Alkol nedir

Alkol ve etil alkol nedir , Alkol ve etil alkol hakkında bilgiler

Mayalanmış içkilerin damıtılmasından . elde edilen sıvüara verilen genel ad.
Alkol,asetik asitik (sirke) gibi, meyvelerin doğal mayalanmasıyla oluştuğu için.Eskiçağ’m ilk dönemlerinden bu yana bilinen bir maddedir. Asetik asite “sirke ruhu” dendiği gibi, başlangıçta alkole de “şarap ruhu” deniyordu. Bu ad, XV. yy’da Paracelsus un çok ince toz anlamına gelen arapça el-küul sözcüğünü önermesine kadar kullanıldı. Konuşma dilinde alkol sözcüğü, etilalkol ( CH3-CH2-OH ) için kullanılır; kimya dilindeyse doymuş bir karbona bağlı bir hidroksil ( -OH ) kökü taşıyan her maddeye alkol denir. Bir aromatik çekirdeğe bağlı hidroksil kökünün varlığı, bir fenolü tanımlar. Cenevre kimya terimleri sınıflandırmasında alkoller, türedikleri hidrokarbonun adına “ol” eki eklenerek adlandmlır: Formülü CH3- OH, olan metanol; etanol; vb. Bazı alkollerse, hidrokarbonun adına “ilik” ekinin eklenmesiyle oluşan adlarla anıhr: Metilik alkol; etilik alkol; vb. Alkoller, siklohekzanol gibi çevrimsel yapı (kapalı zincir) gösterebilirler. İki alkol işlevi taşıyan madde bir “diol” (dialkol) ya da ‘glikol”dür. Üç işlevi varsa “triol” diye adlandırılır; formülü CH2OH- CHOH-CH2OH olan .biyokimyada çok önemli yer tutan gJiserol (ya da gliserin) buna örnek gösterilebilir. Bir madde birçok hidroksil taşıyorsa, bir polialkol ya da poliol oluşturur; sözgelimi şekerler, birer pentoldurlar; ayrıca, bir aldehit ya da keton işlevi taşırlar. İşlevsel karbon atomunun yerine geçme (ornatma) derecesine göre, alkoller dört sınıfa ayrılır; Kendi türünde tek bileşik olan metanol: R bir alkil kökünü göstermek koşuluyla, R-CH2OH tipinde birincil alkoller; genel formülü R-CHOH-R’ olan ikincil alkoller; R>COH-R” formülüyle gösterilen üçüncül alkoller.
Birçok alkol hazırlama yöntemi arasında şunlar sayılabilir: a) Karbon zincirini değiştirmeyen yöntemler (hidroliz [suyla ayrıştırma], sabunlaştırma ya da mineral ve organik esterleri alkolleştirme; aldehitleri [birincil alkoller], ketonları [ikincil alkoller]. ester ve asitleri hidrojenlerde: alkenleri [oletinler] hidratlama; b) Bireşimsel yöntemler (bir karbonil köküne [aldehit, keton, ester] bir organomagnezyum alkolatı hidroliz etme. Bu yöntemle formik aldehit birincil alkolleri, öteki aldehitler ikincil alkolleri, ketonlar ve esterler üçüncül alkolleri verirler). Genellikle alkoller sıvı maddelerdir; yalnızca üçüncül alkoller gibi kari on atomu sayısı yüksek olanlar katı halde bulunur. Yoğunlukları suya göre düşüktür ve 0,80-0,84 arasında değişir. Kaynama noktalarının türedikleri hidrokarbonlara oranla çok yüksek olması, moleküller arasında “Van der Waals bağlan” diye adlandırılan zayıf bağlar bulunduğunu ortaya koyar. Dört ve dörtten as karbon atomu taşıyan alkoller, suyla her oranda karıştırılabilir; karbon sayısı 10 ya da daha az olanların sağladığı karışım oranı sınırlıdır; bu sayının üstündeyse karışım elde edilemez. Alkoller asitlerle tepki meye girerek ester ve su oluştururlar; ama, söz konusu tepkime yani esterleşme, esterlerin hidrolizi denilen tersinir bir tepkimeyle sınırlıdır. Ayrıca, birincil alkoller organik asitlerle çok iyi tepkime gösterirken, ikinciller daha az, üçüncüllerse çok az tepkirler. Alkaliler anhidrit alkollere etkiyerek, suyla ayrışabilen ve yeniden başlangıç alkolünü verebilen alkolatları oluştururlar. Alkoller fosfor klorürlerin ( PCI3; PCI5) etkisinde bırakılırsa, R-CI tipinde klorlu türevler verirler. Birincil ve ikincil alkoller karbon zincirleri kırılmadan yükseltgenebilirler: İşlem sonucunda birincil alkoller bir aldehit verirler; bu aldehit de yükseltgenirse, bir asit elde edilir. İkincil alkollerse bir keton oluştururlar. Üçüncül alkollerde yükseltgenme çok şiddetlidir; dolayısıyle karbon zinciri kırılarak iki asil ortaya çıkar. Alkollere uygulanan su giderme işlemi,alkenlerin (olefinler) oluşumuna yol açar (tepkime, birincil alkollerden üçüncüllere geçildiği ölçüde daha kolay gelişir). Alkoller, vernik ya da plastik madde sanayisinde çözücü olarak, organii maddelerin bireşiminde ara ürür olarak kullanılır. Metil alkol, sana yide kullanılan etilalkole % 10 oranmda katılırsa özelliğini değiştirir ve tüketimini (içimini) olanaksızlaştıran bir tat verir. Biyokimyada gliserol temel maddelerden biridir; çünkü yağlı maddeler gliseritlerdir; yani gliserolun ve uzun zincirli yağ asitlerinin esterleridir. Ayrıca mumlar, mirisik (melisik) alkol ve palmitik asitin esterlerinden oluşurlar. Sterol, özellikle kolesterol gibi karmaşık alkoller son derece önemlidirler: Hücre zarlarının oluşumundan. vitamin ve hormonların üretimine kadar çok çeşitli işlevler yüklenirler.

ETİL ALKOL

Konuşma dilinde alkol sözcüğü, “şarap ruhu” ve “etanol” da denilen etilalkol için kullanılır.
Ne var ki doğru, ama kısıtlayıcı nitelik taşıyan “şarap ruhu” terimine aldanmamak gerekir. Gerçekten, üzüm dünyanın her yanında yetişmez: dolayısıyle alkol (alkollü içki), yalnızca üzümden elde edilmez. Mayalanabilir şeker içeren herhangi bir meyvenin yanı sıra, çimlenmiş tahıl nişastasından da hidrolizle alkol hazırlanabilir; üstelik bazı şekerli sıvıların, özellikle de bazı memelilerin sütlerinin mayalandırılmasıyla da alkol üretilebilir: Kısrak sütünden kımız; inek sütünden kefir. Şekerlerin doğal mayalanmasıyla hazırlanan alkol, yeryüzünün her yanında içki olarak tüketilir. Arı alkol renksiz, hoş kokulu.yakıcı tadı olan bir sıvıdır. CH3-CH2OH formülüyle gösterilir. Olağan atmosfer basıncında 78,30°C’ta kaynar;
—114°C’ta katılaşır (bu nedenle sıcaklık ölçerlerde kullanılır); 0°C’ ta yoğunluğu 0,806’dır ve suyla her oranda karışım sağlar. Hafifçe ısıtılarak elde edilen karışım, gerçek bir kimyasal tepkime ve çok iyi bilinen hacimsel bir olaydır: Bir şişe içinde yarım litre arı su ile yarım litre arı alkol karıştırılırsa, bir süre çalkalandıktan sonra yaklaşık 975 ml’lik bir çözelti elde edilir; yani farklı moleküllerin etkileşmesi sonucunda karışım büzülür. Doğal bir su-alkol karışımı damıtılarak arı alkol elde etmek istenirse, bu işlem sürekli olarak bir azeotrop karışım, yani 78, 15°C sıcaklıkta ve olağan atmosfer basıncı altında kütle olarak % 95,75 alkol içeren bir karışım verir. Arı alkol elde etmek için bir üçüncü sıvı (benzen, tolüen ya da trikoretilen) katmak zorunludur. Sözgelimi benzenle işleme yönteminde, önce suyun tümünü içeren bir su-benzen-alkol karışımı, sonra alkol-benzen
karışımı, sonunda da arı alkol elde edilir. Ürünün arılığını saptamak için anhidrit bakır sülfat üstüne söz konusu sıvıdan birkaç damla damlatmak yeterlidir ve bakır sülfatın mavileşmemesi, arılığın kanıtıdır (sulu bakır sülfat mavidir). 9,10,11 derece alkollü içkilerden söz edilirken kullanılan derece, Gay-Lussac derecesidir (°GL): 15°C sıcaklıkta 100 sm3 karışım içinde bulunan alkol miktarı. Gay-Lussac derecesi bir alkolölçerle ölçülür: bu aygıt, öteki bütün maddeler dışında, yalnızca alkol-su karışımının yoğunluğunu belirler; dolayısıyle, ölçümün duyarlığını etkileyen öteki maddelerden arındırmak için, sözgelimi şarabı önce damıtmak gerekir. Ölçümün genellikle 15°C’tan farklı sıcaklıklarda yapılması ve yoğunluğun sıcaklığa bağlı olarak çok değişmesi yüzünden, aygıtın verileri, düzeltme çizelgeleriyle düzeltilmelidir. Ancak 9,10,11, vb. sayılarının şarabın niteliğini değil, yalnızca alkol oranını belirttiğini unutmamak gerekir. Sözgelimi, üstün nitelikli şarapların alkol oranı düşüktür; dolayısıyle niteliğini yitirmemiş olsa bile, 90°GL’ lık bir alkollü içkinin iyi olduğu söylenemez.

ALKOLÜN SANAYİDE KULLANIMI

Sanayide kullanmak için alkole % 10 oranında metanol katılarak niteliği değiştirilir; bu değişme alkole, son derece kötü bir tat verir.Etanol, birincil alkollerle aynı kimyasal özellikleri taşır; yükseltgenmesi sonucunda formülü CH3-COOH olan asetik asit oluşur; bu olay, bir mayayla yani Mycoderma aceti adı verilen bir mantarla asetik mayalanma sırasında doğal olarak gerçekleşir. Etanol, sülfürik asitle su giderme işleminden geçirilirse, etil oksit, yani olağan eter ( C2H5OC2H5 ) verir.
Birçok ülkede alkolün başlıca kaynağını alkol mayalanması oluşturur; bu işlem üç evrede gerçekleştirilir. Şıra elde etme evresinde, şekerkamışı ile pancar özsuyundaki sakaroz, patates ve tahıl nişastası, pamuk ve odun selülozu gibi poliozit- lerin hidroliziyle, güçlü asitlerin etkisiyle ya da enzimler süreciyle şıra üretilir.
Şekerli şırayı mayalama evresinde, başka türden mayalanmaları (butirik, laktik, vb.) önlemek için, seçilen bir mayayla şıra aşılanır. Alkol şırasını damıtma evresinde, etilalkol, daha yüksek homologlarından ayrılır. Bazı ülkelerde de etilalkol,kok fabrikalarında ya da petrolün krakingiyle elde edilen etilenin hidratlanmasıyla üretilir.
Alkol mayalanmasının tarihi, biyokimyanın tarihiyle karışır. XIX. yy’ın başında Gay-Lussac, tepkimenin genel denklemini vermiş ve Pasteur, katalizle, mayalanma nedeni olan mayaları incelemiştir.
“Tadı iyi” diye nitelenen alkoller, içki yapımında kullanılırlar. Sanayi alkollerindense, vernik, plastik ve patlayıcı madde, vb., sanayilerinde çözücü olarak ve asetik asit, etiloksit, kloroform, vb. birçok kimyasal ürünün elde edilmesinde aracı olarak yararlanılır.

ALKOLÜN TIPTA KULLANIMI

Tıpta alkol, dış uygulama yoluyla mikroptan arındırıcı olarak kullanılır. 90 derecelik (GL) alkol, güçlü bir mikroptan arındırıcıdır. İçilirse çok çabuk soğurulur; mideden kana geçer ve hızla ciğerlere ulaşarak dışarı atılır (içilmesinden birkaç dakika sonra solunan havada alkol izlerine raslamr). Ama tümü solunumla atılmaz; bir bölümü dokulara, sinir sistemine, özellikle de karaciğere ulaşarak yayılır. Bu nedenle düşük dozlarda geçici olarak uyarıcı olsa da, yüksek dozlarda kısa sürede zararlı duruma gelir ve ciddi zehirlenme olaylarına yol açabilir. Fizyoloji açısından alkol, insan organizmasında bütünüyle yakılan bir besindir. Sinir sistemi üstündeki uyarıcı etkisi geçicidir. Kalp atışını hızlandırır, damarların genleşmesine yol açar ve deride ısınma duyusu uyandırır (oysa üşümeyi kolaylaştırır). Öte yandan, çalışma sırasında alınan alkolün, kas çalışması sonucunda yakıldığını sanmak yanlıştır; tersine fiziksel ve zihinsel işlevleri azaltır. İçilen alkol miktarı günde bir litre şarabı aştığında, 60 kg’lık bir insan için zararlı etki yapar ve bu etki, alkollü içkide bulunan öbür maddelerin etkisiyle birleşerek yükselir.

Mayalaşmış organik maddelerin damıtılmasıyla elde edilen sıvı. Kimyasal bakımdan aynı özellikle olan maddeler için, grup adı olarak kullanılan sözcük. Bu grupta yüzden çok madde vardır. İçinde alkol bulunan içkilerden söz edilirken, kısaca «alkol» denildiği de görülür
Mayalanmış üzüm, mısır veya patates gibi şeylerden damıtılarak (Bak. Damıtma) elde edilen alkol (ispirto), renksiz, hafif, dil üzerinde yakıcı etki yapan, 79° sıcaklıkta kaynayan, çabuk alevlenen sıvı bir maddedir.
Türlü alkoller, hekimlikte, eczacılıkta, türlü teknik işlerde kullanılır.

Etiketler: , , , , , , ,

Yorum yazın