İPTAL DAVASININ SONUÇLARI

İPTAL DAVASININ SONUÇLARI

***Mahkemelerin yetkisi bakımından ; Mahkeme iptal kararı verdiyse bu karar idarenin yerine geçecek nitelikte olamaz . Yani idari karar anlamına gelmez bu kararla idareye emirde veremez , zorlayamaz da.

***İptal davasının reddinin sonucu;

İşlem yönünden; İşlem hukuki geçerliliğini korur, yürütmeyi durdurma kararı verildiyse bu kalkar

***Ön koşullar yönünden iptal edilmesi; Eksik koşulları tamamlamak için süre kalmışsa tekrar dava açılmaz ama süre kalmadığından iptal edilmişse artık dava açılmaz .

***İptal nedenleri yönünden iptal edilmiş ise; Aynı nedenlere dayanılarak dava açılamaz , başka nedene dayanılarak dava açılabilir ( belli bir süre geçmemişse )

*** 3. Kişiler yönünden İptal edilen işlem üçüncü kişileri hiçbir şekilde hukuki bakım dan hiçbir şekilde etkilemez

İptal kararı adli yargı ile idari yargıda farklılıklar gösterir, adli yargı da idari yargı da iptal kararı verir.
Adli yargı da iptal kararı geriye yürümez yani bu karar inşai kurucu niteliktedir.İdari yargıda ise bu karar geriye yürür çünkü bu karar bildirici niteliktedir, eski durumu beyan eder.
Mesela bir görevlinin o görevde yükseltilme isteği reddedilmişse.idare tekrar karar alana kadar yükselemez . Bu kişi ancak tazminat davası açabilir . Onun göreve gelmesi mümkün değil.yani hakkı elde etmenin % 100 garantisi yok .

Örneğin biri kamyonunu satmış, fakat sattığı kişi trafik kaydını üzerine almıyor. Adli yargıda dava açılmış , mahkeme de kaydı alana geçirilme kararı almış. Davacı bir de kamyonun mülkiyeti davalıya geçti diye tespit istemiş ve kabul edilmiş ve kabul edilmiş . İş yargıtaya gitmiş ve denmiş ki; Motorlu taşıtların devri ve kaydının iletilmesi vs. il trafik şubesine aittir . Devir idari işlem niteliğinde bir karar olduğuna göre idarenin verdiği değişim kararının iptaline karar verilmiştir.

Bir düzenleyici işlemle diğer bir işlemin değişimi yada kaldırılması; Bu kararın iptali üzerine eski işlem geri gelir mi? Adli yargı merciinin bazı üyeleri , eski kanun yürülüğe girmez demiş . Bu yönde ictihatlar da var. Aksi görüş ise adli yargıda idari yargıdan farklı olarak otomatikman geri gelir görüşüdür. Çünkü iptal kararı geri yürür. Adli yargıda ise yürümez , doğru olan görüşte budur .

İptal kararı üzerine ortadan kalkan işlemin hiç yapılmamış sayılması kuraldır ama bazı yumuşatmalar var . Örneğin kaldırılan işlemle atanan memurun yaptığı işlemler geçerlimidir? Mantıklı olarak geçersiz olması gerekir ama bu çok büyük sorunlar çıkarır . Örneğin nikah memuru , burada iptal kararının geriye yürümesi yumuşatılmış ve geçerli olan işlemler ayrı ayrı iptal edilmedikçe geçerlidir
Bireysel işlemler de o işlemin iptali üzerine geçersiz sayılır. Adli yargıda ise iptal edilen işleme dayanılarak karar alınamaz fakat iptal kararından önce , iptal edilen işleme dayanılarak verilen kesin hüküm haline gelmişse etkilenmez, gelmemişse etkilenir , kesin hüküm ifade etmez .

İPTAL KARARININ UYGULANMASI

Bazı hallerde iptal kararının verilmiş olması ( tüzük , yönetmeliklerde ), idarenin onu kaldırma kararına gerek olmadan kendiliğinden kalkar
Bazen de iptal kararı idare aynı kararı geri alabilir ;

1) Şekil ve yetki yönünden sakatlıkları kaldırarak , aynı kararı alabilir . Örneğin bir yerin görüşünü almak . Ama karar yeniden verildiği tarihten itibaren hüküm ifade eder.
2) Neden ; başka bir nedene dayanarak aynı kararı alabilir

Bazen iptal kararı idareyi alınan kararın tersine karar almasını gerektirebilir. (Özellikle bağlı yetki durumunda ). Ruhsat kararını vermeme kararının reddi , idareyi verme kararına mecbur bırakır. İdare zorlarsa ve vermezse tazminat yoluna gidilir .
Görevden uzaklaştırma kararı iptal edilmişse memurun durumu ne olacak ? Bu durumda görevden uzak kaldığı sürede varsa zararı , ki bunlar o memurun kariyerinde ki zararlar yani o karar alınmasaydı nerede , hangi görevde bulunacaktı ise o göreve getirilir ve bundan doğan zararları giderilir ( Fransa da ) Danıştay da İçtihatı birleştirme kararları ile böyle bir yola girdi. Emekliliğe sevk edilme tarihi ile , bu işlemin iptali arasındaki iki yıllık zararların tazminini gerekli saymıştır

Memurun emekliliğinde geçen süre görevinde olduğu sayılır , yani iki yıl görev yapmış sayılır. Ama bu geçen iki yıllık süre derece yükselmesinde sayılmaz yani bu zarar tazmin edilmiyor

Görevden uzaklaştırılan memur görev bakımından benzeri yok bir görevde ise , örneğin TRT genel müdürü ise , bu karar daha sonra iptal ediliyorsa , bir kısım; eğer bir görevden uzaklaştırılan görevin benzeri yoksa o göreve geri dönmeli dedi , bir kısım ise kararın iptalinden önce görev yeri doldu, bu yüzden ilk görevlinin başka bir göreve atanması gerekir dedi. Bizce de doğru olan görüş budur
İdarenin işlemi iptal kararı verilmedikçe ve yürütme durdurulmadığı sürece geçerlidir
Bazı hallerde iptal kararının uygulanması pahalı sonuçlar yaratabilir . Örneğin bir okulda giriş sınavları iptal edilmiş . O sınavla okula giren öğrencilerin durumu ne olacak ? Yasa koyucu bir kanun çıkarıyor , o sınavla o okula girenlerin hakları saklı giremeyenlerin de yeniden sınav hakkı vardır diyor.

Örneğin bir yerin valisi hükümete , danıştay kararını uygularsak ağır maliyet getirecek diyor , bunun üzerine bu karardan zarar görecek olanların zararının giderileceği ile ilgili yasa çıkarılıyor .

Yorum yazın