten bronzlaşmış ise epidermisten emilen ışık miktarı fazla olacağından, oluşan ısıya bağlı yanıklar ve bunun sonucunda leke ve izler meydana gelebilecektir. Bizim kullandığımız Candela Gentlelase laserin DCD ( Dynamic Cooling Device ) soğutma sistemi ile cilde püskürtülen soğutucu ( cryogen ) gaz epidermisin ısınmasını önlemekte, böylece yanık ve leke riski ortadan kalkmaktadır.
13.12.4.10. Laser ile Akupunktur
Akupunkturda rutin teknik olan iğneleme tekniğinin, her hasta tarafından hemen kabul edilen bir yöntem olmadığı gerçektir. Çocuk hastaların iğneleme tekniğine pek sıcak baktığı söylenemez. Dermatolojik hastalıklarda tedavi uygulaması problem yaratabilmektedir. Iğneleme tekniğinde terapi süresi lasere göre daha uzundur.
Bu zorluk ve tatbik güçlükleri yeni uygulama yöntemlerinin araştırılması sürecini başlatmıştır. İlk olarak iğne yerine lastik elektrod kullanılarak sinir uçlarını veya sinir yollarını bloke eden bir metod ortaya konmuştur. Bu tekniğe transcutan nerves stimülasyonu ( TNS) adı verilir. Bu konudaki ilk çalışmalar Melzack.Fox ve Jenkner tarafından yapılmış ve bu tekniğin etki mekanizması ile sonuçları Isveçli Erickson ve Sjolund tarafından ortaya konmuştur.
Akupunktur noktalarındaki laserin etkisi 1977 yılında Krötlinger tarafından gösterildi. Krötlinger, tam olarak lokalize edilmiş olan akupunktur noktaları ile maksatlı olarak bu noktalardan ortalama 1,5 cm uzaklıkta bulunan nötral noktaları laser ile ışınladı. El ve ayaklarda bulunan, meridyenlerin başlangıç ve bitiş noktalarına tekabül eden Ting noktaları adını verdiğimiz uç noktalarda potansiyel değerleri ölçtü. Bu noktalardaki değerlerde bariz yükselme akupunktur noktaları ışınlandığında ortaya çıkmıştır. Akupunktur noktası olmayan yerlerin ışınlanması sonunda yapılan ölçümlerde değerlerde düşüş saptanmıştır. Bu çalışmada kullanılan akupunktur noktaları ve diğer noktalar iğne ile stimüle edildikten sonra yapılan ölçümlerde elde edilen değer ise laser ile yapılan stimülasyondan sonraki değerler ile aynı seviyede bulunmuştur. Bu deneyde ortaya çıkan sonuçla laser tedavisinin bir plasebo tedavisi olduğu şeklindeki görüşler çürütülmüş oldu.
13.12.4.11. Sıkça Sorulan Sorular
1- Laser ışığı ne renktir ?
Laser ışığı her renkte olabilir veya renksiz olup görülmeyebilir. Rengi, ışığın dalga boyu tayin eder(Örneğin benim kullandığım laser ışıklarından biri kırmızı olup dalga boyu 680 nm’dir. Diğeri renksiz olup görülmemektedir, dalga boyu 810 nm’dir).
2- Laser ışığı tıpta ilk olarak ne zaman kullanılmaya başlandı ?
35 yıl kadar önce.
3- Laser kansere yol açar mı ?
Kesinlikle hayır.
4- Kanserli hastalara laser uygulanabilir mi ?
Her ne kadar kanserli hastaların ağrılarını azaltmada laserin etkili olduğu bilinmekte ise de, kanserli vücut bölgelerine laser tedavisi uygulanmamalıdır. Kanserli hastanın kanserle ilişkisi olmayan başka bir vücut bölgesindeki bir rahatsızlığa laser uygulanabilir (laser tedavisine uygun bir hastalıksa). Örneğin gırtlak kanserinin yanısıra dizinde kireçlenmeğe bağlı ağrıları olan bir hastanın dizine laser tedavisi uygulanabilir. Ben, yine de, kanserli hastalara hiçbir şekilde laser uygulamıyorum.
5- Her yaştaki insana laser uygulanabilir mi ?
Evet, çocuklar ve çok yaşlılar dahil.
6- Kalp pili, metal plak veya protez taşıyanlara laser uygulanabilir mi ?
Evet.
7- Vücutta her bölgeye laser uygulanabilir mi ?
Laser ışığı tiroid bezi üzerine ve doğrudan göze tutulmaz. Ayrıca hamilelerde rahim bölgesine laser ışığı uygulanmaz. Bu üç nokta gözönünde tutulduğu sürece laser ışığının vücuda zararlı herhangibir etkisi yoktur. Yumurtalık ve omurilik bölgelerine laser tedavisi uygulanmasında da hiçbir sakınca yoktur.
8- Uygulaması ağrılı mıdır ?
Hayır, hasta adeta tedavi uygulandığının farkında bile olmaz.
9- Kimlere laser uygulanmamalıdır ?
Epilepsi (sara) hastalığı olanlara, fotoallerjisi (ışığa duyarlılığı) olanlara, bağışıklık sistemini baskılayıcı ilaç kullananlara.
10- Rasgele her ağrıya laser uygulanabilir mi ?
Hayır, önce ağrının nedeni ortaya konur. Eğer hastalık laser tedavisi ile düzelebilecek bir hastalık ise hastaya durum bildirilir ve laser tedavisi hakkında bilgi verilir. Hasta laser tedavisi uygulanmasını kabul ederse tedaviye başlanır. Laser tedavisi hekimin uygun gördüğü bölgeye veya bölgelere seanslar halinde uygulanır.
11- Bir seans ne kadar sürer ?
Hastalığına göre değişmek üzere 5-20 dakika arası.
12- Toplam kaç seans tedavi gerekir ?
Bu da hastalığına göre değişir ; ortalama 10-12 seans diyebiliriz. Bazı hastalıklar 5-6 seansta iyileşir, bazı durumlarda ise 20-25 seans tedavi gerekebilir.
13- Laser ışığı dokuya nüfuz edip kemik,kas ve yağ dokusundan geçebilir mi ?
Evet, nüfuz eder ve ciltten birkaç santimetre içeri geçebilir. Yağ dokusuna oranla kas dokusunu daha kolay geçebilmektedir.
14- Laser tedavisinin diğer tedavilerle birlikte uygulanabilmesi mümkün müdür ?
Tabii, hatta çok yararlı sonuçlar elde edilebilir. Laser tedavisinin birlikte uygulanabildiği tedaviler arasında; ilaçlar, akupunktur, fizik tedavi, YOGA, hipnoz ve psikolojik tedaviler sayılabilir.
13.13. LASERLE İLGİLİ BEKLENEN GELİŞMELER
Nükleer enerji alanında laserin çeşitli gelişmelere yol açacağı umulmaktadır. En önemlisi başlatılması zor olan termonükleer-füzyon olayının (hidrojen bombası ve güneşte her an meydana gelen reaksiyon) laser ile tetiklenmesidir. Böylece dünya enerji problemi ortadan kalkacaktır.
Laser ışınının darbe süresinin saniyenin trilyonda birine düşürülmesi halinde kısa bir sürede üretilecek enerji bugün dünyada aynı müddette üretilmekte olan enerji toplamından fazla olacaktır. Laser ışını ile çalışan silahların yapılması ile çok uzaklardan mühimmat, akaryakıt, karargah binaları imha edilebilecektir. Laser özelliği dolayısıyla bilgisayarın hafıza kapasitesini büyük ölçüde arttırabilir.

13.14. LASERİN ÜSTÜNLÜKLERİ
1. Çok dar bir bölgede laser ile kaynak yapılabilir.
2. Hassas elektronik parçaların kaynağında kullanılır. Bu tip parçalar direnç kaynağına dayanamamaktadır.
3. Vakum ortamında laser ile kaynak yapılabilir.
4. İş parçaları mengene gibi aletler ile bağlanmadan laser ile işlenebilir. Böylece malzemede gerilme olmaz.
5. Kaynak işleminde başka ek malzeme ve cihaza gereksinim olmadan kaynak yapılır.
6. Birbirinden farklı metaller kaynak edilir.
7. Isıl işlem uygulanması parçalarının belli bölgeleriyle sınırlı kalabilir.

Yorum yazın